NBA Günlükleri

NBA’in “yüksek EGO’lu” sorunsuz süperstarı; LeBron James // CLE: 104 – 100 : OKC

2003 NBA Draftı, bu zamana kadar ki draftların içinde 1984 ve 1996 NBA Draftlarıyla beraber ligin en iyi 3 draftından biri olarak gösterilir. Hatta basketbolseverlerin bir kısmına göre en iyi drafttır. Michael Jordan’ın geri döndükten sonra Washington Wizards formasıyla gösterdiği unutulmaz performans ve 2003 yılında basketbola ettiği son veda, Kobe’nin sorunlu bir yıldız olarak öne çıkarılmasıyla beraber, NBA yönetimi yeni bir “süperyıldız”a ihtiyaç duydu.

2003’te liseden direkt olarak Cleveland Cavaliers tarafından draft edilen LeBron James, yaşına göre oldukça olgun fiziği, basketbol yeteneği ile birlikte bu kategoriye uyan en uygun isim olarak seçildi. Düzenli yaşantısıyla Kobe’den farklı olarak ahlaki değerlere de sığan bir yapısı olan, bir şehrin takımını bulunduğu konumdan çok daha iyi yerlere getirebilecek potansiyele sahip olan LeBron yavaş yavaş NBA’de basamakları tırmanmaya başladı. 2003 draftının büyük üçlüsünün içinden yaşı ve yeteğinin yanı sıra medyanın da katkısıyla çok çabuk sıyrılan LeBron James hakemlerin de yavaş yavaş kendini kayırmaya başlamasıyla bir anda mükemmel istatistiklere ulaştı.

LeBron James, Carmelo Anthony, Dwyane Wade ve Chris Bosh gibi isimlerin draft edildiği 2003 sınıfının ilk şampiyonluğu Dwyane Wade tarafından kazanılınca, NBA taraftarları ikiye bölündü. Kimileri LeBron’un en iyisi olduğunu düşünürken, kimileri Dwyane Wade’in LeBron kadar kayırılması durumunda ekstra hızlı olan ilk adımıyla beraber NBA’in zirvesine çok daha rahat ulaşabileceğinden emindi. Bu tartışmaların içinde LeBron’un egosu gün geçtikçe tavan yapmakta ve verdiği demeçlerle giderek tepki toplamaktaydı. Nomal sezonda gösterdiği performansa rağmen, playoff’ta beklenenden çok daha düşük bir performans gösteren LeBron her sezon sonunda, biraz daha eleştiriliyordu.

Zaman içinde oyununu oldukça geliştiren LeBron, dribbling üzerine oynadığı hücum oyununa 3 sayılık atış, orta mesafe şutlar, hücum ribaundu ile gelen 2. Şans sayılarını da eklemeye başlamıştı. Fiziğine rağmen post oynamaktan uzak durması ise her zaman onun adına bir eksi olmuştu. Savunmada ise, LeBron potansiyelinin çok altındaydı. Karşısına gelen yıldız isimlere karşı istekli bir şekilde savunma yapabilen LeBron, rakip seçtiği gerekçesiyle yine eleştiri oklarının hedefinde kalmaktaydı.

Miami’ye  gerçekleştirdiği transfer ve bu sırada Cleveland hakkında söylediği sözlerle büyük bir taraftar kitlesini de karşısına alan LeBron, Miami Heat’in kontrolünü Dwyane Wade’in elinden almaya kararlıydı. İlk iki senesinde normal sezonda gösterdiği performansla Wade ve Bosh’u ezen LeBron, verdiği ropörtajlarda “bence takım arkadaşlarım bana daha çok yardımcı olabilmeli” tarzı söylemleriyle egosunun ne boyutlara ulaştığını gösteriyordu. Bu açıklamalarının üzerine NBA Final serilerinde özellikle Dallas Mavericks’e karşı oynadığı oyun, kritik anlarda topun hala Wade’in elinde dönüyor olması ve LeBron’un sorundan kaçıyor olması ile LeBron James yine ağır sorumluluğun altından kalkamamaktan korktuğunu belli ediyordu.

Süregelen yıllar içerisinde LeBron sorumluluk duygusunu arttırdı ve Miami’de şampiyonluk sevinci yaşayarak üzerinde ki şampiyonluk yaftasından da kurtulmuş oldu. Cleveland’a geri dönene kadar Chris Bosh ve özellikle Dwyane Wade’in oyunlarını ciddi sekteye uğratan LeBron, olaylı bir şekilde geldiği Miami’den, pek sakin olmayan bir şekilde ayrılmıştır. Konu ile ilgili sorulara Dwyane Wade, “o hala benim kardeşim” diyerek cevap vermiştir. Geçen sene dökülen Miami ve Wade, bu sezon kendini toparlamış görünmekte ve playoff için daha güçlü şekilde mücadele vermektedir.

Peki ligin “verilmeyen steps” kralı LeBron James bu saatten sonra nasıl bir yol izleyecek.. Kobe Bryant’ın da bırakmasıyla beraber gözlerin tamamen kendisine döneceği LeBron bakalım Cleveland’ı şampiyonluğa taşıyabilecek mi.. Dün oynanan maçta 33 Sayı – 9 Ribaund – 11 Asist ile oynayan LeBron James, yaptığı 7 top kaybı ile performansına biraz gölge düşürdü. LeBron James hakkında lige katıldığından beri genel kanım şu’dur: egosunu bir kenara bırakmayı öğrenebilmiş olsaydı şimdiye kadar minimum 5 yüzük takabilmişti.

 

Murat GÜLERHEPŞEN

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir