NBA Günlükleri

15 Günde 15 Takım; Toronto Raptors

Evet sevgili NBA Günlükleri okurları ve takipçileri, bugünkü konumuz Kuzeyin bir türlü parlayamayan yıldızı Toronto Raptors. Toronto bu yaz döneminde de tartışmalı bir imzayla öne çıktı.

Gelenler: DeMarre Carroll, Bismack Biyombo, Cory Joseph, Luis Scola

Gidenler: Lou Williams, Greivis Vasquez, Amir Johnson, Tyler Hansbrough

Futbol jargonunu devreye sokarsak transferin ilk gününde, yeni imzalanacak kontratların duyurulmaya başlandığı ilk gün DeMarre Carroll ile anlaştılar. Hatta bu kontrat kaynaklara düşen ilk büyük hamleydi. Aslında bu hamleyi sorgusuz sualsiz eleştirmek yanlış. Carroll’ın son 3 sezonda istikrarlı bir şeklide gösterdiği çok büyük gelişim ve baki kalan hırsı onu çok kaliteli, iki yönlü bir üç numara yaptı. Takımın aradığı isim gibi görünüyor olabilir ama Toronto’nun istikrarsız, spontane basketboluna ne kadar ayak uydurabilecek bunu çok merak ediyorum.

Utah ve Atlanta’da belli bir düzen içinde öne çıkmayı başardı ve şimdi bir türlü istikrarı yakalayamamış, hep sezon içinde belli dönemlerde büyük çıkış yakalayıp bir süre sonra belirgin bir düşüşe geçmiş Toronto’ya çok büyük beklentilerle gelmiş durumda. Başka bir deyişle Toronto hiçbir yıldızı kovalamayıp ilk gün kendisini bomba transfer olarak getirdi 4 yıl 60 milyon dolarlık kontratla. Kendi adına muhteşem bir playoff geçirdi ve kariyerinin zirvesinde. Biraz geç tanındığı için basketbolseverlerde genç olduğuna dair bir algı var ancak Carroll 29 yaşında. Bu performansı sürdüreceğine inancım tam ama dediğim gibi bambaşka bir ortama çok büyük beklentilerle gidiyor. Bu yüzden Caroll imzasına temkinli yaklaşıyorum.

raptors

 

Ayriyetten akıllara son yılların en büyük kontrat rezaletlerinden Landry Fields da geliyor. Carroll ile çok yakın bir kafa yapısı ve oyun tarzına sahipti. İşin içine sakatlıklar girmiş olsa da Landry Fields şu an 27 yaşında kimsenin aklına bile gelmeyen bir “garbage time” oyuncusu. Toronto Derozan’ın yanına Fields’ı yerleştirerek başarının önünü açmak isterken bu süreçte Rudy Gay dahil binbir türlü deney yapmak zorunda kaldılar.

Cory Joseph ise benim oyununu beğendiğim ve Toronto’ya önemli katkı verebileceğine fazlasıyla inandığım bir isim. Luis Scola ve Biyombo transferleriyle Amir Johnson-Tyler Hansbrough ikilisinin gidişini telafi etmeye çalıştılar ki artık bir yedek 5 numaraya sahipler. Üst seviye takım mertebesine bir türlü ulaşamayan Toronto’nun yine önemli hefefleri olackatır. İşleri son 2 sezona göre daha zor olacak.

Demar Derozan’ın zaman zaman harika performanslar göstermesine rağmen çok fazla ritme bağımlı olması, Kyle Lowry’nin yine benzer şekilde konsantre olduğu zaman muhteşem dönemler yaşayıp bazen hırsına yenik düşebilmesi, Valanciunas’ın halen beklenen seviyede bir hücum oyuncusu olamamsı ve birinci opsiyonun kim olduğunun halen muğlak olması gibi faktörler Toronto hakkında tahmin yapmayı güçleştiriyor. Buna Terrence Ross’un takıma oturtulamayıp isteksiz ve pasif oyunuyla dikkat çekmesi de dahil.

Geçen sezonun başında Toronto doğuda liderdi. Cleveland’ın sezona çok kötü girmesi, güç kaybeden Miami, George’suz Indiana derken bir anda kendilerini tepede bulmuşlardı. Ne var ki DeRozan’ın sakatlanması ve ardından gelişen süreçte Toronto yine olağan bölgesine çekilip felaket bir Washington serisi oynayarak ilk turda eleniyordu. Oyun karakterlerini ele alırsak “zor” oyuncularla zoru hedefliyorlar.

Bu sezon doğuda da işler karışabileceğinden sıra tahmini yapmak güç ama 5-6. Sıraların üstüne çıkmalarını pek mümkün görmüyorum ben. Havayı yakaladıklarında harika, günlerinde değillerse bitik bir takım görüntüsü vermeyi sürdürmemeleri dileğiyle.

Faruk Sipahioğlu

Önceki: Oklahoma City Thunnder

Gelecek: San Antonio Spurs 

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir