NBA Günlükleri

15 Günde 30 Takım, Minnesota Timberwolves

MINNESOTA TIMBERWOLVES

Herkese merhabalar, okumak üzere olduğunuz yazıda geçen seneki en iyi takım highlightı aşağıda görebileceğiniz video olan Minnesota Timberwolves’u son zamanlardaki trende uyarak birkaç başlıkta inceleyeceğim. Play-off yapar mı yapmaz mı, geçen seneden nesi farklı olur bu takımın onu biraz yorumlayacağım.

Minnesota’nın geçen seneki en güzel hareketi: 

Öncelikle yoruma kapalı olan kısımdan başlayalım, bu takım yaz süresinde kadroda ne gibi değişiklikler yaşadı?

Wolves kadro derinliği

15/16 Wolves kadro derinliği

Gidenler:

Çok da önemli kimse gitmedi. Zaten Wiggins ve Karl Anthony Towns’un gitmesinin mümkün olmadığını düşünürsek, kalan kadronun tamamı gitseydi dahi buradaki yorum “çok da önemli kimse gitmedi” olacaktı.

Gelenler:

Karl Anthony Towns: Diğer oyunculara böyle geniş bir parantez açmayacağım ama bu adam çok fazla konuşulması neticesinde bunu hak ediyor sanıyorum ki. Dediğim gibi büyük bir hype ile geldi fakat, her ne kadar Summer League denen şeyin perspektif verme açısından değeri sıfır da olsa, en azından adamı salonda top oynarken gördük ve bir baktık ki adam korkunç ham. Bir kere korkunç bir günahı var ve her savunmaya geçtiğinde işliyor, bir uzun hatta bir 5 numara olarak ayaklarıyla değil elleriyle savunma yapmayı çok çok seviyor ve deniyor. Şanslı ki çok çabuk düzeltilebilecek bir yanlış. Onun dışında çok fazla orta mesafe deniyor diyenler var, bunu en azından ilerde Howard gibi “ben sırtı dönük oynayacağım” veya benzeri bir tavra girmeyeceği ve oyununu şekillendirmeye açık olacağı şeklinde algılayabiliriz. Lige draft sınıfları ve pozisyonları sebebiyle rakibi olan Okafor kadar çabuk etki etmeyeceğini düşünüyorum ki bu adamları kritik eden herkes bu fikirde birleşmiş vaziyette. Öte yandan Okafor’a göre potansiyeli daha yukarda görünüyor.

Tayshaun Prince: Tayshaun Prince işte.

Tyus Jones: Bu adamı hiç izlemedim Youtube ve Yaz Ligi hariç. Gene fikir edinmek için kötü bir seçim de olsa Yaz Liginde gördüğüm kadarıyla sanki yanına bir iki tane iyi topçu koysan Mario Chalmers’ın ya da zamanında Lebron üzerinden maaş kasan Daniel Gibson’un oynadığı topun aynısını oynayacakmış ama üst sınırı oralardan biraz daha yukardaymış gibi geldi bana. Bench 5’leri için çok aranan özellikler barındırıyormuş gibi geldi bana.

Andre Miller: Ricky Rubio’nun savunma zaaflarının fazla ön plana çıktığı maçlarda oyuna girip biraz daha fazla savunma zaafı göstererek oyunun akışını değiştirebilir. Şaka bir yana kendisi okutmandır, yardımcı doç’tur, çıksın pick&roll oynasın sabaha kadar izleyelim, bench’indeki gençler için de Kevin Garnett gibi alev alev değil çok daha mantıkçı bir figür olacak.

Nemanja Bjelica: Zaten bizim buralardan gitti, taşıdığı özellikleri şu şekilde sıralamak mümkün: Adam Euroleague MVP’si. Çok net, çok işinde gücünde, çok her şeyden barındıran ve çok Alex De Souza’nın basketbol şubesiymişçesine bir adam. Ama orası da NBA, bir rol edinmesi gerek. Rolü edinmek durumunda olduğu takım Minnesota Timberwolves. Minnesota Timberwolves’ın koçu Flip Saunders. Vereceksin şu adamı Popovich’in eline…

 

Offseasonda yaptıkları en iyi hamle:

Bu hamleyi tam olarak kendileri yapmadılar, eskiden yapılmıştı şimdi adam karar verdi geliyor. Bjelica’nın takıma katılması bence en önemli hamleleri. Karl Towns’u burada söylemenin lüzumu yok çünkü o bir hamle değil, sana sıranı veriyorlar o sırayla zaten Joe Dumars değilsen seçeceğin belli 3 kişi var onlardan birini alıyorsun. Bu arada Bjelica hamlesinin hakkı verilemeyecek bence o ayrı. Bir takımın hem sahibi hem basketbolunun masa başı patronu hem de basketbolunun saha içi patronu aynı kişi olmaz abi.

Offseasonda yaptıkları en kötü hamle:

Flip Saunders’ın çalışanı Flip Saunders’ı hala kovmaması.

Peki bu Minnesota Timberwolves geçen sene nasıl bir takımdı, bu sene nasıl bir takım? Fark ne, play-off yapar mı?

Minnesota Timberwolves geçen sene şöyle bir takımdı, maç başına 14.9 adet üç sayılık atış deniyordu, bu alanda ligin en kötü takımıydı. 14.9 tane şut attıkları maçta 5 tanesi isabetli oluyordu, o alanda da ligin dibindeydiler. İsabet önemli değil, beceremiyorsundur ama maç başına 14.9’a birkaç defa baktım acaba doğru mu diye. Basketbolun evrildiği noktaya çok uzaktan bakıyorlardı, terk eden eski sevgilileri mezun olup iş kurmuştu, Minnesota hala WoW oynayıp 1. sınıftan ders alıyordu. Fakat bu işin coaching kısmından kaynaklanıyor biraz. Kalite akmasa da oyuncu çekirdeği o kadar muhafazakar görünmüyor ve gayet potansiyelliler. Bireysel olarak gelişip takım olarak basketbol oynamaya ve bunun sonucu olarak kazanmaya bence biraz daha geç başlamak durumunda kalacaklar.

Son olarak play-off şansı üzerine; SPURS, CLIPPERS, GRIZZLIES, WARRIORS, ROCKETS, MAVERICKS, THUNDER, PELICANS, JAZZ. Bu takımlar batıda. Konferansın zayıf takımı diye Jazz’ı, Suns’ı, CousinsSpor’u falan sayıyor insan. Detroit’in Batıdan playoff yapma şansı daha yüksek.

-Kadir Baştuğ

 

Gelecek: New York Knicks 

NBA Gunlukleri
Genel Yazı Hesabı at NBA Günlükleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir