NBA Günlükleri

OBRADOVIC VS SPANOULIS!

Avrupa basketbolunun zirvesi sayılan organizasyon olan Euroleague maçları genellikle koçlar ve onların taktik savaşları üzerinde konuşulur. İş özellikle tek bir maçın belirleyici olacağı Final Four’a geldiğinde ise bu durum bir hayli artar. Örneğin geçtiğimiz sezon finalde karşılaşan temsilcimiz Fenerbahçe ile CSKA Moskova arasında oynanan maçla ilgili günler öncesinden koç Obradovic ile onun uzun yıllar yardımcılığını yaptıktan sonra CSKA’nın başına geçen Dimitris Itoudis arasında anlatılan ve üretilen hikayeler oldukça ilgi çekmişti.

Bugün oynanacak olan Fenerbahçe ile Olympiacos maçından önce üretilen hikayeler ise bambaşka. Bu sefer anlatılan veya bizim birazdan anlatacağımız hikâyenin içerisinde birçok şey var; satış, hüzün, kalp kırıklığı ve intikam…

Vassilis Spanoulis ve koç Obradovic 2009 yılında Pana ile Euroleague şampiyonluğunu beraber kazanmıştı. O sezon Dimitris Diamantidis ve Theodoros Papaloukas’lı düzenin gölgesinde kalmasına rağmen F4’da en değerli oyuncu seçilen Vassilis, bir dahaki sezon Avrupa’nın aralarındaki rekabetin en ateşli olduğu bir takımdan diğerine geçmişti; Olympiacos. Aşağıda göreceğimiz diyalog ise bu işin perde arkasını bu işin başrollerinden tekrar okumamızı sağlayacak:

”Contra: Karşılaşırsanız Spanoulis’in elini sıkmayacağınızı söylemiştiniz. Neden?
Obradovic: Yorum yok, selam vermem.
Contra: Bu husumetin sürmesinin sebebi nedir?
Obradovic: Ona niye selam vermeyeceğimi Vassilis çok iyi biliyor. Daha fazla konuşmanın gereği yok, başka şeylerden konuşabiliriz.
Contra: Spanoulis’ten bir özür beklediniz mi?
Obradovic Hiçbir zaman böyle bir şey söylemedim. Bu kadar büyütmeye gerek yok, bırakalım artık.”

Bu diyalogdan Obradovic’in net tutumunu ve kararlılığını anlıyoruz. Kendisi Vassilis Spanoulis’e onu ‘’sattığı’’ için ‘’kırgın’’. Obradovic’in neden bu kadar kırgın olduğunu ise o sıralar yardımcılığını yapan, geçen sene ‘’o ribaund’’ ile Euroleague şampiyonu olan koç Dimitris Itoudis’in ağzından dinleyelim, Itoudis o yaz yaşananlara en hakim kişilerden biri:

‘’O yaz boyunca iki taraf arasında pazarlıklar devam etti ve kulüp de üç yıllık oldukça cömert bir teklif sunarak beklentilerimizi karşıladı. Bu teklif Spa’nın yeteneğinin ve yıllardır kulübün başarısında ki payının karşılığı olan çok iyi bir teklifti. Spanoulis Panathinaikos’a büyük katkı yaptı. Panathinaikos da ona. Kupalar kazandırdı, harika oynadı ve bu ailenin bir üyesi haline gelirken insani yönden de gelişti, olgunlaştı. Teklif ortaya konduktan sonra Zeljko bir kez onunla ve menajeriyle 21 Haziran’da konuştu. Taraflar teklifin çok iyi olduğuna hemfikirdi ve dürüst olmak gerekirse ben de yönetimden bu kadar cömert bir teklif beklemiyordum. Spa ile 5-6 kez konuştum ve hepsi olumlu geçti. 21 Haziran’da ki son görüşmemizde kardeşinin düğünü ile ilgilendiğini ve meşgul olduğunu, iyice düşünmek için üç güne ihtiyacı olduğunu söyledi. Hayatını etkileyecek bir karar olduğu için ona düşünmek için fazladan birkaç gün daha verdim. Barcelona’ya giderken son konuşmamızda Vassilis eşi, ailesi ve arkadaşları ile konuştuktan sonra herhangi bir karar vermeden önce konuşacağı son kişinin ben olacağımı taahhüt etti. Mümkün olduğunca çabuk karar vermesini, tüm taraflar için bunun en iyisi olacağını söyledim. Bu 21 Haziran’daki son görüşmemizdi, bir daha ne zaman konuştuk? Hiçbir zaman.’’

Bu hikâyenin devamında Vassilis Spanoulis taraf değiştirip Olympiacos’a transfer olarak ‘’Gate 13’’ (Pana’nın ateşli mi ateşli taraftar grubu) üstü bu kadar net çizilen neredeyse ilk oyuncu oldu.

Spa, 2011 yılında Panathinaikos tekrar şampiyon, Diamantidis tekrar MVP, Obradovic ise tekrar Euroleague’in en iyi koçu olduğunu kanıtladığında Olympiakos formasıyla koçları Dusan Ivkovic’in ‘’Hayatımda gördüğüm en kötü kimyaya sahip’’ dediği takımda oynuyordu. O yıllara dair onunla ilgili hatırlanan en önemli şey ise top kayıpları. Sancılı geçen o yıllardan sonra Olympiakos 2012’de İstanbul’da tarihin en iyi CSKA’sına karşı muazzam bir geri dönüşe imza atarken, Spanoulis son saniyede galibiyeti getiren asisti yapan oyuncu olmuştu. O artık bir ‘’Yunan Tanrısı’’ ile eşdeğer nitelikte olabildiğini kanıtlama aşamasına çoktan gelmişti.

2017 Final Four yarı final maçında ise dün, saha içi isabeti olmadan girdiği son periyota maçı kazandırarak çıkmıştı. Ancak buna kimse şaşırmamıştı, maçı anlatan spikerler ise bu anları ‘’Onun böyle yapacağını bilmiyor muyduk sanki neden şaşırıyoruz?’’ diyerek anlatıyordu.

Bugün elbette Oly koçu Ioannis Sfairopoulos’un tercihleri önemli ancak karşı tarafta hangi koç oturursa otursun Fenerbahçe bunu gözü kapalı Obradovic’e sahip olarak eşitleyip, 5 adım öne geçiyor. Sabah Yunan bir gazetecinin yazısında okumuştum. Maç ile ilgili 5 püf noktadan bahsedip, Olympiakos’un bu maçı kazanmasının teknik/taktik olarak ne kadar zor olduğundan bahsediyordu genel hatlarıyla. Bu yazıyı okuyup taktik olarak Obradovic’in kazanacağına karar verdim ancak sahada bir Tanrı var ve onun istediğinin olma ihtimali oldukça yüksek gibi duruyor. Bunda tabi tek maç oynanacak olmasının da etkisi çok yüksek. Bir seri oynansaydı Euroleague’de oynayan hiçbir takımın Fenerbahçe’ye karşı şansı bence yoktu. Ancak yine tek maç, yine İstanbul ve yine favori olmayan bir Spanoulis takımı. Saha avantajı rakipte olmasına rağmen Vassilis, eski çok sevgili koçu Obradovic’i yıkabilecek mi? Çok çok çok daha kısacası:

YUNAN TANRISI, BASKETBOLUN TANRISINI DEVİREBİLECEK Mİ?

Onur Can Özyurt on EmailOnur Can Özyurt on Twitter
Onur Can Özyurt
Mustafa Kemal Anatolian High School'18 & Mamba Mentality

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir