NBA Günlükleri

Gerçek Atlanta Hawks ayağa kalkabilir mi lütfen?

Hawks’in bu sene gidebileceği iki yol var.

Lebron James tarafından domine edilen bir konferansta, kimse Atlanta Hawks’ın bir tehdit olarak ortaya çıkıp Doğu Konferansı’nı kazanmasını beklemiyordu. İstikrarlı olarak iyi olan Hawks hiçbir zaman tam olarak harika değildi. Yıllardır yetenekli çekirdeklere sahip olmuşlardı ama asla gerekli uyumu yakalayamamışlardı. Bütün bunlar Hawks All-Star arasına 43-11’lik bir dereceyle girince kafalardan silindi. Hawks’ın bu başlangıcı NBA’in ilk yarısının en şaşırtıcı ve büyük ihtimalle de en keyif veren hikayesiydi.

Hawks’tan hoşlanmamak çok zordu, hatta ortalığı kasıp kavuran üçlükleriyle, takım oyununu önde tutan yaklaşımlarıyla ve maçlarını izlemeyi çok daha keyifli kılan ligin en iyi Twitter hesabı ile bu mümkün değildi.

All-Star arasından sonraysa bir şeyler oldu. Atlanta bir anda yavaşladı, şutlar girmemeye başladı, sakatlıklar baş gösterdi ve Doğu Konferansı çok daha çeyin bir yere dönüştü. Kulağa garip geliyor ama Hawks, ev sahibi avantajıyla Cavaliers’e süpürülmeden önce konferans finaline çıktı belki ama takımı izleyen herkes oyunlarında bir aksaklık olduğunu, derinlerde bir yerde bir şeylerin tam da olarak olması gerektiği gibi olmadığını görebilirdi.

Çıktıkları 54 maçın 43’ünü kazandıktan sonra Hawks bitiş çizgisine doğru tökezledi ve sezonun kalanını playoff’lar dahil 25-19’luk dereceyle bitirdi. Brooklyn ilk turda seriyi 6. maça götürdü, Washington serisindeyse John Wall’un elinden yaşadığı sakatlıktan epey yardım aldılar. Basketbolu basketbol olarak seven birisi için o 55 maç unutulmazdı. Fakat gerçekçi bir basketbol sever için bu lig daha çok “son zamanlarda benim için ne yaptın?” tarzı bir lig ve takımların son halleri yeni sezon öncesi analizler için yegane veri demek. Gerçek Hawks bu takımlardan hangisi? Bunun kararı size kalmış.

HAWKS ALL-STAR ARASINDAN SONRAKİ TAKIM

Öyle görünüyor ki Atlanta’nın geçen seneki All-Star arasından önce kazandığı 54 maç şu ana dek gördüğümüz çılgın galibiyet serilerinin en en çılgınlarındandı ama malesef sürdürülebilir değildi. Sayılar da bunu destekliyor, başka bir değişle: Atlanta aynı oranda wide open shoot* bulmasına rağmen ve daha yüksek oranda open shot** bulmasına rağmen Hawks’in true shooting*** yüzdesi %57’den %55’e düştü. %55 hala muazzam bir yüzde ve Atlanta’yı ligin en iyi 10 takımından biri yapmaya yeterli olsa gerek ama 54 maçın 43’ünü kazanırken ortaya koydukları elit performans seviyesinde de değil. Bu kadar çok maç kazanmak için Hawks rakiplerini yıkıp geçmeliydi ki daha önce yaptıkları da buydu. Birkaç küçük yüzde oynaması 60 galibiyetlik bir takımla 53-54 galibiyet alan bir takım arasındaki farktan bahsederken çok fazla şey ifade edebilir.

Bu arada Hawks, DeMarre Carroll’u tahmin ettiğinden daha fazla özleyebilir. DeMarre Carroll Raptors ile imzaladı ve Atlanta bir-iki küçük hamle yaparken, örneğin Tiago Splitter’ı pota atına destek olarak kadroya katarken, Carroll’un kanat savunması ve şutör özellikleri bu senaryoda gözden kaçırılmış gibi duruyor. Atlanta hala iyi bir takım bundan kimsenin bir şüphesi yok fakat Doğu Konferansı’nın üst sıraları Miami Heat’in de ev sahibi avantajını almak için gerçekçi bir aday olarak ortaya çıkmasıyla çok daha çetinleşti. Cleveland sıkıntılarından kurtuldu, bununla beraber Chicago ve Washington’un her ikisinin de geçen seneye kıyasla bir parça farklı ve daha iyi olmaları bekleniyor.

Senaryonun bu şekilde gerçekleşmesi hiç uzak bir ihtimal değil. Eğer geçen seneki Hawks’ı haddinden biraz fazlasını başarmış bir takım olarak gördüyseniz, bu senaryo tam olarak Hawks’un geçen senesini anlatıyor. Oyuncular bireysel olarak iyi performanslar vermeye devam edecek, Paul Millsap ve Al Horford hala NBA’in en önemli uzun ikililerinden biri, Kyle Korver üçlükleri sıralamaya ve Jeff Teague de ligin en yaratıcı oyun kurucularından biri olmaya devam edecek. Ama sorun takım kimyası, kadro derinliği, sakatlıklar, akıl almaz üçlük yüzdesinin gezegen standartlarına inmesi ya da her neyse, Hawks geçen seneki başarısına ulaşamayacak ve kendilerini ev sahibi avantajı için mücadele ederken bulacaklar.

HAWKS ALL-STAR ARASINDAN ÖNCEKİ TAKIM

Yakın tarihte yaşanan olayları baz alma eğilimimiz bizi burda yanılgıya düşürüyor olabilir. Atlanta’nın All-Star arasından önce aldığı 43 galibiyet sırasında bunların hiçbirisi şans eseri alınmış galibiyetler gibi gözükmüyordu. Atlanta’nın 17-0’lık bir seri yakaladığı ve ilk 5 oyuncularının tamamını All-Star kadrosuna gönderdiği o Ocak ayı NBA’in gördüğü en dominant bir aylık performanslardan biriydi. Atlanta sadece “iyi bir şut performansı” ortaya koymuyordu, oyuncular sürekli topu çeviriyorlar ve boş bir şut imkanı verildiğinde cezayı kesebilecek oyuncularına o boş şutları sağlıyorlardı. Şut istatistikleri biraz düşmüştü evet ama Hawks sezon sonuna gelindiğinde rakipleri tarafından fazlasıyla zorlanmış ve yorulmuştu. Takımın uzunları Millsap ve Horford playoff’larda sakatlıklarla uğraşmışlardı. Konferans finallerindeyse Kyle Korver da düşüşe geçmişti.

Aynı zamanda sezon içinde rakipler de Hawks’a adapte oldular. Takımlar Korver üzerinden diğer Hawks oyuncularına yardım getirmemeyi öğrendiler. Bazen bu bir Hawks oyuncusunun rahat bir pozisyon bulması anlamına gelse bile Korver’ı boş bırakmadılar. Teague ve Schroder’in şut atmasına müsade ettiler, çünkü Horford ve Millsap yerine Teague ve Schroder’in top kullanması uzun vadede rakipler adına işe yarıyordu. Bunlar küçük nüanslardı fakat Hawks’ın en iyi oyuncularının sakat sakat oynamasıyla ve zamansız gelen birkaç performans düşüşüyle etkileri arttı.

Atlanta Hawks iyi olacaktır. Belki bu sefer namağlup bir ay geçiremeyecekler ama kadronun gerekli parçaları hala Hawks için oynuyor olacak. Carroll önemli bir oyuncuydu evet, ama Kent Bazemore rolünün artması durumunda bunun altından kalkabileceğini gösterdi, Splitter ise savunmayı daha da sertleştirebilecek bir oyuncu. Geçen sezon All-Star arasından sonra savunma biraz kötüye girmişti ama aslında düşüş o kadar da dramatik değildi, yaklaşık olarak 100 pozisyon başına sadece 1 sayı daha fazla yiyorlardı.

Playoff mücadelesi Atlanta’nın umduğu gibi geçmemiş olabilir ama bu takım gene de konferans finaline çıkmayı başardı. Geçen sezonun başındaki beklentilere bakınca bu takıın bu kadar iyi olması zaten beklenmiyordu. Bu sene herkesin gözü onların üstünde ama Hawks’ın pes etmeyi sevmediğini zaten biliyoruz.

 

wide open shoot*: SportsVU’ya göre şutu atan oyuncunun 1.8 metre yakınında savunma oyuncusu bulunmaması.

open shoot**: SportsVU’ya göre şutu atan oyuncunun 1.2 metre yakınında savunma oyuncusu bulunmaması.

true shooting***: https://eksisozluk.com/true-shooting-percentage–3706085

Çeviren: Kadir Baştuğ
Kaynak: SBNation

NBA Gunlukleri
Genel Yazı Hesabı at NBA Günlükleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir