NBA Günlükleri

NBA’e Uğramayan Euroleague Efsaneleri #MilosTeodosic

NBA’e Uğramayan Euroleague Efsaneleri yazı dizimizin 2. ismi, Milos Teodosic. Oldukça yetenekli olmasına rağmen final maçlarında kaybetmesiyle zaman zaman dikkat çeken yıldız oyun kurucunun, kariyerini sezonlar üzerinden inceleyelim.

2004-2005 Sezonu

Teodosic 2004 yılında kariyerine henüz 17 yaşındayken Sırbistan’ın FMP Zeleznik takımında başladı.llk sezonunda daha çok alt yapı da forma giyse de gösterdiği başarılı performansla ilk sezonunda A Takım’a yükselmeyi başardı ve az da olsa süre bulmaya başladı. 0.4 sayı ve 0.2 asist ortlamalarıyla çok fazla dikkat çekmeyen bir performans sergiledi.

Bu sezon da aynı zamanda FIBA Avrupa Şampiyonası 18 Yaş Altı Turnuvası’nda Altın Madalya kazanma başarısı gösterdi Teodosic takımıyla.

2005-2006 Sezonu

Sezon başlamadan önce Teodosic kariyerinin ilk transferini gerçekleştirdi ve yine ülkesinin takımı olan KK Borac Cacak takımına transfer oldu. Burada süresini arttırmasıyla performansını da arttırdı ve 14.1 sayı ve 4.6 asist ortalamalarını yakaladı.Tüm dikkatleri üzerine çeken Teodosic, eski takımının da dikkatini çekmiş olacak ki sezon sonunda eski takımı FMP Zeleznik’e geri döndü.

2006-2007 Sezonu

Eski takımına geri dönen Teodosic, burada rolünü ve süresini arttırdı.Burada harika performans göstermeye devam etti Teodosic. Sezon sonunda FIBA Avrupa 20 Yaş Altı turnuvasında gösterdiği harika performansla turnuvanın en iyi 5’ine seçildi ve turnuvanın MVP’si seçildi. Bu turnuvada ve normal sezonda gösterdiği performansla oldukça dikkat çeken genç isim, turnuvanın ardından Euroleague’in güçlü takımlarından Olympiakos BC’nin yolunu tuttu.

 

2007-2008 Sezonu

Olympiakos’a 1.300.000 € bonservis bedeliyle transfer olan Teodosic, 5 yıllık anlaşma karşılığında 2.800.000 € net ücret alacaktı. Sezon içinde Euroleague’de de forma giyen Teodosic, ileride formasını giyeceği takım olan CSKA Moskova’ya 20 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı. Buna rağmen Euroleague’de sayı, asist ortalaması olarak çok yüksek seviyelerde değildi ve 5.2 sayı, 2.0 asist ortalamarında kaldı.Aynı sezonda ligde 37 maça çıksa da ligde de hemen hemen aynı ortalamarı tutturdu Teodosic.

2008-2009 Sezonu

Bu sezon da artık Yunanistan’da 2. Yılına giren Teodosic, lige iyice alışmıştı ve sayı,asist ortalamalarını yükseltti. Takımdaki rolü de ve saygınlığı da artan Teodosic, Euroleague’de ise beklentilerin altında kaldı.

Sezonun sonunda Sırbistan Milli Takımı’yla birlikte Eurobasket 2009’a katıldı ve hem kendisi hem de milli takımı adına oldukça iyi bir turnuva geçirdi. Sırbistan Milli Takımı’nı  iyi performansıyla adeta finale tek başına taşıdı. Yarı Final maçında Slovenya karşısında 32 sayı, 3 ribaund ve 4 asistle oynayarak bir kez daha kalitesini ispatladı. Milos Teodosic bu turnuvada gösterdiği performansla birlikte turnuvanın en iyi 5’ine seçildi. Finalde kaybetmelerinde ise Teodosic yine bir finalde kaybetmişti. Büyük oyuncu olmasına rağmen büyük maçların küçük oyuncusu olmaya başlamıştı. Bu kariyerinde kaybettiği büyük finallerin başlangıcı diyebiliriz.

2009-2010 Sezonu

Teodosic’in kariyerinin kuşkusuz en iyi sezonuydu.Euroleague Top16 turunda Cibona Zagreb’e attığı 22 sayıyla kariyer rekorunu 3. kez kırdı. Aynı zamanda Anadolu Efes’e karşı oynadığı maçta 17 sayı ve 12 asistle kariyerinin ilk Double-Double’ını yaptı. Teodosic bu kadar iyi performans gösterirken takımının Euroleague’de Final Four yolunu tutmaması düşük bir ihtimaldi tabi ve Olympiakos F4 yolunu tuttu.Yarı Final’de rakipleri Partizan’dı.Partizan’a karşı  40 dakika boyunca oyundan hiç çıkmadan mücadele eden Teodosic, 17 sayıyla takımının finale çıkmasında büyük pay oynadı. Finalde ise rakipleri Barcelona’ydı.Barcelona’ya karşı iyi bir oyun sergileseler de maçı kaybettiler ve turnuvanın 2.’si oldular.Teodosic, kaybettiği finallerin arasına Barcelona maçını da ekledi Teodosic.Euroleague’de rüya gibi bir sezon geçiren Teodosic, All Euroleague 1.Takımı’na seçildi ve tüm sezonun MVP’si seçildi. Aynı zamanda kendisine Avrupa Yılın Basketbolcusu ödülü verildi. Avrupa’daki bu güzel performansın meyvesi olan ödüllerin yanı sıra Yunanistan Kupası Finali MVP’si ödülünün de sahibi oldu.

Bu rüya sezonun ardından Teodosic’in yolu Türkiye’ye düştü Dünya Şampiyonası için. Dünya Şampiyonası’nda takımıyla birlikte iyi performans  sergilediler ve Çeyrek Final’de Teodosic’in attığı son saniye basketiyle İspanya’yı elediler. Yarı Final’de rakipleri Türkiye oldu. Unutulmayacak maçta bitime 0.5 saniye kala Kerem Tunçeri’nin turnikesiyle öne geçtik. İhsan Bayülken’in “Haaakkkem daha bitirmedi.” cümlesi bizi biraz üzse de maçı kazanmayı bildik ve Teodosic bu sefer final olmasa bile bir Yarı Finali kaybetti. Teodosic turnuvada gösterdiği üst düzey performansla Turnuvanın En İyi 5’ine seçildi.

2010-2011 Sezonu

Rüya sezonun ardından iyi performansına devam eden Teodosic, ligde 9.6 sayı, 4.7 asist ve Euroleague’de 10.9 sayı, 3.6 asist,2.7 ribaund ortalamarını yakaladı. Yunanistan Kupası Finali’nde Pana’ya attığı 18 sayıyla üst üste 2.kez MVP oldu. Bu kadar iyi geçen Olympiakos macerasının ardından CSKA Moskova’nın dikkatini çekti ve CSKA’ya transfer oldu sezon sonunda.

Eurobasket genelinde vasat bir performans sergileyen Teodosic, en iyi performansını Türkiye’ye karşı sergilemiş ve 20 sayı,8 ribaund,5 asistle oynadı.Sırbistan bu turnuvayı 8. sırada bitirdi.

2011-201sp-teodosic_620x02 Sezonu

CSKA Moskova’ya transferiyle dikkatleri iyice üzerine çekti; Teodosic, 5.700.000 € değerinde 3 yıllık sözleşme imzaladı. NBA’deki boykot sebebiyle kadrosu iyice güçlenen CSKA’nın kadrosu Kirilenko, Kristic, Shved gibi isimlerle iyice güçlenmişti. Euroleague’de bu sezonda sadece 2 kere mağlup olan Teodosic ve arkadaşları, ilk mağlubiyetlerini Abdi İpekçi Arena’da  temsilcimiz Galatasaray MP karşısında aldılar. Namağlup geldikleri Abdi İpekçi’den namağlup çıkamadılar. Bu yenilginin ardından finale kadar namağlup ilerleyen Teodosic ve takım
arkadaşları, Final Four’da finalde Olympiakos’la karşı karşıya geldiler. Teodosic eski takımıyla karşılaştığı final maçında 15 sayı atarak iyi bir performans sergilese de Printezis’in son saniye basketine engel olamadılar ve 62-61 mağlup olarak finalde kaybettiler. Teodosic bir final daha kaybetti.Ligde ise takımıyla beraber şampiyonluğa uzanmasını bildi Teodosic.

2012-2013 Sezonu

Teodosic ve arkadaşları bu sene de Final Four yapmayı başardılar. Fakat yine Final maçına ulaşamadılar ve Olympiakos’a kaybettiler yine. Bu sefer son saniye basketiyle değil tabi. 69-52’lik bir hüsran ile mağlup oldular. Teodosic ise ortalarda yoktu ve maçı 5 sayıyla tamamladı.3.’lük maçında ise rakipleri Barcelona’ydı. CSKA, 3.’lük maçını kazandı ve Teodosic maçı 5 sayı,5 asist ve 5 ribaund ile tamamladı. VTB Ligi’nde ise rakipleri Lokomotiv Kuban’dı.Lokomotiv Kuban’ı 3-2’yle geçtiler ve şampiyonluğa ulaştılar.

2013-2014 Sezonu

CSKA Moskova, Euroleague’de yoluna dolu dizgin devam etti ve F8’de karşısına çıkan Pana’yı eleyerek Final Four’a ulaştı. Final Four’da rakipleri Maccabi Tel Aviv’di.Maccabi’ye süpriz şekilde mağlup oldular ve finale ulaşamadılar. CSKA Başkanı ise sezon içerisinde yeterli performans göstermediklerini öne sürerek Teodosic ve vatandaşı Nenad Kristic’i suçladı.

VTB Ligi’nde ise büyük bir süprizle karşılaştılar vePlay Off Çeyrek Final’de eşleştikleri Lokomotiv Kuban karşısında 2-0 geriye düştüler. Teodosic ve Kristic ikilisiyle seriyi 3-2’ye getirdiler ve elediler Lokomotiv Kuban’ı. Ninzhy’le finalde karşılaştılar ve final serisini de 3-0’la geçerek şampiyonluğa ulaştılar. Teodosic, şampiyonluğa giden yolda gösterdiği performansla Play Off MVP Ödülü’ne layık görüldü.

Takım ligde şampiyon olsa da genel anlamda hayal kırıklığı yaratmışlardı. Herkes Messina,Kristic ve Teodosic’le yolların ayrılacağını düşünüyordu. Koç Messina, NBA’in yolunu tuttu ve San Antonio Spurs koçu Gregg Popovich’in yardımcılarından birisi oldu. Nenad Kristic ise Ivkovic’in teklifini reddetmedi ve Anadolu Efes’le anlaştı. Teodosic’in de ismi ciddi anlamda anılmaya başlandı Anadolu Efes’le.  Hatta bir üst düzey bir oyun kurucu arayan Fenerbahçe Ülker’le bile ismi anıldı bazı isimlere göre aslında o Fenerbahçe Ülker ile anlaştı ama Teodosic’i CSKA bırakmadı en son Teo; CSKA’dan ayrılmadı. Hatta kulübüyle sezon sonunda 3 yıllık sözleşme imzaladı ve CSKA’da kaldı.

2014-2015 Sezonu

Sözleşme uzatmasının ardından nasıl performans göstereceği merakla beklenen Teodosic, kasım ayında oynadıkları Unicaja Malaga maçında attığı 27 sayıyla kariyer rekoru kırdı. Bu 27 sayının yanına ise 10 asist ekledi.Bu performansıyla beraber de sezon sonunda All Euroleague-First Team takımına seçilecekti. Teodosic ve arkadaşları Son 8’de bir kez daha Pana ile eşleştiler ve onları 3-1 ile geçtiler. Final Four’da rakipleri Olympiakos’tu. CSKA maçı önde götürse de son periyotta Spanoulis ve arkadaşları harika bir geri dönüş yaptılar. Olympiakos sahadan 70-68 galip ayrıldı. Teodosic ise ortalarda yoktu. 9 şut denemesinde 2 isabet bulan Teodosic, 5 asist yaptı ve tam 6 top kaybıyla oynadı bu maçta.Bu performansıyla da tabi ki okları yine üzerine çekti Teodosic.

Ligde ise finalde karşılaştıkları Khimki Moskova’yı 3-0’lık seriyle geçtiler ve şampiyonluğa ulaştılar. Teodosic bu sezonda ligde 14.8 sayı ortalamasını tutturdu.

Bu Kadar Final Kaybetmek

Bu kadar iyi bir basketbolcuyken, bu kadar iyi bir liderken bu kadar final kaybı yaşamak tesadüf mü yoksa bir sorun mu var yoksa Teodosic büyük maçların oyuncusu değil mi yada bu maçları kaldıramıyor mu ? Teodosic zaman zaman topu eline aldığında bir anda takımını öne geçiren bir oyuncu ve çok iyi bir yaratıcı gerçekten. Yeri geldiği zaman topu eline alıp bir anda 3 sayılık basketi bulabilen bir oyuncu. Bunlara rağmen bu kadar final kaybetmesi ironik. Oynadığı takımlar da oldukça iyi kurulan takımlar. Örneğin 2011-2012 sezonunda oynadığı CSKA  oldukça iyi bir kadroya sahipti. Belirttiğimiz gibi rüya takımdı. Euroleague Finali’nde skoru bir yerlere getirdiler, Teodosic attığı 15 sayıyla iyi bir performans sergiledi ama son saniye basketiyle mağlup oldular. Bunun dışında 2010 Dünya Şampiyonası’nda bize elendikleri maçta Teodosic iyi bir performans sergiledi ama yine bir son saniye basketiyle mağlup oldular. Yine 2009 Avrupa Şampiyonası’nda iyi bir performans sergiledi ama finalde İspanya’ya mağlup oldular. 2009-2010 sezonunda Olympiakos ile Euroleague genelinde sergilediği performansla Euroleague Normal Sezon MVP’si ödülüne layık görüldü.

Tüm bunları göz önüne aldığımızda ise 12 kişilik bir takımda mı sorun var yoksa Teodosic’te mi ? 12 kişilik bir takımın oyununun sonunda tüm yükü Teodosic’e yüklemek ne kadar doğru veya ne kadar yanlış, karar sizin burada.

“Milli Takım’da Devşirme Oyuncu Olursa, Ben Olmam”620x400

Teodosic, 2015 Avrupa Şampiyonası öncesi dikkat çekecek ve adından söz ettirecek bir açıklama yaptı. “Milli Takım’da devşirme oyuncu görmek istemiyorum.Eğer devşirme oyuncu olursa ben olmam.” açıklaması bazı kesimler tarafından ırkçılık olarak yorumlandı ama aslında alakası yok. Bazı kesimler de bu kadar iyi bir oyuncu havuzu varken neden devşirme oyuncusuna ihtiyaç duyulsun ki diyerek Teodosic’e hak verdi. Avrupa’da belli basketbol ekolleri var. Bu ekollere baktığımızda da öne çıkanlar İspanya, Sırbistan, Litvanya diyebiliriz. Sırbistan, böyle iyi bir ekole sahipken Avrupa’da adından daha çok söz ettirecek Teodosic’ in liderliğinde; Bogdanovic, Marjanovic, Bjelica, Kalinic, Nedovic ve daha niceleri gibi üst düzey isimlere sahipken neden devşirme oyuncuya ihtiyaç duyar ki?

Sizlere Teodosic’i anlatmaya çalıştık. En yakın zamanda bir diğer isimle görüşmek üzere.

Bu yazıya katkılarından dolayı Oğuzhan Başar’a teşekkürlerimi iletmek isterim.

Berkant Güney

 

Berkant Güney on FacebookBerkant Güney on InstagramBerkant Güney on Twitter
Berkant Güney

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir