NBA Günlükleri

SAS-Minnesota… Yine Yeniden…

AdsızNormal sezona bazı maçlar (evet maç seçiyorum) dışında ve temel göstergelerden sapma büyük olmadıkça çok da önem vermiyorum. Bu bakımdan normal sezon maçları bizi playofflara taşıyan bir araç görevi görmekte. Bu maçlardaki temel duruşumuz, takımımızın döngüsünün hangi istikamette olduğu, takımın yükseliş ve düşüş dönemleri gibi bazı ana unsurlara bakıp playofflara hazır girmekten ibaret.

Duncan’sız çıkılan bir maçı geride bıraktık. Duncan bizim için 25 dakika sahada tutulan, 5-10 arası ribaund alan ve 10-15 sayı atan bir adamdan daha fazlasıdır. Herkes biliyor ki gerek Manu gerek Duncan playofflara saklanmaktadır ve onların sağlıklı tutulması, atacakları 25 sayıdan çok daha kıymetlidir. Duncan’ın oyun zekası ve oyun görüşü o kadar kıymetlidir ki içeride topu kendisiyle buluşturduğunuzda bir point guard gibi olmadık bir açıdaki boş adamı görebilir veya oyun sıkıştığında, kolay basketle sonuçlanacak bir pas trafiğini başlatabilir. Tam da bu yüzden Duncan’sız çıkılan maçlar bizim radarımıza giriyor. Takımın asist ve ribaundlarda nasıl bir tepki vereceğini gözlemlemek istiyoruz. (Diz kapağından dolayı oynamadığı bu maç özelinde konuşmuyoruz elbette ama) Duncan’ın sahaya çıkmadığı bu tür maçlar, playofflarda olabilecek sakatlıklar durumunda neler yaşanacak sorusunun simülasyonunu yapmamızı sağlıyor. Bu maç daha geçen hafta oynanan Minnesota maçının bir tür rövanşıydı ve beklenti Diaw’ın, West’in ve Aldridge’in 5 numara boşluğunu kapatacağı yönündeydi. Marjanovic’in değerlendirilmesinin beklenmesi gerektiğini geçen Minnesota analizimizde hatırlatmıştık. Tahminimizde haklı çıktığımızı Boban’ın bu maçtaki performansı ile görüyoruz. 15 dakika bile süre almamış olmasına rağmen ürettiği 17 sayı ve 4 ribaund oldukça etkileyicidir. Bunlardan daha çok hoşumuza giden ise takımın üstündeki ölü toprağını kaldıracak enerjiyi Boban’ın takıma verebilmiş olması. Bu oldukça değerli…

Boban, Kawhi, Towns ve Wiggins’in bireysel performansları dışında bu maç özelinde konuşulmaya değer çok fazla şey yok. Maç, oyunsal anlamda ileriye dönük değişikliklere neden olabilecek bir Dallas, Cleveland, Houston maçı değildi. Takım çok büyük bir enerji ortaya koymuş, ya da vasatın altına inmiş değildir. Bu maçta da kalesini savunmayı başarmış olması, uzun yıllar öncesinin Portland ve Houston’ı ile rekorların paylaşılması gibi konulara çok fazla takılmıyoruz. Green’in üçlük istikrarı, Anderson’ın biraz daha takıma eklemlenmesi ve Simmons’ın alışması gibi şeyler asıl görmek istediklerimiz. Teknik anlamda sahada olan bitenlerin dışındaki her tür istatistik gözün üstündeki sürmenin ötesinde bir şey ifade etmiyor benim için. Pop’un 2. teknik faulü almasından sonra Messina’nın takımın sorumlusu olarak sahada kalması da ilginç bir görüntüydü. Ne de olsa Pop ve Messina’nın basın toplantıları çok farklıdır. Messina’ya soru sormak için bir gece öncesinden uykusuz kalmazsınız.

İyi seyirler.

Utku Köker

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir