NBA Günlükleri

Simitçi Hido’dan, Efsane Hedo’ya

İlkokul yıllarında küçük bir simitçiyken şimdilerde bir NBA efsanesi olarak fedarasyonumuzda CEO görevini üstlenecek Hidayet Türkoğlu. Dile kolay,  aralıksız oynadığı 15 sezon boyunca soyismindeki asaleti, Türklüğü ve bayrağımızı NBA’de çok iyi temsil etti.
9-10 yaşlarında basketbolla tanışan, sık sık abisinin antrenmanlarına giderek yavaşça basketbola ilgi duymaya başlayan Hido, abisinin hocaları tarafından keşfedilince attı bu müthiş kariyerin ilk adımlarını. Gittikçe kendindeki ışığı ve yeteneği herkese sergileyen Hidayet, 16 yaşında Efes’li yöneticilerin dikkatini çekti ve bir efsane koşar adımlarla zirveye tırmanmaya başladı.
Boyu 2.08 olan ve boyuna göre sahip olduğu şutörlüğü, top kontrolü, çevikliği gibi özellikleri üst düzeyde olan Hido, duruma göre 1 numara pozisyonunda dahi oynayabiliyordu. Efes’te oynadığı 4 yıllık süre boyunca, hem milli takım bazında hem de kulüp bazında gösterdiği etkileyici performansla kısa sürede dikkatleri üzerine topladı ve 2000 yılında Sacremento Kings tarafından 1.tur 16.sıradan draft edildi. Bu draft aynı zamanda, “Türkiye doğumlu ilk basketbolcu” nun NBA’e attığı ilk adım da oldu, Bayrampaşalı Hidayet’in adımı.
İlk maçına Cavaliers karşısında çıkan Hidayet 5 dakika alıp 3 sayı kaydetse de ilerleyen zamanlarda özellikle Stojakoviç’in sakatlanmasının ardından git gide ilk 5 oynamaya başladı. Bu  fırsatı da çok iyi değerlendiren “Hedo” o senenin sonunda en iyi 2. Çaylak beşine seçildi. Bizler, Hidayet Türkoğlu’nun yavaş yavaş yükselişini izlerken milli takımda yaşadığı talihsiz sakatlık herkesi korkutmuştu. Ama Hidayet bunu da atlattı ve eskisinden daha iyi döndü. İkinci sezonuna muhteşem bir giriş yaptı. Hidayet artık çok büyük bir oyuncu olma konusunda fazlasıyla yol kat etmişti. Eurobasket 2001’de Alamanya ile oynanan yarı final maçındaki bizi finale taşıyan clutch niteliğindeki turnikesi hala çoğu kesimin hafızasında geniş yer tutar, tıpkı 2010’da Sırbistan maçında Kerem Tunçeri’ye verdiği pas gibi. Milli takımın en unutulmaz 2 başarısının ardında da Hidayet’in  payı hep vardı.

Sacramento Kings v Utah Jazz

Hedo, NBA’de sırasıyla Sacremento, San Antonio, Orlando, Toronto, Phoenix, II.Orlando dönemi ve son olarak Los Angeles Clippers gibi birçok saygın takımda forma giyse de pek tabii ki I.Orlando dönemi unutulmazdı. O dönem, Rashard Lewis’li Howard’lı  Hedo’lu Orlando 2009’da LA Lakers ile NBA Finalleri’nde karşı karşıya geldi. Orlando seriyi Kobe Bryant’lı Lakers’a karşı 4-1 kaybetse de serinin ikinci maçının son hücumunda Hidayet’in Kobe’ye vurduğu blok unutulmazdı. Sosyal medyada dolaşan Türk bayrağını balkon demirine dolayan amca gibi gururlandığımız  ve hala da övüne övüne anlattığımız bir olaydır bu blok. “Öyle az buz da değil ha, Kobe oğlum bu!”

hido

Çok yaklaşmasına rağmen yüzüğe sahip olmasa da NBA’in saygın oyuncularından biri oldu Hidayet Türkoğlu. Orlando Magic’in ise efsanelerinden. Bir basketbolcu için daha büyük bir onur var mıdır? Yüzüğü herkes alabilir; yani finaller boyunca benchte oturmuş bir oyuncu da yüzük sahibi olabilir, önemli olan kulüp tarihine geçebilecek katkıyı sağlamaktır. Hidayet’in ve dönem Orlando’sunun tek şanssızlığı Lakers’ın en tehlikeli dönemlerinden birine denk gelmesiydi. Bundan bir yıl sonra ülkemizde düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda takımımızın kaptanlığını yapan Hido, daha önce de belirttiğim gibi bu unutulmaz başarıda da takımın en önemli parçalarından biriydi “Hem maddi, hem manevi”. Acısıyla tatlısıyla, röportajlarıyla, son saniyeleriyle, her şeyiyle unutulmaz bir turnuvaydı.
Artık 30’lu yaşlara merdiven dayayan Hido’nun son turnuvalarına yaklaşıyorduk. Açıkçası, 2010 Dünya Şampiyonası Hidayet’in gerçek bir yıldız olarak takımını sırtladığı son turnuvaydı da diyebiliriz. Artık bayrağı gençlere devredip, onlara yol göstermek gerekiyordu. Hidayet milli takımla birkaç turnuvaya daha katılsa da bu turnuvalarda pek iç açıcı performans sergileyemedi(k). Daha sonrasında geçtiğimiz sene LA Clippers forması giydiği sıralarda milli takımı bıraktığını açıklayan Hido, gençlere yol açmak istediğini ve her ne koşulda olursa olsun Türk basketboluna destekte bulunacağını da belirtmişti. Nitekim Hidayet sadece basketbol değil, yüzme kurslarıyla dahi Türk sporuna yeni sporcular, yeni Hidolar yetiştirmek için uğraş veriyor.

h

Ve geldik sona… Her şeyin bir sonu var elbet. İyisiyle, kötüsüyle her anın, yaşanmışlıkların, tecrübelerin… Hidayet, 14 Kasım 2015’te basketbol kariyerini noktaladığını açıkladı. Dünya’nın en iyi basketbol liginde tamı tamına 997 maç! Clutch’larla, bloklarla, efsane maçlarla dolu 997 maç. Hidayet Türkoğlu bu sayıyı 1000’e tamamlamak istemişti aslında ama daha sonrasında yaptığı açıklamada vücudunun artık yaşlandığını ve kondisyonuna pek güvenemediğini ifade etti. Kobe Bryant’a Hedo’nun bu kararıyla ilgili görüşleri soruldu. Kobe, Hidayet’in fantastik bir kariyere sahip olduğunu ve onu her zaman büyük bir oyuncu olarak hatırlayacağını belirtirken, “Böyle bir kariyerle gurur duymalı.” dedi. Kobe Bryant, Hidayet’in NBA tarihinde en beğendiği oyunculardan biri. Ve siz bu insandan bu iltifatları işitiyorsanız, işinizi gerçekten layıkıyla yapmışsınız demektir.  Kolay değil, profesyonel kariyeriyle beraber 20, NBA kariyeriyle 15 yıl boyunca çok terler akıttı bu uğurda. Ama artık veda vakti. Bayrampaşa’da simitler satan küçük Hido, yaklaşık 20-25 yıl sonra, bir Milli Takım ve Orlando efsanesi “Hedo” oldu. Hedo Turkoglu. Türkiye Basketbol Fedarasyonu’nun yeni CEO’su. Ülkemiz adına, bizler adına “Maddi manevi” sağladığın her şey için teşekkürler Hido, yolun açık olsun!

Yazan: Taylan KILIÇ

NBA Gunlukleri
Genel Yazı Hesabı at NBA Günlükleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir