NBA Günlükleri

San Antonio’da her şey bildiğiniz gibi

 

Adsız(Resim: http://www.poundingtherock.com/)

Atlanta, Clippers, Indiana gibi zor rakiplern olduğu bir seride Minnesota maçı San Antonio’ya ilaç gibi geldi. İlk çeyrekten itibaren maça hükmeden SAS tüm çeyrekleri kazanarak ve hiç risk almadan maçı tamamladı. Diğer yandan Minnesota’da kafalar bir hayli karışık. San Antonio’ya güçlük çıkartamadan maçı tamamladılar ve asıl bunu incelemekte fayda var.

Takım Towns, Rubio, Wiggins, LaVine gibi gençlere önem verirken onlara mentor olabilecek Prince, Kevin Martin, Andre Miller ve Garnett’ı da kadroda barındırıyor. Bu kadro iyi oynadıkları bir gecede herkesin başına dert açabilir. SAS karşısında Martin’in ve Miller’ın yokluğu Mitchell’ın canını eminim çok sıkmıştır (Tam kadro çıkmış olsa dahi Wiggins ile Rubio’nun yumuşak karnı olan uzak mesafe atışları ve Martin’in iyi üçlük attığı bir akşam yaşaması gerektiği gibi şartları var yerine getirilmesi gereken). Wiggins’in maç boyunca Leonard’ın gözetimine verilmesi şut yüzdesini oldukça düşürdü (2/11’e daha ziyade facia diyoruz). Towns ve Aldridge’in ise oyunlarının benzerliği Minnesota adına çok ümit vericidir. Ribaundlarda ve asistlerde iyi görünmeyen Minnesota’da Wiggins’in, “onları izleyip yaptıklarını yapmaya çalışmalıyız” sözü maçı özetliyor.

Minnesota bu aralar bize iki şeyi hatırlatıyor, Flip Saunders’ı ve Garnett’ı. Saunders’ın NBA’yi yasa boğan vefatını hatırlamayan sanırım çok az kişi vardır. Garnett ise Duncan ile verdiği mücadelede bizleri gülümsetmiştir. Birbirleriyle oynadıkları 44. “normal sezon mücadelesini” geride bırakmış bu iki oyuncu, kazanmak ya da kaybetmenin çok önemli olmadığını bize tekrar hatırlattı. Onları parkede itişirken görmek hala çok güzel. Bireysel istatistikleri üzerinden elbette savunamam ama duygusal yanım yüzünden bu iki isme All Star maçlarında kariyer sonlarına kadar forma verilmesi gerektiğini düşünüyorum (Kobe ve Nowitzki de bu ikilinin yanında olmalı elbette).

Topla buluşma ve pas rakamlarının istediğimiz şekilde seyretmesi (470-352) hedeflere uygunluk açısından değerliydi. Kendi oyunumuzu kabul ettirebildiğimizi görmek rakip Minnesota bile olsa sevindirici. Bu maç özelinde dikkat çekici olan ise Anderson, West, Mills üçlüsüne verilen sürelerdir. Asıl üçlü, Duncan, Parker ve Manu’ya toplam 64 dakika süre veren Pop, Mills, West ve Anderson’a 62 dakika forma vermiştir. Kawhi ve Aldridge yaklaşık otuzar dakika süre almıştır ve bu da aslında bize oldukça fazla şey söylüyor. Marjanovic’in az dakika almasını ise doğrusu anlamakta zorlandık. Pop Minnsota’yı bu halde bulmuşken bu tercihi kullanabilirdi.

Minnesota karşısında bulunan şut sayısı, isabetli üçlük yüzdesi gibi rakamlar her şeyin yolunda olduğunu söylemekteyse de top kayıpları ve rakibe verilen ofansif ribaund şansları alarm vermektedir. Bu maçın Spurs’e yapabileceği en büyük katkı bu sinyalleri fark etmektir. Bu şansları Cleveland’a verirseniz kral ve ekibi sizi affetmez.

Minnesota karşısında üçüncü çeyreğin ortalarında maç skoru 65-48 iken gerçekleştirilen SAS atağını tekrar tekrar izlemek lazım. Maçın oyunu seçilmeyi hak eden bu atak tam anlamıyla “keyif verici şeyler” sınıfına giriyor.

Sonraki maç Phoenix karşısında olacak ve şaşırtıcı bir şey tahmin etmiyoruz.

İyi seyirler.

Yazar : Utku KÖKER

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir