NBA Günlükleri

OLMADI !

Turkish Airlines Euroleague’de Final-Four biletlerinin sonuncusunu alabilmek adına Pire’de Olympiakos ‘a konuk olan Anadolu Efes, rakibine 87-78 ile yenilen Anadolu Efes, Euroleague’e veda etti. Efes’te Cedi 11, Derrick Brown,Thomas Huertel, Jayson Granger, Deshaun Thomas ve Tyler Honeycutt 10’ar sayıyla oynadılar.

Olympiakos’ta Spanoulis 22, Printezis 14 ve Erick Green 10 sayı üretti .

 

Kill-Bill Modu erken açıldı

Birçok otoriteye göre Vassilis Spanoulis, bu sezon kötü bir sezon geçiriyordu, kendi standardının altında bir performans ortaya koymuştu ama Yunan oyuncu play-off’larda adeta patlama yaptı. Benim bu konuda kendi görüşüm Spanoulis, sezonu rölantide oynadı ve bu bizim gözümüze kötü geldi. O, kendisini buralara sakladı diye düşünüyorum.  Nitekim ilk maçla birlikte de bunu bizlere gösterdi. Bu maça da adeta alev alarak başlayan Spanoulis 4/4 saha içi isabetiyle 13 sayı üretti daha ilk çeyrekte. Onun dışında Printezis ve Papanikolaou’dan da yardımlar geldi.

 

Spanoulis’e cevap Cedi’den

Yunan ekibinde Spanolis’in harika başladığı maça bizden cevabı Cedi Osman verdi.  Enerjisiyle takımı da kendine getirmeyi başaran Cedi,  dış şutlarda isabet kaydetti ve Efes’e hayat verdi.

 

İki ucu keskin bıçak iki oyuncu

Biri Doğuş Balbay, diğeri Thomas Huertel ! Doğuş, çok iyi bir savunmacı ancak hücumda O, oyunda olduğu zaman deyim yeridneyse 5’e 4 hücum ediyoruz. Huertel ise iyi bir hücum oyuncusu ancak o oyundayken de rakibi savunmada 5’e 4 savunuyoruz. Doğuş’un oyunda olduğu bölümde hücumda çok zorlanan Anadolu Efes’te Perasovich’ten gelen Huertel hamlesiyle hücumun kilidi açıldı ama Olympiakoslu oyuncular Huertel’in yanından bastı geçtiler. Bu bölümde benchten gelen Deshaun Thomas ve Tyler Honeycutt’ın da katkılarıyla ilk çeyreği  25-21 geride kapattık.

 

Top kaybetme-Savunma yap-Savaş !

İkinci çeyrekle birlikte Anadolu Efes’in yaptıklarını üç kelimede özetlemiş olduk. 5-0’lık bir başlangıçla başlayan ikinci çeyrekte top kayıplarını kontrol etmeyi başaran Efes, mücadele düzeyini yukarı çekerek savunmada sertliği de yakalayınca Olympiakos’a zor anlar yaşattı.  Savunmada agresif oynayan Efes, hücumda da Granger’in yönetiminde kenardan gelen Honeycutt ve D. Thomas ile hücumu belli bir çizgide götürdü.

 

Ters eşleşmeleri iyi kullandık.

Vassilis Spanoulis’in  kenarda olduğu dakikalarda Yunan ekibinde Erick Green bir şeyler yapmaya çalıştı ancak istedikleri seviyede işler yapamadılar. Green’den gelen 4 sayıdan başka Efes, savunması sayıya imkan vermedi bu bölümde, hücumda ise Cedi ve Honeycutt’ın ters eşleşmeler üzerinden bulduğu sayılarla skor bulurken Dunston’dan gelen üçüncü faul ve hücum ribaundları dışında bir problem yaşamadık ve çeyreği 20-12 önde geçerek devreye 37-41 önde gittik. İlk yarıda hücumda bir şekilde sayı bularak istikrarı yakaladık. Savunmada ise ilk çeyrekte 25 sayı bulan Olympiakos’u ikinci çeyrekte 12 sayıda tutttuk.

 

Klasikleşen Olympiakos 3. Çeyrekleri

Yunan ekibi bunu her maçta yapıyor. Soyunma odalarında ne var gerçekten bilmiyorum ama oradan döndükleri zaman bir fırtına gibi esip gürlüyorlar. Sert ve agresif savunmayla başladıkları üçüncü periyota pota altını iyi kullanarak ve savunma tarafında da bizi top kaybına zorlayarak 9-0’lık bir seriyle başladılar. Biz bu savunmaya karşı bir şey üretemedik maalesef, aksine çok basit hatalar yaptık ve TV molasından önce Perasovich molası geldi.

 

Karşılıklı seriler

İlk basketi üç buçuk dakika sonra Derrick Brown’un birebiriyle bulan Anadolu Efes, Huertel’den gelen basketle maça geri gelmeyi başarmıştı ki Fransız oyuncudan gelen çok basit 2 top kaybıyla bu şansı kullanamadı. Dunston’dan sonra Kirk de dördüncü faulünü alınca Olympiakos takımı doğal olarak alçak post oyunlarıyla skor buldu. Tam rüzgar Olympiakos’un arkasına geçmişken B. Paul devreye girdi ve 2 üçlükle 6-0’lık bir seri yakaladık ve 54-53’e getirdik skoru, ancak daha sonra Huertel’in deyim yerindeyse saçmalık derecesinde kaybettiği toplar ile 5-0’lık seri geldi yine Olympiakos’tan.

 

Granger ipleri eline aldı.

Üçüncü çeyreğin sonu ve dördüncü çeyreğin başında ipleri eline alan Jayson Granger üst üste 5 sayı ve 1 asist ile farkın 4’e inmesinde büyük rol oynadı. (66-62) Ancak ikinci yarıda Olympiakos adına sahada x-faktör olan Papapetrou’dan gelen 8 sayı onlar için harika bir detayken 6.47 kala Dunston’dan gelen 5. Faul ile iyice maçın anahtarı ellerine gelmiş oldu. Pivotlarımız oyun dışı kalınca pota altını çok fazla kullanan Olympiakos, zaten onlar varken de etkin olduğu pota altından yine etkin oldu.

 

Spanoulis zorladı, acaba dedik. Printezis noktaladı.

Üst üste basit hatalar yaptığımız bölümde Yunan ekibinde Spanoulis’in liderlik içgüdüleriyle kullandığı zor şutlarda isabet bulamayınca B. Paul’dan gelen üçlük ve faul çizgisinden Granger ve Huertel ile gelen sayılarla birlikte farkı yavaş yavaş erittik ancak basit hatalar ve hücumdaki yanlış tercihlerle birlikte Printezis’ten gelen üçlük maça noktayı koydu.

 

Final-Four için son bileti alamadık maalesef, sorgulanması gereken belki onlarca soru var Efes için böylesine atletizmi yüksek bir takım nasıl olur da Olympiakos’a atletizm üstünlüğü kuramaz?

En kritik soru da sizlere cevaplarsanız sevinirim. Huertel’li bir Efes zaten nereye kadar gidebilirdi? (Huertel kötü bir oyuncu değil ama bence Efes’in oyuncusu da değil. Bu tarz bir oyuncu ancak küçük bir takımın büyük oyuncusu olur.)

Teşekkürler Anadolu Efes !

Mert Batuhan Ekiz on EmailMert Batuhan Ekiz on FacebookMert Batuhan Ekiz on InstagramMert Batuhan Ekiz on Twitter
Mert Batuhan Ekiz
-20 yaşında
-Ünye\ Ordu 'lu
-İstanbul'da ikamet eden
-Bahçeşehir Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon 3: sınıf öğrencisi
-Basketbol aşığı bir birey.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir