NBA Günlükleri

90ların Son Demleri: 2- Mr. Three Pointer: Ray Allen!

90’larda draft edilmeleriyle 2000’lerin Big Three’lerini oluşturan yıldızlarından ilk yazımda kısaca bahsetmiştim. İşte o Muhteşem Üçlü’lerden birinin ,hatta “üçlü” sayısını arttırabileceğimiz bir yıldızlar topluluğunun, üyesiydi Ray Allen. Ama Allen oralara gelene kadar, tam 11 yıllık bir NBA serüveni daha var.
Ailesinden dolayı askeri bir yaşam sürülen ortamda dünyaya gelen Allen’ın  çoğu basketbolcuda da gördüğümüz üzere  sporla ilk tanışması farklı dallarda gerçekleşiyor. Küçüklüğünde beyzbol ve futbolla yakından ilgilenen Ray Ray 10 yaşında basketbolun cazibesine kapılıyor ve lisede ilgisi had safhaya çıkıyor. Hatta lisede bir maç esnasında kendi potasına muazzam bir smaç bastığı yıllardır süregelen bir rivayettir. Nitekim, devam eden süre içerisinde basketbola olan ilgisi git gide artan Allen, yetenekleriyle de göz kamaştırmaya başlıyor. Üniversite ve ardından draftlar derken Ray Ray ve NBA’in yolu en nihayetinde kesişiyor. Minnesota Timberwolves tarafından 5.sıradan draft edilen Allen, hiç forma giymeden direkt Milwaukee Bucks’a takaslanıyor. Hatta basketbolculuğunun yanı sıra 98’de Spike Lee’nin yönettiği He Got Game adlı filmde Jesus Shuttlesworth karakterini canlandırıyor ve büyük beğeni topluyor. Daha ilk senelerinde dikkatleri üzerine çeken Allen’a çoğu takım arkadaşı “Jesus” diye hitap etmeye başlıyor. Sonrasındaki 2008’e kadar varlığını sürdüren Seattle takımı Supersonics kariyeriyle NBA’de ses getiren oyunculardan biri olmaya başlıyor. Peki bu süreçte neler oluyor?

Günümüzün fenomeni Steph Curry’nin son 2-3 senesini katmazsak, zamanının en iyi şutörlerinin başında geliyor Ray Allen. Oynadığı maçlar boyunca tıpkı bugünkü Curry gibi sürekli farklı farklı rekorları kırarak geçmeye devam ediyordu. Her antrenmana ve maça en erken gelip saatlerce şut çalışan bir oyuncuydu. Daha o zamanlar gösterdiği muazzam performansı ve şut yeteneği tüm otoritelerin dikkatini çekmişti ve çalışmalarının meyvesini yiyordu. Aramızda elbet basketbol oynayanlarımız veya oynamış olanlarımız vardır. Basketbolda  öncelikle öğretilen konulardan birisi şut atma prensipleridir. Ayaklar omuz hizasına göre açılmış şekilde potaya bakacak; topu iki elle tutacaksın, zıplayacaksın ve bir noktada yardımcılık görevini üstlenen sol eli (sağ ile atanlar için) devre dışı bırakıp zirveye ulaştığın noktada topu pota-bilek hizasını bozmadan yollayacaksın. Ray Allen işte  özellikle bu noktada kuşkusuz NBA tarihinin en kusursuz şut stiline sahip olan oyuncudur. Atılması gereken en uygun şekilde, derslik pozisyonların adamı Allen bunun da getirmiş olduğu avantajla zaten günümüzde de hala tarihte en çok şut isabeti  -2011’de bir Lakers maçında Reggie Miller’ın rekorunu geçerek- bulunan olan oyuncudur. Stephen Curry’nin kırmadığı bir o rekoru kaldı, o da yakında olacaktır.

rayray

Ardından muhteşem bir Supersonics kariyerinin ardından 2007’de Supersonics’in Kevin Durant’i draft edip Ray Allen’ı takaslamasıyla her açıdan NBA tarihini değiştirmeye devam edecek olaylar yaşanmaya devam etmiştir. Yıl 2007, Allen Boston Celtics galaksisinin son yıldızı.
Celtics Allen takasıyla kurduğu müthiş kadronun (Rondo – Allen – Pierce – Garnett) ekmeğini uzun süre yiyemediyse bunun sebebi ezeli rakipleri Lakers’dır. Ama bu dönemde tek şampiyonluklarını  da 2008 senesinde Lakers karşısında aldılar. Allen bu süreçte ard arda 72 serbest atışta isabet bularak da Celtics tarihine geçti. Daha sonrasında Kobe’nin başka bir varlığa dönüşerek kazandırdığı şampiyonluklar vesaire darken Celtics için 2008 sonrası tam bir hüsrandı. 2010’dan sonrasını söylemek dahi istemiyorum lakin son birkaç senedir yapılanmada olan Celtics’in eski günlerine dönmesi pek uzak değil gibi.

Milwaukee Bucks v Boston Celtics

Tüm bu olaylar gelişirken bir final serisi maçında en fazla üçlük (8) atan oyuncu unvanını da alırken bu unvanı yine kendisinin olduğu bir final serisi maçında San Antoniolu Dany Green’e kaptıracaktı. Madem sona geldik artık Celtics kariyerini bitirelim. Boston’ın bu Fantastik Dörtlü’sü yavaş yavaş dağılmaya başlarken 2012 yılında gelen sözleşme teklifini reddeden Allen, daha az bir ücrete Miami Heat’e imza atarak tercihini LeBron, Wade ve Bosh’dan oluşan muhteşem üçlüden yana kullandı.

Elbette bu kararla Celtics taraftarının çok büyük tepkisine uğrayan, büyük bir kin toplayan Allen yeni takımıyla yaşayacağı şampiyonluğa hazırdı. Kaderin cilvesidir ki Miami ile ilk maçına AA Arena’da Celtics karşısında çıktı. Tabii sadece taraftarın değil oyuncuların da tepkili olduğu Allen birkaç kişi haricinde eski takımından pek de hoşgörü alamadı. Özellikle Garnett’in hakkında söylediği sert sözler aralarına çok büyük bir soğukluk getirmişti. Her şey bir yana, herkesin “artık bitti” dediği dönem de Ray Ray çoğu zaman ilk 5 başlamasa da görevini layıkıyla yerine getirdi dersek yalan olmaz. Özellikle benim için tarihin en iyi serilerinden biri olan Miami Heat – San Antonio Spurs serisi unutulmazdı. Spurs’ün 3-2 önde olduğu ve 6.maçın son saniyelerine dek de önde götürdüğü maçta, artık Miamililerin ümidinin kesilip AA Arena’yı terk etmeye başladığı sırada bitime 5.2 saniye kala bulduğu üçlük isabetiyle sadece maçı uzatmayla kalmadı kupayı da adeta Miami’nin kucağına getirmiş oldu. Çünkü seri 7.maça uzarsa yine Miami ev sahibiydi ve bu moral avantajıyla bitti denilen Heat yeniden canlanacaktı. Nitekim öyle oldu ve Miami son maçı da alarak şampiyon oldu. Ve işte hepimiz o an dedik: “ Allen bitmemiş!”.
İşte o unutulmaz anı tekrar tekrar izlememiz bence yararımıza. :

Boston Celticsli arkadaşları anlayabiliyorum ama eminim ki Allen onların da en sevdiği oyunculardan biriydi. Çünkü taraftar her zaman sevdiği oyuncuya tepki gösterir. Ray Ray bu yazı dizisine başlamamın temel nedeni olan “kendi kuşağıma basketbolu sevdiren adamlar” ın başında geliyor. Şuan boşta ve emeklilik kararını açıklamadı. Ama bugün yarın o da yakındır. Her zaman soğukkanlılığı ve o hiç bozulmayan karizması; ağzında sakızı ve ufak tebessümü… Gördüğüm en iyi şutörlerden biriydi. Walter Ray Allen, Jesus ya da Ray Ray, her ne derseniz.

USA_Ray-Allen-4

Yazan: Taylan KILIÇ

Taylan Kılıç on FacebookTaylan Kılıç on InstagramTaylan Kılıç on Twitter
Taylan Kılıç
Hayali muhabirlik olan, şimdilerde ise çok sevdiği basketbol adına naçizane yazılar yazan biri.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir