NBA Günlükleri

Play-Off Savaşları

NBA’de bu sezonda olduğu gibi, neredeyse her sene karşılaştığımız play-off savaşları evresine girmiş bulunmaktayız. Batı konferansında ve Doğu konferansında en az üçer takımın içinde bulunduğu bu evreye bir göz atalım.

Normal sezonun en ilgi çeken kısımı, bu kısım olabilir. Normal sezonun play-offlara göre daha rahat ve yüksek skorlu maçları yavaş yavaş geride kalıyor. Artık takımlar ya play-off tablosunda kendine yer bulabilmek için ya da sırasını yükseltip play-offlardaki ev sahibi avantajını eline alabilmek için savunmayı sert tutuyor, hücum süresini nitelikli kullanmaya çalışıyor.

sadadd  Merak ettiğimiz konulardan biri de, geçen senenin şampiyonu Golden State  Warriors’ta play-offlarda hücum süresini daha çok kullanıp, çok riskli şutlar  denemeden, kaybedilen ribaundlar sonrası arkada açık bırakmamak için  bize eğlence veren o basketboldan vazgeçip biraz daha dengeli bir oyuna  geçecek mi ? Tabi ki şu anda 61 galibiyet 6 mağlubiyeti olan bir takım için  bu gerekli mi bilemiyoruz, ama Andre Igoudala’nın play-offlarda daha çok  süre alacağını bekleyebiliriz.

Golden State Warriors’un play-off macerasından çıkıp play-off savaşlarına geri dönelim.

Batı Konferansı Play-Off Savaşları

west

Batı Konferansından başlayalım. Batı Konferansında ilk dört sırayı alan ekiplerin sıralaması belli. 1-GSW 2-SAS 3-OKC 4-LAC fakat bu dört takımın ilk tur rakipleri kim olacak tamamen muamma.

5. sırada yer alan Memphis sakatlar ordusuna dönmüş durumda. Mike Conley, Mario Chalmers, Zach Randolph,Chris Andersen sahaya çıkamıyor. Marc Gasol’de bildiğimiz gibi sezonu kapatmış durumda. Son 4 maçınıda kaybeden Memphis’in önünde kolay maçların olduğunu da söyleyemeyiz. Kalan 13 maçın sadece 6 tanesinde evinde oynayacak olan Memphis 2 kere SAS ve 2 kere GSW ile karşılaşacak. Memphis’in işi zor gözüküyor fakat 9. sıradaki Utah Jazz ile arasındaki 5.5 maç farkı onları potada tutabilir.

Portland Trail Blazers v Sacramento Kings6. sırada yer alan Portland Trail Blazers sezonun flaş ekibi. Herkesin drafta yatmasını beklediği ekipte Damian Lillard ve arkadaşları sert bir cevap veriyor. 9. sıradaki Utah Jazz ile 1.5 maç farkı olan Portland kalan 13 maçın 8 tanesinde evinde oynayacak. Portland’ın bu maçların çoğunda sahaya favori taraf olarak çıkacağını söyleyebiliriz. Fakat Portland’ın GSW, LAC ve OKC gibi zorlu maçlarıda bulunuyor.

7. ve 8. sıradaki ekiplere aynı anda göz atalım. Bu takımlar Houston ve Dallas. Houston geçen senenin konferans finali oynayan ekibi, Dallas ise bu sene play-offlara kalması sürpriz olarak karşılanabilecek bir takım. Fakat bu iki takımın şu anda 14’er maçı kaldı ve her ikiside 34 galibiyet 34 mağlubiyet almış durumda.

Dallas sezonu daha iyi geçiriyordu ama veteran takım sezonun sonlarına doğru yoruldu. Ayrıca geriye kalan 14 maçın 8 tanesinide deplasmanda oynayacak olmaları belkide onları en az şans verilen takım yapıyor.

hardenHouston ise koç değişikleri ve oyuncuların rahatlıklarıyla sezon içinde çoğu kez kendinden bahsettirdi. Fakat kadro gücü ve her ne olursa olsun play-offlarda bulunma istekleriyle son 8 maçın 5 tanesinden galip ayrıldılar. Kalan 14 maçın 8 tanesinide iç sahada oynayacaklar. Play-off tablosunda yer almaya çalışan takımlar arasında favoriler diyebiliriz.

 

9. sıradaki Utah Jazz ise Dallas gibi mütevazı bir kadroya sahip. Ama onları bu sıraya kadar getiren savunmaları, maç başına 96.7 sayı yiyorlar ve NBA’de bu alanda SAS’ın arkasından 2. sırasındalar. Son 4 maçlarını kazandılar ve play-offları ne kadar çok istediklerini gösteriyorlar. Fakat kalan 14 maçın sadece 6 tanesinde iç sahada olacaklar. Bakalım bu üst düzey savunma onları play-offlara taşıyabilecek mi?

Aralarında oynayacakları maçlar ;

20 Mart Dallas Mavericks-Portland Trail Blazers

24 Mart Houston Rockets-Utah Jazz

24 Mart Portland Trail Blazers-Dallas Mavericks

07 Nisan Dallas Mavericks-Houston Rockets

12 Nisan Utah Jazz-Dallas Mavericks

 

Doğu Konferansı Play-Off Savaşları

east

Doğu Konferansında ise 1. ve 2. sırada bağımsızlığını ilan eden Cleveland ve Toronto Raptors var. Aralarında 2.0 maç farkı olan iki takım konferans birinciliği için kıyasıya rekabet halinde. Cleveland bazı maçlarda starlarını dinlendirmeye başladı. Play-offlara dinç girmek istiyorlar fakat bir yandan da birinciliği kaptırmak istemiyorlar. Bu konuda ki en büyük kozları kalan kolay fikstürleri. Toronto Raptors ise bu sene finali görmek istediklerini ciddi bir şekilde Cleveland’a gösterdi. Onların da kalan fikstürleri kolay fakat Cleveland’ı geçmeleri zor gözüküyor.

3. sıra ile 6. sıra arasında ki tüm ekipler ise büyük bir rekabet içinde. Hangi takımın nerede bitireceğini kestirmek çok güç. Atlanta’nın maç fazlasıyla 0.5 maç önde olduğunu söyleyebiliriz. Kalan 14 maçta Miami ve Boston 6 kere Charlotte ise 5 kere iç sahada oynayacak. Atlanta’nın kalan 13 maçı var ve bunların 7 tanesinde iç sahada olacaklar. Buda onlara bir avantaj daha sağlıyor.

Asıl rekabet kokan yere gelelim. Yedinci, sekizinci ve dokuzuncu sıralara. 7. Indıana Pacers ile 8. Chicago Bulls arasında 1.5 maç farkı var. 8. Chicago ile 9. Detroit Pistons arasında ise 0.5 maç farkı var.

paul george7. Indıana Pacers, geçen seneki korkunç sezondan sonra Paul George’un dönüşüyle play-off parolasını koymuştu. Takım Paul George ve Monta Ellis’in eline bakıyor diyebiliriz. Konferans finaline çıktığı senelerdeki gibi katı savunması yok. Kalan 14 maçları var ve bu maçların 9 tanesini iç sahada oynayacak olmaları büyük bir avantaj. Zorlu bir fikstürleri yok. En zor maçları olarak görülen OKC ve Cavs ile birer kez iç sahada oynayacaklar. Bence play-offlarda bulunacaklardır.

rose 8.Chicago Bulls, belki de bu sezonu kafalarında çok farklı hayal etmişlerdi. Fakat işler istediği gibi gitmedi. İlk önce sakatlıklar onları vurdu. Sonra gelen kötü sonuçlar sonucunda koç Tom Thibodeau ile yollarını ayırdılar. Fred Hoiberg takımın başına geçti ama sakatlıklardan dolayı bir türlü istikrar yakalayamadılar. Son 15 maça geldiler ve şu anda 34 galibiyet 33 mağlubiyetleri var. Kalan maçların 7 tanesinde iç sahada oynayacaklar. Onlarında fikstürleri pek zorlu değil, Cavs ile iç sahada oynayacakları bir maç var.

9.Detroit Pistons, sezona iyi girmişlerdi ve uzun bir süre ilk 8 sırada yer aldılar. Fakat bençten en az katkıyı alan takım olarak bençten gelen iki Stanley Johnson ve Anthony Tolliver da sakatlanınca doğal bir düşüş yaşadılar. Sezon ortasında Brandon Jennings ve Ersan İlyasova’yı Tobias Harris karşılığında Orlando Magic’e takasladılar. Bence bu hamlede onların düşüşünde bir etken. Ersan tam olarak takıma uyum sağlayıp, iyi maçlar çıkarıyordu. Brandon Jennings ise bazı sorunları olmasına rağmen yetenekli bir guard diyebiliriz. Ve Detroit Pistons takımıda son 14 maçlık periyota girdi. Bu maçların 10 tanesini iç sahada oynayacaklar ve bu büyük bir şans. Zor maç olarak görülen iç sahada OKC ve dış sahada Cavs maçları var.

Son kez göz attığımızda İndiana Pacers’ın çok küçük bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz. Fakat Chicago ve Detroit’in kaderini, 03 Nisan’da Chicago’nun evinde oynanacak olan Chicago Bulls-Detroit Pistons maçı belirleyecek diyebiliriz.

Aralarında oynayacakları maçlar ;

30 Mart Indıana Pacers-Chicago Bulls

03 Nisan Chicago Bulls-Detroit Pistons

 

Play-Off savaşlarına uzun bir göz gezdirdik. Bir NBA sever olarak  play-offları en zevkli hale getirecek takımların play-offlara kalabilmesi dileğiyle.

 

Okuduğunuz için teşekkürler! Beğenmeyi ve takip etmeyi unutmayın.

Twitter :                                           Facebook :

NBA Günlükleri                               NBA Günlükleri

Erdem Çıragöz

 

NBA Gunlukleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir