NBA Günlükleri

15 Günde 30 Takım, Denver Nuggets

Merhabalar, okumakta olduğunuz yazıda geçen senenin epey çalkantı yaşamış ve pek takım olamamış takımı Denver Nuggets’i incelemeye çalışacağım. Sezon öncesi incelemelerinin olmazsa olmazı kadro değişikliklerine ve geçen seneye kıyasla farklı olabilecekleri noktalara bakmaya çalışacağım.

sdfsfd

Gelenler:

Emmanuel Mudiay: Şimdi bu adam biraz garip. 1.97 m boyu var deniyor. Arkadaşlarını oynatma eğiliminde deniyor (hakikaten de öyle gibi görünüyor oynadığı toptan da), çok iyi topçu olacak deniyor ve benim aklıma tüm bunları birleştirince direk “YENİ MAGİC JOHNSON” denip sonra yiten giden onca adam geliyor. Üzülüyorum ister istemez. Mudiay atletik, zaten son 6-7 yıldır drafttan atletik gelmeyen guard’ı sopalıyorlar. Mudiay penetre edip içeriyi dağıtmayı, oralardan açı yakalayıp oyun kurmaya çalışmayı seviyor, onu yapmayanı da dövüyorlar. VE BİLİN BAKALIM SIRADA NE VAR, MUDİAY’IN ŞUTU İSTİKRARSIZ, ANIMSATTI MI BİR ŞEYLER? Doğru bildiniz, o da çok moda bu aralar (Rose, Westbrook,Lillard, Rondo). Sakın Lillard’ın şutu istikrarlı demeyin, tonla satıyor denk gelince potaya arkasını dönüp poz veriyor. Çok tanıdık bir oyuncu profili, fazlaca da yetenekli gibi görünüyor. Guard pozisyonunda Russell’dan sonra 2. seçim, şanssızlığı ise çok kaos bir yere gidiyor. Bu istatistik kasmak için iyi bir fırsat olabilir fakat katılmaya hazırlandığı kadro geçen sene koçları kovulsun diye maç satan ekipten izler taşıyor. Birkaç sene önce Washington Wizards’ın olduğu gibi bir çaylak için kariyerine başlaması çok sıkıntı bir ortam. Öte yandan bu adam değişik ortamlarda bulunmaya alışık olsa gerek zira kendisi NBA kariyerine başlamadan önce kolej yerine Çin’de oynamayı ve orada yıllık 1.5 milyon dolara yakın para kazanmayı tercih etti. Varlığı heyecan verecektir ama Denver’ı ilk sezonu için fazla ileri-geri taşıyacak bir oyuncu değil çünkü Denver an itibariyle fazla ileri-geri oynamaya imkanı olan bir takım değil. Zaten batıdalar, geçen sene başında Sacramento’nun yaptığı güzel başlangıcı yapıp bu adama nezih bir ortam sunarlarsa ilerde franchise player’ın hemen bir tık altı olabilecek bir oyuncu.

Nikola Jokic: Geçen senenin 41. sıra draftı. Pota civarında bitirirken, hatta rebound’a çıkarken dahi yumuşak elleri olan bir oyuncu. Birkaç summer league maçına bakındım arada bir üçlüğün oralara da çıkıyor kendisi fakat hem 95 doğumlu hem de Amerikalı olmayan oyunculara hala önyargı besleyen bir lige gidiyor (bkz: draft gecesi New York’un seçiminin açıklandığı an). Gerçi ben Malone’un çok tutucu bir profil sergilememesini bekliyorum. Denver’ın oynayacağı sezon başı maçları biraz kaos şeklinde vuku bulacak diye düşünürsek kendisini gösterip bir rol edinebilir çünkü rotasyonu paylaşacağı diğer uzunlardan farklı özellikler barındırıyor(Nurkic, Fareid, Hickson). Kendisi adına sıkıntı NBA takımları bu tarz oyunculardan genelde öncelikle bir savunma rolü edinmesini bekler. Jokic’inse okuduğum/izlediğim bütün prospect raporları lateral hızının çok düşük olduğu ve blok koklama konusunda çok zayıf olduğu yönünde. Genelde hücum özellikleri övülmüş ki NBA artık o işi uzunlara değil kısalara yaptırmak eğiliminde. Önünde de ismen çok daha risksiz 3 uzun olduğunu düşünürsek işi en azından başlarda zor.

Kostas Papanikolaou*: Geçen sene Houston’da maç başına 18 dakika top oynayıp %35 ile 4 sayı buldu. Playofflarda fazla kullanılmaması yer yer eleştirildi ki 18 dakikadan bir anda 2 dakikaya neden düştüğünü ben de tam olarak anlayamadım. Nba.com’a göre yılda 5 milyon dolara yakın para kazanacak, bench 5’inde bulunması ne fazla yarar ne fazla zarar getirmeyecek orta halli bir ekleme.

Bir de bonus eklentimiz var kadroya, Michael Malone takımın yeni koçu oldu. Ona bir parantez açmak gerekirse geçen sene Sacramento’dan bana sorarsanız saçma sapan bir şekilde kovuldu. Gayet güzel giden, Cousins’la da iyi anlaşıyor gibi görünen Malone, Cousins’ın sakatlanmasından sonra takım uzun bir mağlubiyet serisi içinde kalınca kovuldu. İşin dedikodu tarafı biraz daha farklı, o mağlubiyet serisi olmasa da zaten üstleri tarafından çok sevilmediği ortaya çıktı. Bahane de takım sahibinin biraz daha hızlı basketbol oynayan bir Sacramento görmek istemesiymiş. Takımın sahibinin takımla FM oynamaya çalışması pek hoş bir durum olmamakla beraber o kadroda Cousins sakatlansa batı konferansında Popovich veya Phil Jackson dahi sağlam bir mağlubiyet serisine mahkum olurdu bence. Sacramento’da oynattığı basketbol vs bir tarafa yarattığı “yapabiliriz” aurası bile değerli kılıyor kendisini bence. Denver ile başta bir iddiası olması mümkün görünmese de bence iyi bir hamle.***

Nick Johnson: Resmi olarak takıma katıldığı için yazdım. Çok da söylenecek bir şey yok.

Gidenler:

Ty Lawson: Kötü karakter, takımda bulunmaması gereken bir oyuncu, geçen sene hocasını satangillerin başı. Ben bu tarz oyuncuları hiç sevmediğim için lafa da giydirerek başladım ama ligin de önemli guardlarından birisi ve hatta Denver’ın geçen seneki en iyi oyuncusu. Denver için bir anlamda kayıp bir anlamda kazanç, bu adamın boşalttığı yere potansiyelli bir çaylak getirdiler ve Lawson’un da hacim kaplamayacak olmasıyla Mudiay’ın rahatça kendini geliştirecek fırsatı olacak. Bunun yanında Washington Wizards-beta havasından da biraz kurtulmuş olacaklar çünkü çıkan haberlere göre ortalığı en çok karıştıran oyunculardan biriydi, ki ismini google’a yazınca mugshot’larını görebilirsiniz. İşin Denver adına kötü tarafı zamanında sabredip “belki olur lan” dedikleri için karşılığında hiçbir şey alamadılar. Berbat bir takas oldu ama mecburdular.

Offseasonda yaptıkları en iyi hamle:

Ty Lawson takası. Üstte açıkladığım üzere çok kötü bir karakter, gitmesi gerekiyordu, gitmek de istiyordu ve gitti. Yeni inşa edilecek yapı için ortamı oluşturmuş oldular ve Mudiay’a da dakikalar verilmiş oldu.

Offseasonda yaptıkları en kötü hamle:

Ty Lawson takası. Evet takası yapmak zorundaydılar, evet takası yapmalıydılar da, evet takımı sabote eden bir oyuncudan kurtuldular fakat zamanlamada ve risk yönetiminde başarısız oldukları için karşılığında hiçbir şey alamadılar. Daha önce gönderip karşılığında çok değerli parçalar alabilecekken risk alıp patladılar. Bazı kadrolarla, bazı koçlarla veya bazı yöneticilerle Lawson geri kazanılabilirdi belki fakat Denver’da hiçbirisi bulunmamaktaydı, sonuç: Kostas Papanikolaou.

Bu sezonki beklentiler, Playoff yapar mı?

Öncelikle antrenör değişti, en önemli oyuncu gitti. Takımın artık yeni bir kimyası ve yeni bir yapısı olacak. Mudiay çok enerjik bir oyun yapısına sahip ve bunu kadroya da yansıtabilir, sonuçta takımda toplu oyunun merkezi olan pozisyonu oynayacak. Bir diğer önemli değişiklik Gallinari olacaktır, Eurobasket’te çok önemli maçlar, çok önemli toplar oynadı ve yaşadığı sakatlıktan sonraki bir öyle bir böyle performansını biraz daha istikrara sokabilirse bu ligde skorer olarak etkili olabilecek bir oyuncu. İtalya ile geçirdiği turnuvayı biraz olsun kış mevsimine de yansıtırsa en azından maçlar biraz daha izlenesi geçebilir. Malone ve Mudiay ile, özgüvenini geri kazanmış Gallinari ile daha iyi top oynayacaklarını, en azından bir şey oynamaya çalışacaklarını düşünsem de en fazla drafttaki sıralamalarının değişeceğini düşünüyorum. Ki takımın bir drafta daha da ihtiyacı var. Nurkic’i zaten cepte tutacaklarını biliyoruz, ilk 7-8 sıradan alınacak bir tane daha oyuncu ile beraber bir çekirdek oluşturup, Malone yönetiminde de olgun bir ortam yaratıp 1-2 sene sonrasına bakacaklar.

-Kadir Baştuğ

Önceki: Orlando Magic

Gelecek: Miami Heat

 

***: Geçen seneki Michael Malone-Sacramento yönetimi ilişkisini biraz daha detaylı ve güzel açıklanmış şekilde okumak isterseniz, Kaan abi gayet güzel anlatmıştı http://www.aljazeera.com.tr/gorus/durun-aciklayabilirim

*: Ben yazıyı yazdıktan sonra, siz yazıyı okumadan önce Kostas Papanikolaou takım tarafından serbest bırakıldı.

 

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir