NBA Günlükleri

Basketbol’un dönüşümünde son nokta ”Draymond Green”

Draymond Green iyi oyununun yanında karşımıza çirkeflikleri ile çıkmaya devam ederken bendeniz çirkefliklerini bir kenara atarak sadece oyunu hakkında bir yazı yazmaya çalışacağım.

Draymond Green 2012 yılında 2. Tur 5. Sıradan Golden State Warriors’a gittiği anda aslında çoğu kişi tarafından Golden State’in bu sıraya göre muhteşem bir oyuncu çektiğini konuşmaya başlamıştı. NBA tarihindeki çoğu 1. sıra Draft’ından bile daha parlak istatistiklere sahip olan Draymond Green NCAA’de Michigan State ile son senesinde 16.2 Sayı 10.6 Ribaund 3.8 Asist ortalamaları ile oynayınca çoğu kişi tarafından ilk 10 sıradan seçilmesi bile tartışılmaya başlasa da sürpriz bir şekilde 35. sıraya kadar kaldı. Bunu belkide kendi adına büyük bir şanssızlık olarak gören Draymond Green aslında hayatının en büyük şansını 35. sıraya kadar kalarak yaşamış oldu.

Kariyerinin ilk 2 senesinde Golden State Warriors’ta David Lee’nin yedeği olarak benchten gelerek önemli katkılar veren Draymond Green için kariyerinin dönüm noktası David Lee’nin 2014-2015 sezonuna sakat başlaması oldu.

Steve Kerr’in planlarında önemli bir rol oynayan David Lee sırtı dönük oyunu ve pasör yetenekleri sayesinde bu sistemin en önemli oyuncusu olacağı konuşuluyordu. Ancak David Lee sakatlanınca yerine oynayan Draymond Green basit bir sırtı dönük pasör uzun olarak değilde oyun kuran bir uzun olarak oynayarak  hem oyun kurucuları hemde pivotları savunabilen bir makine olarak karşımıza çıkmasıyla Steve Kerr’in eli çok rahatlattı. Geçtiğimiz sezonun sonunda Steve Kerr bu konuyla ilgili şunu söyledi ”Draymond’un Lee’ye iyi bir rakip olacağını biliyorduk ancak bu kadar muhteşem oynamasını kimse beklemiyordu.”

Geçtiğimiz sezon Cleveland Cavaliers’a karşı oynadıkları Final serisinde Bogut, Ezeli ve Speights gibi pivot oynayan oyuncuların berbat performansı üzerine Steve Kerr basketbol devrimi niteliğinde olan bir hareket yaparak ”Small Ball” sistemine geçtiğinde herkes Draymond Green’in çok ezileceğini düşünmüştü. Ancak Draymond Green yine ne kadar muhteşem bir oyuncu olduğunu kanıtladı.

Karşısında kendisinden 3 kafa daha uzun Timofey Mozgov ve NBA’nin en iyi ribaund alan oyuncularından Tristian Thompson’a karşı boyalı alanı karartmayı başarmasının yanında 13.7 Sayı 10.1 ribaund ve 5.2 asist ortalamaları ile takımına hücumda da muhteşem bir katkı yaparak Finallerin MVP’si Andre Iguodala’dan sonra Finallerin en değerli oyuncusu olmayı başarmış aynı zamanda basketbolun ne kadar değiştiğini de gözümüze sokmuş oldu.

NBA’de yavaş yavaş oyunun uzunlara değil kısalara baktığı zaten yıllardır söylenen bir şey ancak Draymond Green’in oyun tarzı ile şunu görmüş olduk ki artık NBA’de muhteşem sırtı dönük oynayan uzunlar ile bir yere gelmek imkansız. Hala daha Al Jefferson, Dwight Howard, Zach Randolph gibi uzunlar NBA’de önemli katkılar yapıyor gibi görülse de bu oyuncular üzerine kurulu bir takımla şampiyon olmak eskiden çok daha basitken şimdi ise imkansız sayılır.

 

Metehan Çavuş
Kendi çapında basketbolla ilgilinen birisi
Facebook: www.facebook.com/metehancavus67
Twitter: @metehan6734

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir