NBA Günlükleri

Chris Bosh Yeni Miami Heat’e Nasıl Uyum Sağlar?

 

Chris Bosh uzun aradan sonra tekrar Heat benchine döndü ve pratik yapmaya başladı. Kendisinin verdiği demeçte normal sezonun sonunda temiz biçimde parkelere dönmeyi umduğunu fakat Heat yönetimi ve Spoelstra’nın Bosh’dan bu sezonun üzerini çizmesini istediğini belirtmişti. Ama Bosh’un hiç böyle bir niyetinin olmadığını çok rahat söyleyebiliriz.

Peki durum buysa Bosh ayrıldığından beri pace katmanında görülen dozaj artışı ve çok daha tempolu, ritimle oynadıkları bu oyuna Chris Bosh’u nasıl ve nereye monte edebilirler? Döndüğünde Heat’e nasıl ve nerede fit olacak?

İlk bakışta saçma sapan bir soru gibi gözükebilir. 11 kez All-Star olmuş ve Heat’in skor yükünün büyük bölümünü karşılayan bir oyuncu nasıl işleri güçleştirebilir değil mi? Cevabı tamamen oyun planında kendini nerede bulduğuyla alakalı.

Burada ki maksadım asla Chris Bosh döndüğünde Heat’e zarar verebilir veya verecektir değil. Aksine Bosh, modern NBA’in örnek modern uzunu. Fakat Bosh’suz Miami çok çok farklı tarzda ve daha yeni bir oyunla karşımıza çıktı yani yepyeni bir takım gibi gözüktüler. Bu belki sakatlıklar vesilesiyle tesadüfe gelmiş sayılabilir ancak bu tempodan bir cevher buldu Heat. Ana role Dragiç’in geçtiği, pace&space misyonlu açık alanı bir tık daha rahat kullanan bir Heat. Daha hızlı oynayan (Bosh ayrıldığından beri Heat yaklaşık +4.83 değer daha hızlandı)topun daha hızlı hareket ettiği ve alternatifli skor yolları olan bir sistem. İşte bu ritime Bosh’u nasıl monte edecekler derdimiz bu.

bosh without

All-Star arasından beri en çıtayı yükselten isim hiç tartışmasız Goran Dragiç. 9 Şubat’tan beri hücumda en fazla mesafe kat eden 8. Oyuncu ve All-Star arasından beri ilk beş çıkan oyuncular arasında +/- değeri en yüksek beşinci isim Goran. 9 Şubat tarihi Bosh’ın Heat’ten ayrıldığı tarih. Ana tema artık tamamiyle Dragiç’e yöneldi ve bununla birlikte Miami, maç başına attığı sayı – aldığı ribaund – yaptığı asist – bıraktığı başarılı serbest atış – doğru şut kullanımı ve hücum reytingi oranlarının tümünü artırmayı başardı. Bu dominantlık All-Star arasından beri onları en çok kazanan 4. takım konumuna getirdi. Miami’den Dwyane Wade “Onun hücum modunu seviyorum ve onun zeminde her zaman agresif kalmasını istiyorum. O harika bir oyuncu”

hpg1516-cha-dragic01-160317

Luol Deng ise “Goran muhteşem işler yapıyor açık alanda. Her zaman koştuğunu ve drive yaptığını görüyorum ve onun hızına yetişmeye çalışıyorum”

Goran Dragiç bu değişime şöyle değiniyor “Ribaund alıyorsan veya savunuyorsan koşmalısın. Rakibi olabildiğince az kişiyle yakalamaya çalışıyoruz, bir kişi eksiltmek bizim için büyük bir iş”

Bosh’dan yoksun Heat için önemli değişikliklerden bir başkası +50 oyuna çıkıp defansif averajı en yüksek üçüncü, savunma reytingi en yüksek ikinci uzun olan fakat korkunç dengesiz vasiyetteki Hassan Whiteside’ın oyuna benchten gelmesi oldu kuşkusuz.  Fakat süresi azalmadı. Bu radikal kararın da ibresinin olumlu tarafa baktığını söyleyebiliriz çünkü tempoyu baz aldığımızda en verimli ilk 5’in içinde Whiteside bulunmuyor. Gerçi süresinin azalmadığını söylemiştik fakat o benchte iken Heat hızlanmakta. Bu da daha fazla açık alan, tempo ve buna bağlı olarak varyasyonlu hücumlar demek.

Aşağıdaki tabloda Hassan Whiteside’ın kenardayken ve oyundayken Heat temposunun değişimini görüyoruz. Whiteside’ın tempolu oyunda takımı hafif baltaladığı görülüyor.

whiteside pace

Nets ile yolları ayırıp Heat’e katılan Joe Johnson ise isabet atış oldu diyebiliriz. Onun gelmesiyle Luol Deng 4 numaraya esneyerek yeniden doğdu, yetmedi Josh Richardson kendi zincirlerini kırınca Heat en keyifli oluşumlardan biri oldu birden bire.

hpg1516-den-richardson03-160314

All-Star arası öncesi 23 oyunda 11.5 dk, 1.9 sayı, 1.1 ribaund, 0.8 asist yapan Richardson, All-Star sonrası 15 oyunda 26.3 dakikada 10.2 sayı, 2.7 ribaund, 1.6 asist ortalamalarıyla tavan yaptı tavan. Bitmedi abi bitmedi daha enteresanını söyleyeyim; All-Star öncesi %20 üçlük ve %25.9 toplam şut atan Josh Richardson, All-Star sonrası %64.1 üçlük ve %56.6 toplam şut yüzdesine çıkmayı başardı. Olağanüstü be abi vallahi.

Joe Johnson için de aynı şeyleri söyleyebiliriz sanki. 3,5 sezon boyunca Nets formasıyla %43.2 ile şu atan JoJo, 10 oyuna çıktığı Heat için %56.5 ile şut atmakta. Yine aynı şekilde Nets formasını giydiği dönemde %53.2 ile doğru şut kullanırken Miami’de %67.4’e çıkmış.

“Daha önceden de şut kullanabiliyordum fakat şimdi durum değişti. Artık herkes şut atabiliyor, herkes koşuyor. Biz sürekli topu hareket ettiriyoruz, böylelikle skor için herkes tehlikeli oluyor” diyor JoJo.

Ufak bir sorun, JoJo’nun eklenmesi ve yeni görünümlü Heat’in yanı sıra Josh McRoberts ve Gerald Green‘in kayıpları belirginleşmiş oldu.

Heat sakatlıklara rağmen bir rotasyon buldu, All-Star arasından beri en fazla bench katkısı alan oluşumlardan biri konumunda ve Chris Bosh bu takıma bu formda katılırsa neler olacak?

Aslında cevap belli. Bosh, Amare Stoudemire’ı benche yollayacak. Bosh döndüğünde olan Amare Stoudemire’a olacak fakat takım için en iyisi de bu net şekilde.

Şimdi, bu durum play-offlarda LeBronlu Cavs’a direnç gösterebilir mi? Veya Heatliler beklentiyi artırmalı mı?

Bazı belirsizlikleri törpülemesi gerek Heat’in. Bunlardan biri kesinlikle Whiteside’ın faul problemi. Mecburen kenara gelen Whiteside’ın kalan dakikalarını da Bosh alacaktır yüksek ihtimal. Böylelikle bu sorunu gölgeleyebilir. Whiteside döndüğünde 4 backcourt oyuncusuyla birlikte dönmesi bu sisteme süreklilik sağlayabilir.

Bir diğer soru; Whiteside ve Bosh beraber oynadıkları günler artık geçmişte mi kaldı? Bilmiyorum ama maçtan maça hatta periyottan periyoda değişebilir diye düşünüyorum. Ancak oldukça kısıtlı olacaktır tahminen.

Eğer Chris dönerse Heat çok daha iyi olacak ancak mevcut stildeki oyununa Bosh’ı nasıl monte edeceklerini öğrenmeye ihtiyaçları olacak.

 

Çağan Kesmen

 

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir