NBA Günlükleri

‘Yeni Saplantım’

Daha önce hiç yazmamamıştım, fakat biliyor musunuz?

 

Bu sezondan önce hiç oyun kurucu da oynamamıştım. Hadi yapalım..

 

Trevor’ın(Ariza) yazdığı makaleyi bana göstermesi, beni de, bu takımı, geçirdiğimiz sezonu ve takım arkadaşlarımın benim için yaptıklarını düşünmeye itti.

 

Sadece takım arkadaşlarımı değil, koç da dahil..

 

Bu düşünce, geçtiğimiz yaz koç D’Antoni’nin çılgınca fikri ile başladı.

 

Koç göreve gelir gelmez, bir telefon görüşmemiz oldu. Geçen sezon nelerin yanlış gittiğini, kadromuzu ve neleri değiştirebileceğimizi konuştuk. Herşeyi biliyormuş gibi yapmak yerine, sorular soruyor ve cevapları dinliyordu.

 

Telefonu kapatmadan önce, durdu ve bana ‘Aslında sana oyun kurucu olarak ihtiyacımız var’ dedi.

 

Onu duydum. Duydum derken, seçtiği kelimeleri duydum demek istiyorum.

 

Telefonu kapattıktan sonra kafamda bir tek şey vardı. Söylediği şey değil, bunu söyleyiş tarzı..

 

‘Sana, oyun kurucu olarak ihtiyacımız var’

 

‘İhtiyaç’

 

‘İstiyorum’ değil, ‘İsterdim’ değil..

 

‘İhtiyacımız var’..

 

Bu, rastgele seçilmiş bir kelime değildi. Onu duymak zorundaydım.

 

Fakat, ona söylemediğim, kafama takılan birşey vardı.

 

Yazın birçok kez bir araya geldik. Koç, çok fazla video seyrediyordu. Biz de birçok kez izledik. Bazen bu video, Rockets maçı oluyordu. Fakat bazen de, daha önce çalıştırdığı ‘run and gun’ Suns’ın kasetlerini izliyorduk. Benden, NBA tarihinin en iyi ‘skorer oyun kurucu’suna çalışmamı istiyordu.

 

Çok eğlendiğim zamanlar oldu. Şimdi bile,koçun  TV’de Nash’in yaptıklarını izleyip heyecanlandığını hatırlayabiliyorum. Kasesi durdurup, Nash’in nasıl savunmayı okuduğunu, nasıl adapte olduğunu veya birkaç pozisyondur topa dokunmayan oyuncuyu nasıl bulabildiğini konuşuyorduk. Bana, Nash’in, saha içinde nasıl lider bir oyuncu olduğunu anlatıyordu. Bu, benim birkaç sezondur geliştirmeye çalıştığım bir şeydi.

 

Tekrar tekrar, oyun kurucu oynama fikri ortaya çıkıyordu. Aslında bana açıkça ‘Daha az skor atabilirsin, fakat top senin ellerinde daha çok olursa, sen de hucümları böyle yönetebilirsin’

 

Bir gün, aklımdakini ona söylemek zorunda kaldım.

 

‘Koç, ben Nash’in bu oyununun hayranı değilim’

 

Evet, tam olarak söylediğim buydu. Nasıl söylediğime ben de şaşırdım.  Koçun Phoenix’de yaptıkları, onun için çok değerliydi. Fakat, dürüst olmak istemiştim. Yani onlar için başarılı olan bir sistem, bizim için de başarılı olacak anlamına gelmezdi.

 

Takımın koşacağını biliyordum. Fakat ‘run and gun’ (koş ve vur) sisteminin bize uyacağını sanmıyordum.

 

Benim söylediklerim karşısında koçun aldığı tavır beni şaşırtmıştı. Savunmaya çalışmamıştı, morali de bozulmamıştı. Bana bir noktayı kaçırdığımı söyledi.

 

‘Pozisyonu unut. Kasetleri izlemek, Suns’ın oyununu veya Nash’i taklit edeceğimiz anlamına gelmiyor’ dedi.

 

Koç, benim için çok büyük birşey olan birşeyden, fedakarlıktan bahsediyordu.

 

5 yıl önce Houston’a geldiğimde gençtim. Koçun beklentilerini nasıl karşılayacağımı bilmiyordum. Fakat artık büyüdüm ve bu takıma, daha önce hiçbir takıma olmadığım kadar yakınım. Bu, bizim nasıl oynadığımızda gizli. Biz, beraber oynadığımızda daha iyi olduğumuza inanıyoruz. Herkesin bir rolü var, herkes görevini yerine getiriyor. Ve herkes fedakarlık yapıyor.

 

Bunu Pat’de (Beverley) görebilirsiniz.

 

Pat’in içinde bir köpek vardır. Hayatlarımızda, bizi her koşulda destekleyecek insanlar vardır. Bu insan, bu takımda Pat. Her akşam bizim için savaşır ve hiçbir zaman geri çekilmez.

 

Sadece Pat değil, Eric de(Gordon) ilk 5 başlamak istiyordu. Fakat yedekten gelmeyi kabul etti. Çünkü, ona, takımın buna ihtiyacı olduğunu söylemiştik. Soru bile sormadı. Bana İnan’ın, ligdeki birçok oyuncu bunu yapmaz.

 

Takım arkadaşlarım ve bu şehir için gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyorum. İlk geldiğim günden beri bana sevgi gösteriyorlar.benim için çok şey ifade ediyor. Oyuncu olarak burada olgunlaştım.

 

Buraya ilk geldiğimde, kafamda bazı hedefler vardı. Bilirsiniz, her genç oyuncuda olduğu gibi. Birçok şeyi ispat etmek istiyordum. Koçlar için bir problem yoktu. Fakat şimdi biraz farklı.

 

‘Takımın kazanmak için neye ihtiyacı var’ Artık bunu düşünüyorum.

 

Bu, şu anda benim saplantım. Kazanmak için gerekli olanı yapan bir lider olmak..

 

Gerisi mi? Gerisi etrafa. Bu yüzden konuşmayı bırakacağım. Oyunumuzun konuşmasını istiyorum.

 

Önümüzde yeni bir play off savaşı var.

 

Houston! Hazır mısınız?

 

Zaten biliyorum.

 

James HARDEN/ Players Tribune

 

Volkan Parlayan on EmailVolkan Parlayan on FacebookVolkan Parlayan on Twitter
Volkan Parlayan
Haber Yazarı at NBA Günlükleri
Fast Break ve Fanatik Basket Jenerasyonundan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir