NBA Günlükleri

Morrisler Amatörce Tutumlarının Kurbanı

SB Nation Ekibinden Tom Ziller’ın Markieff ve Marcus Morris’e yönelik yazısını sizler için çevirdim.

İkiz Kardeşler Markieff ve Marcus Morris, temmuz ayında Marcus’u (daha kötü basketbol oynayan kardeş)  LaMarcus Aldridge’i “kovalayabilmek”, daha resmi konuşmak gerekirse cap boşluğu yaratabilmek amacıyla Detroit’e takas etmişti. Birkaç gün önce ikizlerden daha iyi basketbolcu olanı Markieff Phoenix’in bu tutumunun profesyonelliğe ters düştüğünü öne sürerek takasını istemişti.

Bu gerekçenin tamamen yersiz olduğunu söyleyemeyiz ancak takaslar da işin bir parçasıdır ve olurlar! Bir takımla sözleşme imzalarken, aksi yönde özel nitelikli bir madde bulunmadıkça mukavelenizin herhangi bir döneminde takas edilebilmenize de rıza göstermiş oluyorsunuz.

Anlaşılan ikili bu durumun farkında değil.

Marcus’un demecinin bir kısmı aşağıda:

“Kendi ayaklarımın üzerinde durabilirim. Oyunumu kendim oynarım. Olgun bir insanım. Takıldığım nokta işin saygısızlık boyutu. Bir tarafta Markieff ve benim kontratlarımızda yaptığımız fedakârlıklar diğer tarafta Phoenix yönetiminin beni rızam olmadan Detroit’e takas etmesi. Beni çok üzen şey bu.”

Evveeett tüm bu kızgınlığın sebebi anlaşıldı. Beraber oynayabilmek için ucuza oynamayı kabul etmişler ama Phoenix yönetimi yine de onları ayırmış.

Burukluk bir nebze olsun anlaşılabilir. Fedakarlık kısmı ikisindense sadece Markieff için geçerli diyebiliriz. Markieff geçen sezon 4 sene/32 milyon dolarlık bir kontrata imza atarak geleceğini Suns’a emanet etmişti. Eğer kontratı erkenden uzatmayıp bu sezon sınırlı serbest kalmayı tercih etse kesin olarak senelik on milyon doların üstünde para kazanacak, hatta belki de panik halindeki bir takım ona maksimum kontrat önerecekti. Birçok otoriteye göre Marcus’un aldığı 4 yıl/20 milyon dolarlık kontrat sahada gösterdiklerine göre fazlaydı bile.

Yani Markieff  bir sene bekleyip alabileceği paranın yarısından feragat etmiş, Phoenix yönetimi de daha kötü basketbol oynayan kardeşine değerinden biraz fazla para vererek ikiliyi bir arada tutmuştu. Bu çok büyük bir hataydı. Marcus’u takımda tutmak zorunda değillerdi. İkizlere sözlü olarak beraber oynayacaklarını bildirmeleri de hiçbir sonuç doğurmaz veya gelecekte olabilecekleri değiştirmezdi. Sözleşmelere takas edilememe maddesi çok özel durumlarda, özel oyuncular için konabilir. Markieff ve Marcus’un bu seviyenin yakınından bile geçmediğini hepimiz biliyoruz. Bunun olabileceğini hesaba katmaları gerekirdi.

Katmazlarsa da, sürpriiiiz!!

Parçası olduğun takım senin arkadaşın değil. Bu bir iş. Bu işin maddi ve saha içi kısmında kararları alan insanlar var ve işin yürümesi insanların kendi zevk ve tercihlerinden çok daha önemli. İkizlerin ilk hataları Suns’ın onların isteklerini gerçekten önemsediklerine inanmalarıydı. Markieff ve Marcus’un ikinci büyük hatası ise piyasa değerlerinin altında olan sözleşmelere imza atmalarıydı (Özellikle Markieff). Değerinizi karşılamayan bir sözleşmeyi imzalamayın, başınıza bu tür olaylar gelebilir!

(İkili büyük ihtimalle ucuz sözleşmelerle takımda kalmalarının taraftarların gözünde yükselmelerine sebep olacağını zannetti. Ancak taraftarlar Markieff ve Marcus’un Ocak ayında bir basketbolcuya saldırdığının ortaya çıkmasıyla onlara sırtlarını döndüler. Taraftarlar sana her zaman aynı şekilde yaklaşmaz. Hatta dönektirler. Kulağa bir küpe daha…)

İkizlerin “neden” üzgün olduğunu anlamak kolay. Kendilerini ihanete uğramış hissediyorlar. Phoenix’in onlara oynadıkları oyun tamamen kendilerinin kabahati. Suçlanacak bir taraf varsa bu Phoenix yönetimi değil, kendileridirCLwxx7zUsAASvI2.

Markieff de büyük ihtimalle takasla takımdan yollanacaktır ancak bundan sonra Morris kardeşlerin herhangi bir takımda birlikte oynamalarının nerdeyse imkânsız olduğunu düşünüyorum.

Kızgın olsunlar ya da olmasınlar çok sağlam bir soğuk duş aldılar.

 

Çeviri: Faruk Sipahioğlu

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir