NBA Günlükleri

Oklahoma’nın Evrimi

Daha konferans finallerinde Spurs ile eşleşince Thunder’ın normal olarak  elenmesi bekleniyordu. Keza ilk maçta da 124-92 kaybedince Oklahoma’nın nasıl bir tepki vereceği yada verip veremeyeceği tartışılıyordu.

Ama Thunder o mağlubiyetten beri inanılmaz bir mental eşiği atladı. Ezici bir mağlubiyetten sonra ayağa kalktılar ve inanılmaz bir savaş verdiler.

Baktığımızda Spurs serisinde Oklahoma’nın doğrularından çok Spurs’un yanlışları belirleyici faktör olmuştu. Adams-Enes ikilisini aynanda sahada tutup Spurs’un daha yaşlı ve atletik bakımdan zayıf uzunları karşısında avantaj elde etmişlerdi. Ama bu hamle dışında Thunder’ın oyun anlayışında ve veriminde büyük değişimler olmamıştı.

Spurs’ün kendi oyunu dışına çıkması,mikro planlarda Pop’un sınıfta kalması Thunder’ı bir anda konferans finallerine getirdi. Golden State karşısında’da genelgeçer görüş seriyi Warriors’ın kazanacağı yönündeydi. Golden State inanılmaz tempolu bir basketbol oynadığı için rakibinin yaptığı küçük 1-2 hatada bile farkı çift hanelere çekebilecek yetenekte bir takım. Keza sezon içinde bir çok kez örneklerini izledik. Oklahoma ise hata yapmaya inanılmaz yatkın bir takım görüntüsündeydi sezon boyu.

Spurs serisinde bazı hatalarını biraz kısıtlamış gözükseler de Warriors’un temposuna ayak uydurabilecek derecede kısıtlamamışlardı. Şu anda Thunder Warriors’a karşı 3-1 önde. Spurs serisinde takımın X faktörü olarak öne çıkan Andre Roberson bu seride de çok iyi performans göstermeye devam ediyor.

Özellikle son 2 maçta Oklahoma öyle bir seviyeye ulaştı ki,rekorlar kırarak buraya gelen Warriors bile yanına yaklaşamadı maç içinde. Yıllardır ulaşmaları beklenilen potansiyellerine sonunda ulaştılar. Billy Donovan’ın bulduğu doğrularda ısrar etmesi bir faktör olsa da,büyük bir etken demek mümkün değil. Westbrook o yırtıcılığını koruyarak,daha doğru ve çok daha verimli oynuyor. Enerjisini doğru kanalize ediyor ve bu da verimini 2-3 katına çıkarıyor. Westbrook’un verimli oynaması demek yanında ki parçaların da veriminin artması demek. Bu bakımdan çok kıymetli.

Oklahoma konferans yarı finalinden beri inanılmaz bir güven ve inançla oynuyor. Kazanma hırsları/azimleri zaten çok yüksekti,bu play off’ta bunu oyunlarıyla bütünleştirmeyi ve potansiyellerini ortaya çıkarmayı başardılar. Dion Waiters ve Russel Westbrook bu inanılmaz tempoda, inanılmaz kontrollü oynuyorlar ki böyle bir cümle yazabiliyor olmak bile başlı başına bir mucize. Belli bir düzende oynamaya başlanınca Andre Roberson bile bir dış şut tehditi haline geldi ki bu da Roberson’ın riske edilemeyeceği anlamına geliyor artık. Keza berbat bir sezon geçiren,takım içinde yerini bulamayan Ibaka’da bu doğaçlama gelişen sistemde yerini buldu ve katkı veriyor. Düzen içinde kontrollü oynayınca her oyuncusundan verim alan,durdurulması çok güç bir Oklahoma çıktı ortaya.

Warriors cephesinde Draymond Green’in felaket oynadığını da söylemek gerek. Green sahadayken Warriors toplamda 73 sayı fark yedi son 2 maçta. Ama ne olursa olsun birdenbire inanılmaz kontrollü ve bilinçli bir takıma evrilen Oklahoma’nın hakkını vermek lazım. Kevin Durant’in genel olarak play off’larda kendi standartının biraz altında olmasına rağmen 3-1 öndeler ve finale yakın taraflar. Bu dakikadan sonra bir şeyler ispatlaması gereken taraf onlar değiller.

Yazar: Umut Kaan Özübek

NBA Gunlukleri

One Comment

  1. Mehmet

    27 Mayıs 2016 at 04:35

    Güzel bir yazı olmuş.Yazarın listede adı yok başka yazıları varsa okumak istiyordum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir