NBA Günlükleri

NBA Nasıl Başladı ?

 

Amerikan Basketbol Ligi (NBA) 2015/16 sezonu 28 Ekim sabaha karşı oynanan 3 karşılaşmayla başladı. Bu yazının kaleme alındığı Kasımın dokuzu itibariyle 12 NBA gecesini geride bırakırken ülkemizde hala resmi yayıncının kim olacağı belirsizliğini koruyor. NBA TV ‘de haftada 4-5 maç Orkun Çolakoğlu’nun Türkçe anlatımıyla canlı olarak veriliyor verilmesine de sezon başlamadan önce yayın haklarının TRT tarafından alınacağı söylentilerine kulak veren biz NBA takipçileri için haftada 4-5 maçın büyük bir hayal kırıklığı yarattığını söylersek yanılmış olmayız herhalde!

Şimdi yayın haklarıyla ilgili bu karamsar tablodan uzaklaşıp asıl konumuza geri dönelim. NBA nasıl başladı? Tabi ki de hızlı hatta çok hızlı başladı. NBA takımları bu oyunu öyle hızlandırdılar ki neredeyse bu bizim izlediğimiz basketbol değil, bildiklerimize uymuyor. Takımlar ribaundu çektikten sonra çok hızlı şekilde yarı sahayı geçip uygun pozisyonlar yaratmaya çalışıyorlar. Bu da tabi ki yapılan hücum sayılarına çok açık bir şekilde yansıyor. Bu kıyaslamayı yapmak için çok eskilere gitmeye gerek yok. Geçen sezonla kıyasladığımızda bile ortadaki fark çok açık bir şekilde görülüyor. NBA’de şuan geçen sezona göre ortalama 9 fazla hücum yapılıyor ve takımlar oyunu geçen sezonlara göre daha fazla üçlük çizgisinin gerisinde oynuyor. Bu bizim bildiğimiz basketbol değil, neden mi? Çünkü sahada oynanan oyun Eurochallenge seviyesinde bazı takımların çılgın denemelerini andırırcasına ama tabi ki de bize en çok Mike D’Antoni’nin 2004/05 sezonunda Phoenix Suns’daki basketbolseverler tarafından “7 Saniye Veya Daha Az” prensibi olarak bilinen bir hayli çılgın denemesini andırıyor.

NBA’deki değişen oyun sistemi sonucu, bu sisteme ayak uyduramayan 2-3 takım dışında tüm takımların maçlarının seyir keyfini bir hayli arttırdı. Hatta bunu biraz daha öteye taşıyıp NBA’in altın çağını yaşadığı söylenebilir. (NBA’deki değişen oyun sistemi üzerine daha detaylı bilgi için, bu yazımı inceleyebilirsiniz). Şimdi bu Altın Çağın geride kalan 12 gecesini akıllarda kalan birkaç başlık altında değerlendirelim.

Los Angeles Lakers, Kobe Bryant

Yukarıda bahsettiğimiz NBA’deki değişen sisteme ayak uyduramayan takımlardan birinin Los Angeles Lakers olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Bu alanda Lakers’a New York Nicks ve Brooklyn Nets eşlik ediyor. Kobe Bryant ise hayranlarını üzmeye devam ediyor. Özellikle de onun en iyi olduğu yıllarını izleyen bizim jenarasyon için Black Mamba’nın veda sezonu bir hayli zor olacağa benziyor.

Golden State Warriors, Stephen Curry
Son şampiyon ve değişen oyun sistemini sahaya en iyi yansıtan Golden State Warriors sezona kaldığı yerden devam ederken, sahadaki lideri Stephen Curry ise sezona unutulmaz bir ilk dört maç performansıyla başladı. Stephen Curry 4 maçın sonunda yakaladığı 37.0 sayı ortalamasıyla, son 24 yılın en iyi ilk 4 maç performansını sergiledi. Sezona 7-0 ile başlayan Curry önderliğindeki Golden State Warriors, geride kalan 12 günün sonunda ligin en formda takımı ve şampiyonluğun da en büyük favorisi görünümünü veriyor.

New Orleans Pelicans, Anthony Davis

New Orleans Pelicans cephesinde en önemli gelişme şüphesiz ki sezon başlamadan önce Anthony Davis’in sözleşmesinin 5 yıl için 145 milyon dolar karşılığında uzatılması oldu. Takımıyla olan yeni anlaşmasını twitter hesabından takipçilerine “Burada kalacağım, yeniden başlıyoruz “ şeklinde duyuran Anthony Davis alacağı yıllık 29 milyon dolarlık ücretle, Kobe Bryant’ın 2004-2011 sezonlarını kapsayan 136,4 milyon dolarlık kontratını da geride bırakarak NBA’in tüm zamanların en yüksek ücretli kontratına imza atan oyuncusu oldu. NBA’de 3 sezonu geride bırakan Anthony Davis’in, otoriterlere göre önümüzdeki sezonları domine etmesi bekleniyor. Anthony Davis değişen NBA oyun sisteminde olabilecek ideal pivot pozisyonunu temsil edercesine orta mesafe, sırtı dönük oyun, ikili oyunları yüksek yüzdeyle bitirme ve penetre ederek sayı atarak yarattığı sayı opsiyonlarıyla ezberlerimizdeki pivot tanımını bir hayli zorluyor. Bu geniş sayı repertuarına bir de üç sayı çizgisinin gerisi mi ekleniyor? NBA’de ilk sezonunda üçlük çizgisinin gerisinden sayı üretemeyen Anthony Davis son iki sezonda üçlük çizgisinden gerisinden yüzde 15 ile sayı üretirken geçen sezonu 8,3 lük yüzdeyle tamamladı. Peki yaz döneminde üçlüğünü geliştirmeye çalıştığı söylenen Anthony Davis sezona üçlük çizgisinin gerisinden nasıl başladı? Geçen sezonlara göre mi kıyaslamamı istersiniz yoksa bilinen pivot tanımıyla mı kıyaslamamı istersiniz? Hangisiyle kıyaslarsak kıyaslayalım Anthony Davis takımıyla sahaya çıktığı 6 maçın sonunda üçlük sayısının gerisinden, sezona % 35,7 gibi çok yüksek bir oranla başlarken hem bu sezon hem de önümüzde sezonlar için başta Pelicans taraftarları olmak üzere NBA takipçilerini heyecanlandırmaya devam ediyor.

YAZAR : YUSUF YÜCEL

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir