NBA Günlükleri

NBA 5 on 5 (Play-Off Öncesi)

NBA Günlükleri Genel Yayın Yönetmeni Mutlu Nazlı ekibine sordu.

1- Memphis Grizzlies kalan zorlu fikstürü ve sakatlıklar sonrasında play-off dışında kalabilir mi?

Zaferhan Soylu: Memphis’in Marc Gasol’dan, Mario Chalmers ve Mike Conley’e uzanan kabarık sakatlık listesine ve sahaya çıkan isimlere bakınca aslında artık şanslarının kalmadığını düşünmemiz lazım, aslında Trade Deadline’dan beri bunu düşünüyoruz. Fakat, Marc Gasol’un gidişiyle daha çok dış oyuncunun yer aldığı, çok daha fazla üçlük denenen ve Lance Stephenson’un da beklenmeyen çıkışıyla daha çok topa yön veren oyuncuya sahip oldular. 14 Mart itibariyle 7 ve 8. sıradaki Dallas ve Houston’a göre 6 daha az mağlubiyetleri var, kalan maç sayısının 16 olduğunu düşünürsek, Memphis’in içeride kalacağını düşünüyorum.

Emrah Yılmaz: Bütün sakatlıklara rağmen fena performans göstermiyorlardı.Chalmers’in ilk 5 başladığı maçlarda 5-2 ile iyi gidişleri vardı ancak Chalmers’in sakatlığı Memphis için son nokta oldu diyebiliriz Play-Off’a kalmaları çok zor.

Erdem Çıragöz: Sakatlıklar sonrasında farklı bir Memphis izliyoruz, diyebiliriz. Açıkçası bu Memphis’te Marc Gasol, Mario Chalmers, Mike Conley, Zach Randolph gibi yıldız bir isim olmasada, bu süreçte JaMychal Green, Lance Stephenson ve Matt Barnes gibi isimlerden aldıkları çok farklı katkılar sayesinde kötü bir oyun sergilemiyorlar. Hem bu sebeple hemde şu anda 9. sırada bulunan Utah Jazz ile aralarındaki maç farkının çok olmasından dolayı ben Memphis’in play-off potasında kendine yer bulacağını düşünüyorum.

Metehan Çavuş: Memphis Grizllies en önemli oyuncusu Marc Gasol’ün sakatlığına üzülemeden Zach Randolph Mike Conley ve Mario Chalmers’ında sakatlıkları üzerine maç kazanması imkansıza yakın bir rotasyonla oynamaya başladı ancak bu süreçtede Matt Barnes Lance Stephenson Tony Allen gibi oyunculardan aldığı ekstra katkı ile direnmeye devam ediyor daha önceden alt sıradaki takımlarla yaptığı  galibiyet farkını Randolph ve Conley dönene kadar koruyabilirse takım yine 5. Sıradaki yerini koruyacaktır.

Burak Borulu: Memphis Grizzlies batının son yıllarda en sağlam takımları arasında yer alıyor. Özellikle Gasol-Conley-Randolph üçlüsünü kurdukları 2009-2010 yılından sonra 2010-2011 sezonuyla beraber üst üste 5 sezon playoffta yer almaları bunun en büyük kanıtı. Hatta bu yıllar içerisinde çoğu basketbol sever tarafından sadece bir playoff takımı olmaktan daha fazlası bekleniyordu. Bu yıl bunun aksine bir görüntü çiziyor takım. Bunun en büyük sebebi şimdilik sakatlıklar olarak gözüküyor. Gasol’un sezonu kapatması, Conley’nin aşil sorunları çekmesi ve Randolph, Vince Carter gibi isimlerin sık sık sakat olması bu sene için playoffun Grizzlies için iyi bir hedef haline gelmesine neden oldu. Şu an bu olumsuzluklara rağmen 56 maçlık bölümü batıda beşinci bitirdiler ve dokuzuncu olan Utah’tan 8 maçlık bir avantaja sahipler. Sezonun sonuna yaklaşırken bu farkın kapanmayacağını düşünebilirsiniz fakat Grizzlies’in kalan maçları arasında 2 Spurs, 2 Clippers, 2 Warriors, 1 Toronto ve 1 Dallas(deplasman) maçlarının olması Memphis’in zor bir dönemden geçeceğinin göstergesi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen takımın kalan takvimi iyi şekilde kapatıp, elindeki avantajı koruyacağını düşünüyorum.

2- Washington Wizards’ın kalan takvimine göre play-off şansı nedir?

Zaferhan Soylu: Washington, direkt rakibi olan Chicago’yla 1, Detroit’le 2, Atlanta’yla 3, Charlotte’la da 1 kere oynayacak. Bunun duşunda iki Brooklyn, bir Philadelphia, bir Phoenix, bir Lakers maçları var. Son saydığım 5 maçı kazandıklarını düşünürsek, kendi geleceklerine Doğu konferansı takımlarıyla maçlarındaki performanslarıyla kendileri karar verecekler. Sezonun en büyük hayal kırıklıklarından sayabileceğimiz Wizards öncelikle sağlıklı kalmalı ve maçlarını kazanmalı, ancak rakiplerinin de kaybetmesi gerektiğini düşünürsek ben onları şu anda dışarda kalmaya daha yakın görüyorum.

Emrah Yılmaz: 2 maç ard arda hemen önlerindeki Pistons ve Bulls ile oynayacaklar bence bu maçlar Washington’un Play-off hedefi için çok önemli maçlar.Bu maçların sonucuyla Play-Off’a kalma şansları ortaya çıkacaktır.

Erdem Çıragöz: Washington takımının kalan takvimi pek zorlu değil. Minnesota, Philadelphia, Brooklyn, Phoenix, Lakers, Knicks gibi lige havlu atmış takımlar ile karşılaşacaklar. Önlerinde yenemeyeceğini düşündüğümüz tek maç olarak Oracle Arena’daki GSW maçı var diyebiliriz. Ama kalan maçlarda en çok önem kaydedecek olanlar 8. sıra için yarıştıkları Chicago ve Detroit takımları ile yapacakları maçlar. Washington Chicago’yu kendi evinde ağırlayacak, Detroit’in sahasına konuk olacak. Ben Washington’un bu iki maçtanda galibiyet alamayacağını düşünüyorum. Hala takım olarak oyunun hangi yönünde kuvvetli olduklarını bulamamaları, beni bu düşünceye itiyor diyebilirim. Bu sebeplerden dolayı Washington’u bu sene play-off potasında görme şansımızın az olduğunu düşünüyorum.

Metehan Çavuş: Washington Wizards kağıt üzerinde kolay bir fikstürü var gibi görünse de takımın hala daha çok büyük problemleri var Markieff Morris takımı 1 üst seviyeye çıkartsada Washington’ın takım halinde yaşadığı büyük problemler takımın önüne sürekli bir taş koyuyor.Belkide John Wall hariç herkesin problemli olduğu bir takım olan Washington Wizards’ın Randy Wittman gibi bir koçlada aradaki galibiyet farkını kapatabileceğini sanmıyorum.

Burak Borulu: Washington Wizards’ta Grizzlies gibi sakatlıkla sebebiyle yarışta sıkıntı yaşayan bir ekip ancak onların Grizzlies’in aksine playoff potasının dışında yer almaları hem de doğu konferansında bu durumda olmaları sorunun daha büyük olduğunu işaret ediyor. Şu an takım günlük eksiklikler haricinde tam kadro ancak hem sakatlıklar sonrası form düşüklüğü hem de Wall’un tek başına çırpınması playoff yarışında en büyük handikapları. Bu olumsuzluklara rağmen onlar için playoff yolu göründüğü kadar karanlık değil. Bunun sebebi kalan takvimlerinde playoff yarışı içinde oldukları Atlanta (3x), Detroit (2x) ve Chicago Bulls ile maçları olması. Bir anlamda playoffa kalmak istiyorlarsa kendi göbeklerini kendileri kesecekler. Atlanta’nın daha zorlu takvimi, Detroit’in devam sorunu onlar için artı gözükse de sergiledikleri performansa bakarak doğuda dahi olsalar bir playoff takımı görüntüsü içinde olduklarını söylemek pek mümkün değil. Wall’un sihirli değneği onları playoffa taşır mı bilinmez ama pek mümkün olacağı düşünmüyorum.

 

3- Portland Trail Blazers performansını sezon sonuna kadar koruyarak play-off yarışı içinde kalabilir mi?

Zaferhan Soylu: Memphis’in arayı açması, Denver’ın da Utah’tan net bir şekilde geride olmasıyla Batı’daki üç yer için Portland, Houston, Dallas ve Utah yarışacağı resmi çıkıyor önümüze. basketball-reference.com ‘un Fikstür Zorluğu indeksi kalan maçlarda en kolaydan en zora gidecek şekilde Utah, Houston, Portland ve Dallas’ın fikstürlerini sıralıyor. Ligin en güzel hikayelerinden olan Portland açıkçası Lillard ve McCollum ikilisiyle var olacak ya da olmayacak. McCollum’un çok büyük çıkışıyla Splash Brothers’ın ardından en önemli guard ikilisine dönüştü Lillard-McCollum ikilisi. Portland’ın diğer pozisyonlardan çok fazla hücum katkısı almayan bir takım olduğunu göz önüne alırsak, bu ikilinin şut ve dribbling üzerinden takım arkadaşlarına yaratmasına çok bağımlı oldukları tablosu çıkıyor. Eğer ikili sezonun ikinci yarısındaki iyi performanslarını devam ettirirlerse Portland içeride kalacaktır.

Emrah Yılmaz: Memphis’in düşüşünü göz önüne alırsak Portland’ın Batı’da 5 ve 6 olması kuvvetle muhtemel.Önlerinde 5 maçlık bir deplasman serisi var ve ondan sonraki son 11 maçlarının 8’ini evlerinde oynayacaklar evlerinde gösterecekleri performans ile Play-Off’a kalacaklardır.Sonrası Damian Lillard ve McCollum’un eline bakar.

Erdem Çıragöz: Portland Trail Blazers bu senenin sürpriz takımlarından biri. Sezon başında ilk beş oyuncularının dördünü kaybeden bu takım için hiç kimse play-off sözleri sarf etmeyebilirdi. Ama Damian Lillard ve Cj McCollum önderliğinde Portland gerçekten güzel galibiyetler aldı. Mason Plumlee, Allen Crabbe, Meyers Leonard ve Gerald Henderson gibi isimlerdende katkı almayı başaran Portland, şu anda Batı Konferansı 6. sırasında yer alıyor. Fakat Portland takımının kalan maçları çok zor gözüküyor. Ayrıca zor maçların çoğunu deplasmanda oynayacak takımın bence play-off potasında kendine yer bulması için sürpriz bir deplasman galibiyetine ihtiyacı olacak. Ama diğer taraftan yarış halinde olduğu takımlar olan Houston, Dallas ve Utah’ın da şu anki durumları çok iç açıcı gözükmediği için Batı Konferansı play-off yarışı normal sezonun son maçına kadar sürebilir. Benim görüşüm ise Portland ilk 8 sıra için Dallas ve Utah’ın bir adım önünde gözüküyor.

Metehan Çavuş: Portland Trail Blazers sezon başında ilk 5’inin 4 oyuncusunu kaybedince herkes Portland’ın drafta yatıp gelecek sene Damian Lillard ve drafttan gelecek oyuncunun üzerine bir takım kurmasını bekliyordu. Ancak Portland bu sezon ki muhteşem performansı ile büyük çoğunluğu haksız çıkartmayı başardı.Damian Lillard’ın muhteşem performansını yanında C.J. McCollum, Gerald Henderson, Al Farouq Aminu, Mason Plumlee gibi isimlerden aldıkları ekstra katkılar ile play off potasına girdiler ki sezon sonuna kadar bu çizgilerini bozmayıp 6. Ya da 5. Sıraya da çıkabilir ama en azından ilk 8’in içinde bir yerleri garanti.

Burak Borulu: Portland Trail Blazers’ın maç takvimine bakarak pek olumlu konuşamasak ta sergiledikleri performans göz alıcı seviyede. Özelikle allstar arasında sonra Damian Lillard’ın yaptığı çıkış sezon başı kadro dağılınca kimsenin şans vermediği Blazers’ın playoff potasında var olmasını sağladı. Oyunlarını bu seviyede tutabilirler mi bilinmez ama Memphis’in sakatlık sorunları, Houston’ın hala dikiş tutturamaması playoff için okların Portland’ı göstermesine sebep oluyor. En azından şimdilik…

 

4- Toronto Raptors’un doğu konferansını birinci olarak tamamlaması mümkün mü?

Zaferhan Soylu: Açıkçası Cleveland’ın da Toronto’nun da benzer fikstürleri var, iki takım da çoğunlukla Doğu’da playoff yarışı veren takımlarla oynuyorlar. Cleveland’da kimyasal olarak işlerin iyi gitmediği çok ortada, ve takım mental olarak biraz pamuk ipliğine bağlı duruyor. Çok önemli bir maçta bir galibiyet vb. başarı kenetlenmeyi mümkün kılabileceği gibi, şu anki gidişatta basına yansıyan görüntünün çok iyi olmadığı ortada. Toronto da iyi oyununu, çıkışını sürdürmeye devam ediyor. Onların kalan sürede bir yerde DeMarre Carroll’u beklediklerini ve playofflarda Cleveland’a karşı şanslarının olması için onu bir yere mutlaka monte etmeleri gerektiğinin farkındalar. Carroll’u takıma entegre etme aşaması belki biraz sancılı olabilir, hüzn-ü zanla yaklaşarak Cleveland diyorum.

Emrah Yılmaz: Cavs’a göre daha iyi bir fikstürleri var ve aradaki 2 farklık galibiyeti kapatıp ilk sıraya çıkabileceklerini düşünüyorum.

Erdem Çıragöz: Son on maçının sekizini kazanan Toronto iyi takım görüntüsünü çoğu maçta sahaya yansıtıyor. Geçen seneden daha iyi bir Lowry ve daha iyi bir DeRozan sayesinde takım çıta atladı. Fakat doğu konferansını birinci bitirebilmesi için Toronto’nun Cleveland engelinide atlaması lazım. Cleveland koç değişikliğinden sonra pek iyi maçlar çıkaramasada, son üç maçta Channing Frye’ın da verdiği katkıyla beraber güzel oyunla kazanmayı bildiler. Cleveland’ın toparlayışını play-off’a hazırlık olarak düşündüğümden dolayı, Cleveland’ın az maç kaybedeceğini ve bu yüzden Toronto’nun birincilik unvanını alamayacağını düşünüyorum.

Metehan Çavuş: Toronto Raptors sezon içinde beklenenin çok üzerinde bir performans gösterdi. Demar DeRozan Kyle Lowry ikilisinin muhteşem oyunu DeMarre Carroll’un sakatlığına rağmen takımı hala daha liderlik yarışının içinde tuttu. Cleveland Cavaliers bu sezon beklenenden çok kötü olsa da Tyronn Lue’un koçluğa gelmesiyle ve Tristian Thompson’ın ilk 5’e çekilmesi ve Channing Frye’ın gelişi ile kendine geldi. Toronto sonuna kadar o yarışı zorlayacak olsa da ben Cleveland Cavaliers’ın liderliği bırakıcağını düşünmüyorum.

Burak Borulu: Doğuda en derli toplu oynayan takım herhalde Toronto’dur. Dertsiz tasasız, keyif veren bir oyun sergiliyorlar. Sezonun büyük bölümünü Cleveland’ın ardından ikinci götürdüler ve fark 2-4 maç arası gidip geldi. Büyük sorunlar yaşasa da Cavs koltuğu vermedi Raptors’a. Kalan takvimde bir şansları olur mu derseniz çok ihtimal vermiyorum çünkü hem Cleveland’ın kalan kolay maç takvimine bakınca hem de tecrübe ve liderlik açısından, Cavs’ın bu yarışı lider bitireceğini düşünüyorum.

 

5- Houston Rockets’ın kalan maçlarına bakarsak play-off şansı nedir?

Zaferhan Soylu: 3. soruda Batı’daki playoff resmi güzel çizdiğimi düşünüyorum, ve şu anki form, kadro kalitesi ve fikstürü düşünerek Dallas’ı dışarıda kalmaya daha yakın görüyorum, bu yarıştaki açık ara en yetenekli kadro olan Houston da sezonun son bölümünde bir ivme yakalayabilir.

Emrah Yılmaz: Houston’da son maçlarda bir hareketlenme var.Hornets maçına kadar iyi bir deplasman galibiyet serisi yakalamışlardı(Raptors’u deplasmanda yendiler) sezon sonuna kadar bunun devam edeceği ve Play-Off’lara kalacaklarını düşünüyorum.

Erdem Çıragöz: Houston Rockets bu senenin hayal kırıklıklarının başında geliyor. Geçen sene konferans finaline kadar çıkan takım kadrosundan kimseyi kaybetmemesine, hatta Ty Lawson gibi çok önemli bir parça katmasına rağmen hiç iyi maçlar çıkaramadı. Fakat son maçlarda James Harden önderliğinde Houston takımınıda biraz toparlanmış görüyoruz. Kalan maçlarının çoğunu da evlerinde oynayacak olması potansiyelli kadroyu play-off için ateşleyebilir. Bu sebeplerden dolayı Houston Rockets play-off potasında kendine yer bulacaktır.

Metehan Çavuş: Sezonun New Orleans Pelicans ve Phoenix Suns ile birlikte en büyük hayal kırıklığı olan takımı Houston Rockets James Harden’ın şu sıralar sergilediği çok üst düzey performans ile biraz toparlanır gibi olsa da hala daha berbat savunmaları ile yapacakları şeyler sezon başındaki hayallere yaklaşamayacak seviyede.Play Off yolunda ise Dallas Mavericks Memphis Grizzlies ve Utah Jazz’in formsuzlukları sayesinde 6. Ve ya 7. Sıradan gireceklerini düşünüyorum.

Burak Borulu: Beklentiler ve gerçekler ikileminde Portland ne kadar olumlu bir yön çizdiyse Houston’da aksine o kadar beklentiler altında kaldı bu sene. Geçen sene Clippers’ı eleyip Warriors’a konferans finalinde boyun eğen takımdan çok gerisindeler şu an. Hem oyun olarak hem de mental olarak bu sene çok sağlıklı kalamadılar ve hala sorunlar devam ediyor. Beklentiler artık playoff başarısından çok playoffa kalma üzerine kuruldu. Hem kadro hem de yıldız faktörü ile Memphis, Portland ve Utah’ın önünde gözükse de hala playoff bir soru işareti konumunda. Şanslı yanları ise playoffu zorlayacak tek takımın Utah olması ve Memphis, Dallas’ın sezon sonuna doğru düşüşe geçmesi. Her şeye rağmen Houston’ın playofflara kalacağını düşünüyorum fakat daha fazlası değil.

 

 

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir