NBA Günlükleri

#DirenLamar

Bu  (14 Ekim 2015) sabaha Lamar Odom’un hastanede yoğun bakımda olduğunu ve durumunun kritik olduğunu öğrenerek uyandım. Benim gibi uykusuz şekilde televizyonun ve bilgisayarın başında NBA maçlarını izleyen, özellikle Lakers’lı olan ama olmasa bile az veya çok herkesin sempati duyduğunu düşündüğüm bir oyuncunun bu durumda olmasından, ve bu kadar zorluk atlattıktan sonra tekrar buralara batması hiç hoş değil, çok daha fazlasını hakediyor.

Exclusive... 51878499 Lakers star Kobe Bryant leaves the Sunrise Hospital after visiting his former teammate Lamar Odom on October 13, 2015 in Las Vegas, Nevada. Lamar, ex-husband of Khloe Kardashian, was rushed to a Las Vegas hospital Tuesday after he was found unresponsive in a Nevada brothel. According to the brothel's owner, Dennis Hof, Odom was taking "herbal Viagra" and "he was taking a lot of it." Kobe was joined by Lakers GM Mitch Kupchak. FameFlynet, Inc - Beverly Hills, CA, USA - +1 (818) 307-4813

Kobe Bryant maçı sakatlığın da etkisiyle yarıda bırakıp direk Odom’un kaldığı hastaneye gidiyor. Yanındaki de Lakers genel menajeri Mitch Kupchak.

Lamar Odom, 12 yaşında annesini kolon kanserinden kaybeden, eroin bağımlısı olan babasının kendisini terk etmesi sonucu anneannesinin baktığı, üç farklı lisede okuyan, kolej bursu daha okula başlamadan iptal edilen, üç farklı kolej soruşturmasının sanığı olan, başvurmasının ardından drafttan çekilmeyi deneyip başarısız olan, sahibinin Donald Sterling olduğu NBA tarihinin en kötü yönetilen takımı olan Clippers tarafından draft edilen, ligin uyuşturucu tedbirlerini 8 ayda iki kere ihlal eden, her şeyi yoluna koyduktan sonra da teyzesinin cenazesine katılmak için New York’a gelip, teyzesinden sonra 6 buçuk aylık çocuğunu da toprağa veren, kendisine silah doğrultulup soyulan ve yine New York’ta kuzeninin cenazesine giderken kullandığı ulaşım şirketinin şoförü bir motorsikletle kaza yapıp 15 yaşındaki bir çocuğun ölümüne şahit olmuş bir adam.

(Bu bölüm, Lee Jenkins’in 2009 yılında yazılmış olan yazısından alınmıştır. Son bölümünü kendim yazdım. Link : http://www.si.com/nba/2015/10/14/lamar-odom-lakers-clippers-kobe-bryant-phil-jackson ) (Bu bölümü de içinde bulunduran farklı ve çok dokunaklı şu yazıya da bakmanızı tavsiye ederim)

Bunu orijinaline uygun olsun diye bu şekilde tek bir cümle halinde yazdım. Fakat düşünün şimdi, kendinizi yerine koyun bu adamın. Travma üzerine travma, bitti diyorsun bitmiyor, yağdıkça yağıyor. Bir çocuğun büyük oranda hayatını şekillendiren ve düzgün bir hayat yaşamasında belki de en önemli ihtiyaç olan yeterli anne ve baba sevgisinden neredeyse hiç almamış, kendisi için değerli olan herkesi art ardına kaybediyor, ama bir şekilde hayata tutunuyor, çok önemli bir NBA oyuncusu oluyor, iki kere üst üste şampiyon olan takımlarda ortalama 30 dk civarı oynayıp, iki şampiyonluk senesinin ardından da 2010-2011 sezonunda “Yılın En İyi 6. Adamı” seçiliyor.

 

Fakat maalesef bu kariyerinin zirvesi oluyor, ve lokavt sezonunun başında Lakers’ın onu takas ettiğini ve takasın vetolandığını öğrendiğinde adeta yeni bir travma yaşıyor. (Bu takasın vetolanması asla hazmetmediğim ve asla hazmetmeyeceğim bir meseledir, önümüzdeki günlerde bununla ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum.) Hayata tekrar bağlandığı yer, Lakers “camiası”, yıllardır takım arkadaşı olan Kobe’den, ona takım lideri gözüyle bakılan bir yerden ayrılma fikri bile onu tamamen mahvediyor. Jordan Farmar kendisi için “ Kobe kötü polis, Lamar iyi polisi oynardı.” diyebiliyor.

Arkadaşları tarafından bu kadar çok sevilen ve takımıyla kendisini karşılıklı bu derece sahiplenen bir ortamdan ayrılmak Odom’u mahvediyor. Kariyerinin en iyi döneminden kısa bir süre sonra Lamar Odom bir daha asla ortalama bir NBA oyuncusu olamıyor maalesef. Bu yıkımın ardından da hayatı ve kariyeri tamamen tepetaklak gidiyor, bugün de bu acı gelişmeleri öğreniyoruz. Tekrar söylüyorum, umarım beni duyarsın, #DirenLamar.

İzininizle, biraz da Lamar Odom’un oyunculuğundan bahsetmek istiyorum. Basketbolu Kobe Bryant ile sevmiş ve Lakers’ı ailesinin takımı Galatasaray kadar seven biri olarak Lamar Odom’un basketbolunu çok severdim. NBA’e 3 numara olarak geldi, ama daha sonra doğal pozisyonu olan 4 numaraya geçti. Kobe’nin maç başına 40 şut attığı günlerde onun yanındaki ortalama üzeri tek oyuncu olarak yıllarca maalesef takımın da kötülüğünden hakettiği övgüyü alamadı, belki de onun karakteri böyle bir takımda çok fazla ön plana çıkmasını engellemişti.

 

Lamar da sırayla Derek Fisher, Pau Gasol ve çocukluk arkadaşı Ron Artest(bugünlerde Meta World Peace olarak biliniyor.) takıma katıldıkça, büyüdü, gelişti, o anda takımda ne eksikse onu kapattı, o takımın soyunma odası liderliğini yaptı, ribaund gerektiğinde ribaund aldı, iki adım dışarı çık şut lazım dendi şu attı, Phil Jackson’un asla vazgeçmediği Üçgen Hücum’a çok uygun bir oyuncuydu, aynı zamanda Üçgen Hücum’u tamamen devre dışı bıraktığı anlarda da Lamar Odom hücumu yönlendiren oyuncu olurdu.

Derek Fisher’ın tam bir oyun kurucu olmamasından dolayı o takımda topu yere vurup oyun kurabilen iki oyuncu vardı: Kobe Bryant ve Lamar Odom. Playoff serilerinde bir önceki yazımda yazdığım gibi takımlar rakiplere çok özenli ve birebir çalıştığı için onları fazlasıyla bozabiliyor, ve bu durumlarda bu tip bireysel yaratıcılığı olan oyunculara ve de yine alçak postta bire bir oynayabilen oyunculara ihtiyacınız olabiliyor. En azından 5-6 sene önce oluyordu.Kobe Bryant ve Lamar Odom dribbling üzerinden yaratıcılık sağlarken, Pau Gasol de alçak posttan bitiricilik ve yaratıcılık sağlıyordu, takımın başarılı olabilmesinin sebebi de bu kadar üst düzey üç oyun kurucusunun olmasıydı.

Lamar Odom, şut atabilen 4 numaraların cazipliğini 2013-2014 yıllarında net olarak görmüş; topu yere vurabilen, oyun kurabilen 4 numara kavramını ise 2014 finallerindeki Boris Diaw ve 2015 yılındaki Draymond Green performanslarıyla elzem bir kavram olarak gören NBA’de , onlardan önce bu işlerin hepsini bir arada yapardı.

lamar4

 

Lamar Odom Amerikalı deyişiyle söylenirse Draymond Green’den önceki Draymond Green’di. Draymond Green nasıl bir seride Marc Gasol’la, ertesi seride James Harden’la eşleştiyse Lamar Odom da bir Kevin Garnett’le, bir Paul Pierce’la; bir Dirk Nowitzki’yle, bir Peja Stojakovic’le eşleşti. 2.08 boyunda 2.25 kulaç uzunluğunda, fiziği için çabuk ayakları, çok istikrarlı olmasa da dış şutu olan, pota çevresinde bitirebilen, ribaund alabilen, güçlü eski tip alçak post oyuncuları(bugünlerde pek de kalmayan) dışında 2 numaralardan 5 numaralara herkesi ve de çemberi savunabilen, bir takıma hem hücumda hem savunmada inanılmaz bir esneklik sağlayan bir oyuncuydu.

Lamar Odom’un zirve dönemi bugünlere denk gelseydi, bugün Draymond Green için yazılan güzellemelerin çok daha fazlasını onun için yazılıyor olacaktı. Belki birden fazla kez All-Star olacaktı, en iyi savunma beşlerine seçilecekti. Şu anda eskiye bakıp daha fazla böyle olurdu, öyle olurdu demek istemiyorum. Lamar Odom, oyunculuğuyla birçoğumuza zaten dokundu. Takım arkadaşı olarak, soyunma odası lideri olarak herkes onu hep olumlu hatırlıyor. Bugün bütün NBA kamuoyu onun için olumlu şeyler söylüyor, ve ondan gelecek iyi haberi bekliyor. Onun için yazarınız olarak ben de sizden şöyle bir istekte bulunuyorum:

İnanç, davranış tercihlerinize göre bir şeyi istediğiniz zaman onun olması için ne yapıyorsanız lütfen Lamar Odom’un bir an önce sağlığına kavuşmasını dileyin ve onun için en iyisini isteyin.

 

Zaferhan Soylu

@zaferhans7

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir