NBA Günlükleri

NBA Günlükleri 5 on 5 #1

NBA Günlükleri ekibi sizlerden gelen soruları değerlendirdi.

1-) Grup liderlerinin galibiyet ve mağlubiyetlerine bakmaksızın Play-Offlarda ilk 4’e yerleştirildiği sistem hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Ahmet Mert Aras: Açıkçası ben bu sisteme karşıyım senden daha iyi dereceye sahip bir takım senin altında playoff’a giriyor bunun yerine her iki konferansta da galibiyetlere göre bir sıralama yapılmalı. Dallas’ın sahibi Marc Cuban bazı doğu takımlarının batıya,  bazı batı takımlarının doğuya geçmesini önermişti doğu batı arasındaki dengesizliği azaltmak için bu kadar da radikal olmaya gerek yok ama kendi konferanslarında herkes galibiyete göre sıralanmalı bence. Tabii bu durumda konferans grupları neden var o tartışma konusu olacak. Belki galibiyet oranı eşit olursa iki takımın kendi grubundaki galibiyet oranına bakılarak sıralama belirlenebilir.

Utku Yücekutlu: Eski ve hak yiyen bir sistem. Neyse ki bu sene o karardan vazgeçildi. Amerika’da 4 büyük spor var bildiğiniz üzere ve her sporda NBA’deki gibi bu grup olayı mevcut. Ve o grupta 1. olmak bize her ne kadar önemsiz gelse de Amerika halkı için az da olsa bir gurur kaynağı. Bu birinciliği playoff’a kayıtsız şartsız giriş ile ödüllendirmek aslında çok da acımasızca değil bu açıdan bakınca. Lakin artık Spurs-Pelicans-Mavericks-Rockets-Grizzlies grubunu barındıran Güneybatı Grubu işin boyutunu biraz abartınca NBA bu kuralı ortadan kaldırdı, çok da iyi oldu. Artık her takım bahanesiz bir şekilde playoff için oynayacak.

Faruk Sipahioğlu: Uzundur aşılması gereken, adaletli olmadığına inandığım bir sistemdi ve sonunda vazgeçtiler. Geçen seneki portland’ı ele alalım mesela. Gruplarında onlardan başka hiçbir takım playoff yapamadı ve sakatlıklarla boğuşan ya da yeniden yapılanma sürecinde olan 4 takımla 4’erden 16 maç oynadılar ve grup maçlarında 11-5’lik derece elde ettiler. Son 1 ay d lig takımlarıyla bile sahaya çıksalar yine 4. Sırayı alacaklardı. İyi ki gitti. İyi ki bitti…

Zaferhan Soylu: Bu sistemin kalkmasının olumlu olduğu yargısı birçok önemli yazar tarafından paylaşılıyor. Ben de katılıyorum. Çok da anlamlı olmayan bir statünün playofflarda bu kadar avantaj sağlamaması lazım. Örn. bu sene Portland bu durumdan faydalanmasaydı Spurs ilk turda Clippers’la eşleşmeyecek ve bu belki de çok daha heyecanlı ikinci ve üçüncü tur eşleşmeleri görecektik.

Barış Cevahir: Bu sistem bence rekabeti arttırmak için düşünülmüş fakat bana göre yine doğru mu doğru değil mi tartışılır. Özellikle son yıllarda Batı-Doğu arasındaki fark gitgide açıldı. Bir NBA gecesinde iki veya üç tane Batı takımının çekişmeli maçı oluyorken, Doğu’da çok nadiren çekişmeli maçlar oluyor. 82 maç herkes birbiriyle karşı karşıya geliyor diyorlar tamam ama sıralamada grup veya konferansta bulunan diğer takımların performansına da bakılıyor. Dediğim gibi doğru mu doğru değil mi tartışmaya açık.

2-) Kısa forvet pozisyonunda oynayan oyuncuların yaşları ilerledikçe uzun forvet pozisyonuna kaymasının nedeni sizce nedir?

Ahmet Mert Aras: Bu soru en çok düşündüğüm soru oldu çok kafa patlattım bu konuda. Bana göre yaş ilerledikçe oyuncular fizikleri müsaitse tabii 3 numara pozisyonundan 4 numaraya geçince biraz daha statik oynayabiliyorlar. 3 numara oynayıp rakibin set hücumlarında daha koşan boş üçlük arayan birini kovalamaktansa, 4 numara oynayan post hücumu yapmaya çalışan birini savunmak daha kolay gelebilir ve daha az efor sarfetme amaçları olabilir. Her rakipte bu olacak diye bir şart yok ama genel olarak benim görüşümce durum bu. Ayrıca günümüz basketbolu şuta çok önem verir hale geldi iyi şutör 4 ve 5 numaralar ölümcül olabilir. 3numaradan 4 numaraya kaymış şutu olan tecrübeli bir oyuncu rakip için her zaman kötüdür.

Utku Yücekutlu: Bunun oyuncular arasında moda olduğunu sanmıyorum. Daha çok zorunluluk dahilinde bu gerçekleşir. Empati kuralım, senelerinizi bir pozisyonda geçirmişsiniz, o pozisyonun en kaliteli oyuncuları arasına girmişsiniz. Ve pozisyon değiştirmek istiyorsunuz. Çok mantıksız. Belki o pozisyonda oynayan oyuncu sakatlandı veya oynayamayacak halde, o zaman o pozisyona geçersiniz, ama tamamen kendi bölgeni bırakıp başka bir pozisyona geçmek bir intihar gibi gözüküyor bana.

Faruk Sipahioğlu: Üç numara pozisyonundaki oyuncuların kariyerlerinin ileri safhalarında dört numaraya geçmesinin öncelikli nedeni yavaşlamaları, patlayıcılıklarını yitirmeleri. Bir diğer neden olarak dört şutörlü-dört kısalı beşlerin çok revaçta olmasını gösterebiliriz.

Zaferhan Soylu: Tom Thibodeau’nun geliştirdiği savunma düzenin NBA’deki bütün savunmaların temelini oluşturmasının ardından sahada şut atabilen oyuncuların olabildiğince fazla olması gerekiyor. Henüz 5 numaradan aldıkları çember savunmasından vazgeçmeye hazır olmayan takımlar, en azından bir tane “klasik” uzunlarından vazgeçerek oraya da şutör bir oyuncu ekliyor. Bu da dolayısıyla uzun forvetlerin yerine kısa forvetlerin dört numara oynamasına sebep oluyor. Ayrıca, oyuncuların hareketliliği ve çabukluğu da çok önemli olduğu için (savunmada pick n rollarda esneklik sağlamak için) Paul Pierce, Jared Dudley’in başını çeken bazı oyuncuların da hücumda üç numara pozisyonundansa rakibin dört numarasıyla eşleşerek çok daha büyük etki yaratmak amacıyla bu mevkiye kayıyor. Yani kısacası, hem takımın genel çabukluğunu ve hareketliliğini arttırmak, savunmada üç numara için ağır kalmaya başlayan oyuncuları daha hareketsiz oyuncularla eşleştirmek, aynı sebepten dolayı da bu oyunculardan daha çok verim almak.

Barış Cevahir: Basketbol ve diğer spor branşlarında yeteneğin, oyun zekasının yanında “Fizik” dediğimiz kavramda çok önem kazanmaya başladı. Fiziğe dayalı bir oyun görüyoruz ve sağlam, kuvvetli, dayanaklı oyuncular daha çok ön planda duruyor. Koçların oyuncuları en verimli şekilde nerede oynatacakları çok önemli hale geldi. Oyunculara da fiziğine göre en iyi mevkiiyi seçmek, daha rahat oynamak adına büyük bir iş düşüyor. Bana göre bunun başlıca nedeni fiziksel gelişmeler veya fiziksel düşüşler.

3-) Sizce New York Knicks, Derek Fisher ile devam etmeli mi?

Ahmet Mert Aras: New York Knicks gibi büyük bir takım son sezon olduğu yeri hak etmiyor. Hele ki başkanlığında bir basketbol efsanesi Phil Jackson varken. Phil Jackson’ın başarıları tartışılmaz ama bu sene New York büyük hayal kırıklığı yarattı en az playoff potasında olmalarını bekliyordum. New York’un kabuk değişimine baştan aşağı olmasa da %70-75 bir değişime ihtiyacı var tabi bu değişime koç da dahil. Derek Fisher oyuncu olarak yıllarca başarıyla oynadı ama oyunculuktan çıkıp direkman koçluğa geçilince işler sarpa sardı biraz en azından tecrübeli bir koçun yanında iyice pişmeliydi. New York kabuk değişimine koç ile başlayıp oyuncular ile devam etmeli çünkü büyük şehir büyük beklenti demektir. Şehrin diğer tarafında Brooklyn Nets var ve ezeli rekabet her zaman mevcut oldu bu rekabette öne geçmek için tecrübeli bir koç ve yeni oyuncular gerekir bence.

Utku Yücekutlu: Knicks-Fisher ilişkisi bana göre kukla gösterisi. Phil Jackson emeklilikten geri döndü, eski tayfasını topladı, takımının başına da eski öğrencisi Fisher’I getirdi. Yıllardır devam ettirdiği üçgen hücumunu en iyi uygulayacağını düşündüğü Fisher onu hayalkırıklığına uğrattı ve Knicks tarihinin en kötü sezonlarından birini yaşadı. Peki suç Fisher’da mı? Bence hayır, çünkü ne zaman Knicks maçlarını izlesem “bu adam da kim, nereden çıktı?” gibi soruları sorarken buluyorum kendimi. Elinde NBA kalitesinde oyuncular olmadığından Fisher’ın sonsuz bahanesi var. Ne zaman Knicks playoff mücadelesi yapacak bir takım kurar o zaman Fisher’ın koçluğunu tartışabiliriz.

Faruk Sipahioğlu: Ben Derek Fisher’ın başarılı olacağına inanıyorum. Phil Jackson’ın yaptığı bazı hamleler, serbest oyuncu piyasasında özellikle geçen yaz son derece pasif kalması, onun üstüne de Carmelo’nun sakatlığı Fisher’ın elini kolunu bağladı. Bu sezon Porzingis, Robin Lopez, Afflalo ve Jerian Grant gibi yeni isimlerle ve tabii ki sağlıklı bir Melo ile farklı bir Knicks izleyeceğimizi düşünüyorum.

Zaferhan Soylu: Derek Fisher, bireysel koçluk için uygunluğu açısından çok da fazla şey ifade edemedi. Bulunduğu ortam herhangi bir istikrar bulundurmadığı için onun da bu sürekli debisi değişen nehirde kendini ifade etmesi çok zordu. Takım geçen seneye göre daha çok Phil Jackson ve ne kadar söz hakkı olduğu belli olmasa da Derek Fisher’ın seçtiği oyuncularla kuruldu. Phil Jackson’un çok fazla şeyde söz hakkı var. Yani kararların ne kadarının Derek Fisher tarafından alındığı çok belirsiz. Son olarak da son basketbol maçından iki hafta sonra NBA koçluğuna başlayan bir insanın mutlaka bir yeni işine alışma süreci yaşayacaktır.

Barış Cevahir: NY Knicks ülkemizin bir takımı şu an en az üç koç değişmişti fakat ABD’de ve diğer ülkelerde iş daha farklı işliyor. Sadece basketbol değil, diğer sporlarda da böyle. Başarısız bir süreçte işi en son koç değiştirmeye getiriyorlar. Knicks’in bu yaz kurduğu kadrosu umut vermese bile Fisher gibi bu işin içinden gelen, işi gitgide daha çok öğrenen, koçluk açısından tecrübe kazanan birine şans verilmeli.

4-) Yeni sezona en hazır çaylak sizce hangisidir?

Ahmet Mert Aras: Yaz ligini takip ederken haberlerde özetlerde gözüme bir oyuncu takılmıştı ve açtım baktım kaçıncı sıra seçimi diye 1 2 3 değil 8.sıra seçimi Stanley Johnson. Detroit fanları eminim yaz liginden sonra normal sezonu sabırsızlıkla bekliyordur aynı şekilde bende yaz liginde çok iyi performans gösterdi 5 maçın 4üne ilk 5 başladı çaylak oyuncu ve 16.2 sayı 6.8 ribaund ile mücadele etti ama işin diğer kısmı verimlilik puanı, +19.20 verimlilik puanı ile eminim ilk 3 sıra olmasada diğer sıralardan seçim yapan takımların menajerleri keşke demiş midir? En azından acaba demişlerdir. %41.7 ile 3 sayı isabeti bulmasına rağmen %57.7 saha içi isabeti bence az bunu biraz daha yukarı çekmesi gerek. %60ile attığı serbest atışları da geliştirebilirse takımına katkı sağlayabilir ama tabi yaz ligi ve normal sezon çok farklı koçları onu normal sezona ne kadar iyi hazırlayabilecek ve oyuncu buna ne kadar cevap verebilecek o yüzden bu sezon Detroit’in maçlarını daha dikkatli izleyeceğim.

Utku Yücekutlu: Çaylakları oldum olası takip etmem. Daha doğrusu draft gecesini sevmem. Birçok oyuncu gördük draft gecesinde pırlanta gibi parlayan ama sezon içinde darmaduman olan. O yüzden ne zaman sezon başlar hangi çaylak çift haneli sayılar üretir veya takımına en çok katkı sağlar, o zaman konuşurum çaylakları ve geleceği. Fakat bi’ cevap vereceksem de LA Lakers’ın çaylağı D’Angelo Russell derim. Hırsı, özgüveni dikkat çekici seviyede.

Faruk Sipahioğlu: Jahlil Okafor gibi gözüküyor. Porzingis ve Hezonja da beklenenin üstünde, zaman zaman çok üstünde performanslar gösterdiler yaz ligi maçlarında. Okafor kolejdeki aşırı hantal görüntüsünden uzaktı. Yazı vücuduna, fiziksel durumuna eğilerek geçirdiği belliydi. Okafor’u bir adım önde görüyorum. Russell’ın ve Towns’ın alışma süreçleri Okafor’dan daha uzun sürebilir.

Zaferhan Soylu: Bu kestirilmesi çok zor bir soru. Devin Booker, Justin Anderson ve R.J. Hunter gibi oyunları şut üzerine kurulu oyuncuların daha hazır olduğu, ya da en azından NBA’e uyum sağlamaya çalışırken bir seviyenin üstünde katkıları olduğu söylenebilir. Genel eğilimlere bakarsak ise uzunlar daha ham gözükecektir.

Barış Cevahir: Pacers’ın Texas çıkışlı oyuncusu Myles Turner. Beklentilerim yüksek ve Yaz Ligi boyunca süre aldığı dakikalarda hiç fena performans göstermedi. Pacers’ın geçtiğimiz sezonlara oranla daha vasat bir takım kurması, Turner’ın ön plana çıkması için iyi olabileceğini düşünüyorum.

5-) Ne olacak bu Sixers’ın hali?

Ahmet Mert Aras: İçimden ne köy olur ne kasaba demek geliyor ama bir yandan çirkin ördek yavrusu aklıma geliyor. Umutsuzluğa kapılmak doğal 76ers fanları için ama çok iyi planlama ile olmayacak şey yok. Bu sene New York ile en kötü olmak için kıyasıya yarıştılar ama en kötü olamadılar 18 galibiyet elde etti 76ers, New York Knicks 17de kaldı. Olsun bu sene drafttan Jahlil Okafor’u seçtiler daha önceden de 2014 draftının 3.sıra seçimi Joel Embiid ve 2013ün 6.sıra seçimi Nerlens Noel var ellerinde ayrıca temsilcimiz Furkan Aldemir de 76ers’ta forma giyiyor. Takımın tecrübeli isimleri Gerald Wallace, Jason Richardson, Carl Landry onlara abilik etmeliler etmek zorundalar da bu üç isim dışında hepsi 1990 ve sonrası doğumlu bir takım. İyi kenar yönetimi, iyi bir idari menajerlik, takım olarak mücadele etme ve tecrübe ile olamayacak şey yoktur bence. Bu sene playoff yaparlar demek değil ama geçtiğimiz yılların üstlerine koymaları gerek her konuda. Ben 4 5 yıl daha aynı tas aynı hamam bekliyorum ama beni yanıltırlar ise güzel bir sürpriz olabilir.

Utku Yücekutlu: Sixers’ın halini tam olarak anlayan varsa gelsin çayımı içsin uzun uzun konuşalım. Sabahlara kadar anlatsın Sixers’ın derdini. Kişisel olarak ise hiçbir kısa vadeli planları olmadıklarını düşünüyorum. Önümüzdeki 3-4 sene drafttan çektikleri oyuncuları parlatıp birkaç starı kadrosuna katıp o halde playoff yarışına katılmak istediklerini düşünüyorum. Hiçkimsenin onlardan önümüzdeki birkaç sene playoff beklememeleri en büyük avantajları. Uzun vadede –ki bu 6,7 seneye tekabul ediyor- belki bir Doğu birinciliği yarışında görebiliriz kendilerini.

Faruk Sipahioğlu: Sixers yeniden yapılanma süreçlerinin üçüncü sezonuna Grant-Covington/Stauskas-Canaan/Wroten arka alanı (backcourt’uyla) giriyor. Sadece şu muhtemel üçlü bile bu yapılanmanın büyük bir fiyasko olduğunu ortaya koyuyor. Takımda 3 tane çok yüksek potansiyelli pivot var. Bu pivotlardan Joel Embiid’in tavanı da sakatlığı nedeniyle 2. Sezonunu da kaçıracak olmasından dolayı artık belli gibi. Dario Şariç’i alabilmek için draft gecesi Elfrid Payton’ı Orlando’ya yolladıklarını hatırlatalım. Şariç avrupada iyi bir sezon geçirmedi. Bu sezon da Efes forması giyecek. Payton ise sezonun son bölümünü harika geçirmiş, yıldız potansiyeline sahip olduğunu göstermişti. Bu kadar dolu bir draftta bir değil iki tane büyük kumar oynamalarının bedelini şimdiden ağır ödemiş durumdalar. Bir süre daha “NBA’de kendi şansını yarat!” takımı olmaya devam edecekleri kesin.

Zaferhan Soylu: Sixers’ın halinin iyice tadı kaçtı. Artık kendilerini tamamen NBA’in 29 takımından soyutladılar. Herhangi bir takımdaki kötü kontratlı oyuncu, yanına draft hakları veya genç oyuncular eklenerek Philadelphia’ya gönderilebiliyor.(Sacramento Kings takası) Kendilerini PR(kamudaki algısı) olarak çok zedeliyorlar. Yeni Durant, yeni LeBron, yeni bir Anthony Davis bulacakları anı bekliyorlar, ama bunu beklerken yıllarca sürecek karanlık sayfalar ve NBA’in her takımın rekabetçi olduğu dönemler algısına çok aykırı bir düzen. Bu iş çok fazla devam etmeyecektir ve NBA yönetimi bir şekilde bu işe bir el koyacaktır.

Barış Cevahir: Sixers için bu sezon da tanking bekliyorum, bekliyoruz, bekleniyor. Yapılan takviyeler hala tatmin etmiyor. Üç tane değerli pota altı oyuncusuna sahip. Biri bu sezonu yine sosyal medya da geçirecek. Onu saymıyoruz. Noel ve Okafor nasıl kullanılacak? Kısa rotasyonu nasıl şekillenecek, bu sezon kısalardan ne bekleniyor? Bu soruların cevabı hala tam açıklanamıyor. Sixers’ı Allah’a havale ediyorum. 18-64

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir