NBA Günlükleri

Hasat Zamanı

NBA Günlükleri ekibinde en çok konuşan, en fanatik Los Angeles Lakers taraftarı olarak bu tarz bir yazı yazmak benim üstüme vazife oldu diye düşünüyorum. He sakın yanlış anlamayın, kimse bana gelip ‘’Onur Lakers GM’i bu sezon artık tanking yapmayacağız tarzı bir açıklama yaptı, şu konuyla ilgili bir şeyler karalayıver’’ demedi. Ben kendi kendime üstüme alındım ve Lakers’ın bu yıl neden artık tankingi istese de yapamayacağını ve neden artık ‘’gerek kalmadığını’’ yazmaya çalışıp, düşündüklerimi aktaracağım.

İSTESE DE TANKING YAPAMAZ

Evet Rob Pelinka’nın ‘’tanking yapmayacağız’’ açıklaması Lakers taraftarlarını sevindirmiş olsada Pelinka’nın açıklaması biraz ‘’Parmağında yüzüğü gördükten sonra ‘’Sen evlisin değil mi?’’ diyen falcılara benziyor. Dizilerde ve filmlerde gördüğümüz kadarıyla saf insanlar bunlara kanıyor ancak Lakers taraftarı bunu duyup da kanmamalı zira Lakers bu sezon tankingi bitirmek zorunda. Çünkü Lakers’ın gelecek yıllarda;

-2018 1. tur draft hakkı: Boston veya Philly
-2018 diğer 2. tur draft hakkı Orlando veya Toronto
-2019. 2. tur draft hakkı Cleveland veya Portland’ta

Yani Lakers’ın elinde 2019 1. tur draft hakkından başka halihazırda pek önemli bir hakkı yok. 2018 draftlarını ise tamamen boş geçecek olması Lakers’ın bu yıl tankingi istese de yapamayacağına işaret. Tabi 2018 yılında takım beklenen gelişmeyi yüksek ihtimalle gösterdiği takdirde 2019 yılında tekrar tanking yapma olasılığı oldukça düşük ve hatta imkânsız. Üst üste 3 yıl 2. sıradan seçim yaptıktan sonra yeni bir drafta ihtiyacının olmaması lazımdı zaten takımın.
Bu sezon geçen sezon olduğu gibi tanking yapma zorunluluğu takımın zaten yoktu. Öncelikle geçen yıl Lakers’ın ilk 3 sıradan koruması gereken bir draft hakkı vardı ve takım sezon ortasında 10-10’luk dereceyi yakaladıktan sonra NBA tarihinin en yoğun takvimine denk geldi ve üst üste sakatlıklar yaşadı. Sakatlıklar olmasa veya takvim çok yoğun olmasa takım yine bu kadar kötü olurdu belki ancak bunu kesinlikle tahmin etmek güç.

Diğer bir neden olarak, Lakers Ingram’i seçerek çok doğru bir oyuncu bulmuş olduğunu düşünüyor olsada aynı şey guard pozisyonunda D’Angelo Russell için geçerli değildi. Evet kendisinin çok az da olsa cidden iyi bir oyuncu olma potansiyeli gösterdiğini kabul etmek lazım. Ancak Russell’ın iş ahlakı, takım içindeki uyumu (Nick Young ile yaşadıkları skandal pek unutulacak cinsten bir şey değil) ve saha içinde liderlik vasıflarını göstermemesi onun takımdan ayrılması gerektiğini ve ona güvenip üzerine bir takım kurmamamız gerektiğini gösterdi. Russell, NBA’e gelirken duyduğum kadarıyla en çok övülen özelliklerinden biri harika pas açılarını görüyor olmasıydı. İlk sezonu Byron Scott sezonu olarak görüp saymazsak, daha adam akıllı şans bulduğu ve düzgün bir hücumun olduğu Luke Walton döneminde de sadece 4.8 asist ortalamasıyla oynayabildi ve bizlere ciddi ciddi saha içi liderliği konusunda pek yetenekli olmadığını gösterdi.

Oysa Lakers bu sezona:

Kendisini ciddi şekilde geliştirmiş ve hızla geliştirmeye devam eden bir Brandon Ingram, lige girerken en önemli özelliği pick&roll oynayabilme ve saha içinde çok olgun bir şekilde liderlik edebilme olarak gösterilen ve 2. Yaz ligi maçında 11 sayı 11 asist ve 11 ribaund ile oynayan bir Lonzo Ball, kendisinden beklentim çok yüksek olmasa da takas parçası olarak kullanılması muhtemelen farz olmuş bir Randle, draftta arka sıralardan seçilen ancak beklentilerin üstüne çıkan/çıkması çok yüksek ihtimal olan oyuncularla giriyor. Bu oyuncuların ve koç Luke Walton’un göstereceği performans ve 2018 FA sezonu Lakers için oldukça heyecan verici olabilir.

SONUNDA GERÇEKLEŞEN YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ

Lakers’ta yıllardır görevde olan Jim Buss’ın kardeşi Jeanie Buss tarafından kovulması ve onunla arada kaynayan GM Mitch Kupchak’in de takımdan ayrılmasıyla birlikte Brezilya dizilerine dönen Lakers yönetimine taze kan ve yeni görüşler içeren Magic Johnson (çok tartışılmış olsada) ve GM Rob Pelinka geldi.

Bir önceki yönetimin bıraktığı enkazı temizlemek bu ikiliye düştü ve yukarıda konuştuğumuz ve bekleneni veremediğine ikna olduğumuz D’Angelo Russell’ı, Lonzo Ball’a güvenerek Timofey Mozgov’un inanılmaz derecede yüksek olan kontratından kurtulmak için feda etti ve üstüne bir de sözleşmesinin son senesinde bulunan ve sonraki sene de kalmak için makul bir fiyatta anlaşılabilecek Brook Lopez geldi. Luol Deng’in kontratından kurtulmak için de sene sonu kontratı bitecek olan ve bekleneni karşılayamadığı için yüksek bir kontrat vermek istemediği Randle veya Clarkson gibi önemli yan parçaları paket yapıp takaslayabilir.

Lakers’ın yeni yönetiminin uğraştığı bu temizleme işlemlerinden gördüğümüz kadarıyla aynı zamanda önceki yönetimin ne kadar kötü bir enkaz bıraktığını da görmüş oluyoruz. GM olarak getirilen ve önceki mesleği oyuncu menajerliği olan Rob Pelinka ise yaptığı 1-2 hamleyle takım için doğru bir GM olduğunu gösterdi.

Yönetim katında diğer büyük bir karar olan Magic Johnson’ı ‘’ Basketbol Operasyonları Başkanlığına’’ getirmek ise ilk günlerde oldukça tartışılmıştı. Bu ise çok doğal çünkü geçtiğimiz dönemlerde Magic Johnson’ın gerek Twitter, gerek canlı yayınlarda NBA maçları ve oyuncularla ilgili belirttiği görüşleri gerçeklikten ve şu an oynanan oyundan oldukça kopuk olduğunu gözler önüne seriyordu. Ancak Magic Johnson’ın teknik işleri GM Pelinka’ya bırakması ve kendisinin takımın medayada görünen oyuncusu olması oldukça doğru bir hamle ve işe yarıyor/yaramaya devam edecektir. Sonuç olarak Magic Johnson’ı işlerin tamamen başına getirerek Rajon Rondo’ya 5 yıl 150 milyon dolarlık bir sözleşme verdiğini görebilirdiniz ancak bu şartlar altında sezon sonu görüşülecek FA oyuncularla masaya Magic Johnson gibi NBA tarihinin değişmesine sebep olan figürlerden biriyle oturursanız bunun size getireceği değer diğer 29 takımın elinde bulunan değerden çok daha fazla olur.

Magic – Rob ikilisi ise şu ana kadar D’Angelo’nun takaslanması ve takımın Ingram ile Ball’a emanet edilmesi, Mozgov’un kontratından kurtulmak, capte açılan boşluk ile birlikte bu genç çekirdeğin yanına yeni süper yıldızlar ekleme fırsatını elde ederek şimdiden oldukça başarılı gözüküyor.

DOĞRU KOÇ VE DOĞRU BİR YAPI

Bu sezon artık çekirdeğini kurmuş olan Lakers’ta oynanacak oyunu oturtma vakti. Kobe’nin sakatlığıyla başlayan bu sancılı süreç, bu yaz sona erecek ve Lakers iyi kötü genç bir nüveye ve yetenekli oyunculara sahip. Yetenekli oyuncuların elde edilme süreci bittikten sonra takımı doğru bir şekilde oturtmak ve oynanacak oyunu parlatmak teknik ekibin kalan en önemli işi.
Golden State Warriors’tan gelen yani pace&space basketbolunun zirve noktasının oluşturulması sürecine hem tanıklık eden, hem de yardımcı hücum antrenörü olarak bu sürece aktif olarak önemli müdahalelerde bulunan Walton, 2015-2016 sezonunda Steve Kerr’in yokluğunda takıma koçluk yapmış ve namağlup bir şekilde takımı koç Steve Kerr’e teslim etmişti.

Lakers ile uzun süreli bir kontratı bulunan Walton, elindeki enerjik, yetenekli ve atletik kadronun pace&space basketboluna uygun olduğunu düşündü ve geçen sezon da yaklaşık olarak ilk 20-25 maç bu doğrultuda hareket ederek görece başarılı da oldu. Hatta sakatlıkların bittiği, tamamen genç kadroyla oynanan ancak diğer takımların maçları biraz boşladığı dönemde üst üste galibiyetler alarak potansiyelini ciddi anlamda gösterdi.

Genç nüveye sahip olan bir takımda en çok olması gereken önceliklerden biri günümüzde oyuncularıyla arkadaş olabilen koçlardır ve Walton bunu çok iyi bir şekilde başarmış olarak gözüküyor, hem de taktiktsel açıdan çok büyük eksiklikler göstermeden. Walton’ın daha çok genç bir koç olduğunu ve bu takımla beraber büyüyerek olgunlaşacağını da hesaba katarsak çok başarılı olması hiçbirimizi şaşırtmayacaktır.

2018 YAZI

Bu yıl tanking yapmayacak olması Lakers’ın playoff mücadelesi vereceği anlamına elbette gelmiyor. Bu takımın tavanı güzel bir performansla en fazla batıda 9-10. sıralarda lige yeni heyecanlar katmak olabilir. Zira takımda gelişmesi gereken birçok oyuncu var. Bunlar özellikle takımın iki lideri olarak gözüken Brandon Ingram ve Lonzo Ball.

Brandon Ingram geçtiğimiz sezonun sonlarına doğru lige alıştı ve bu yaz liginde oynadığı ilk maçla artık bu seviyelerde değil, daha üst seviyelerde olduğunu bizlere çok net gösterdi ve geri kalan yaz ligi maçlarında oynamadı. Ingram’in birçok iyi özelliği var ve bunları parlatması için bu sezon çok ideal duruyor. Aynı şekilde çeşitli eksiklerini kapatması için önünde güzel bir sezon var. Bu sezon güzel ortalamalar tutturması ve saha içinde takıma liderlik etmesi bekleniyor. Beklentilerin çok altında kalırsa 2. bir D’Angelo Russell vakası Ingram ve aslında takımda bulunan birçok oyuncu yaşayabilir. Lonzo Ball için 2 yaz liginde izleyip konuşmak istemiyorum. Kendisini öncelikle bir sahada görmek lazım.

2018 yazında ise ‘’Lakers’a geleceğim’’ açıklaması yaptıktan sonra Thunder’a takaslanan Paul George’nin yeni açıklamaları ‘’Lakers’a geleceğim dedim ama başarılı olursak burada kalmamak aptallıktan başka bir şey olmaz’’ minvalinde. Yani başarıdan kastı Warriors’ı elemek, Warriors’ı da eleyemeyeceklerine göre Paul George Los Angeles Lakers’a hayırlı olsun diyebiliriz.

LeBron James iddiaları ise James’in Los Angeles’ta ev almasından doğan bir iddia. Benim merak ettiğim olay LeBron’un Cavs ile kaybetmekten sıkılıp, Warriors’ı yenebileceği kadroyu Lakers’ta kurabileceğine inanıp inanmadığı. Evet 2017-2018 sezonunda da muhtemelen Wairros’a yenildikten sonra LeBron takım değiştirmek isteyecektir ve ona maksimum kontrat verebilecek en önemli takımın, Paul George’ye sahip Los Angeles Lakers olması muhtemel. Ancak Miami Heat’ten tekrar Cavs’e dönerken paylaştığı ‘’I’m coming home’’ fotoğrafından sonra tekrar ‘’evini’’ terk etmesi ne kadar muhtemel? Benim asıl merak ettiğim nokta bu.
Paul George’nin ve daha da önemlisi LeBron James’in vereceği kararlar Lakers’ın genç oyuncularının bu sezon göstereceği performansa bağlı gibi duruyor. Örneğin Brandon Ingram bu sezon bir süperstar haline dönüşürse, Lakers’ın Lebron-George-Ingram ile bir big 3 kurması çok kolay olur. Ayrıca muazzam yan parçalara sahip takım Lonzo Ball ve ikna edilebilirse daha düşük bir kontratla Brook Lopez’i da 5 numaradan şutu olan bir uzun olarak oynatabilir. Dediğim gibi tüm bu senaryolar Lakers’ın genç çekirdeğinin bu sezon göstereceği performansa bağlı olacak.

POTANSİYELLİ BİR KADRO

Son olarak Lakers için topladığı oyuncuların performansını ve gelişimini görme süreci başlamış durumda. Ball ve Ingram gibi süper yıldız olmasını beklediğimiz oyuncuların dışında Lakers’ın aynı Warriors gibi draftlardan topladığı çok güzel yan parçaları var.

Pota altı rotasyonunu Mozgov’u yollayarak drafttan seçtiği Zubac ve Bryant’tan oluşturan Lakers’ın geçtiğimiz sezonlarda seçtiği Larry Nance Jr. Lutunu geliştirirse muazzam atletizmiyle beraber önemli bir rol oyuncusu, Clarkson ise iyi bir bench oyuncusu veya güzel bir takas parçası olabilme niteliğine sahip.

2014’te 1. tur 7. sıradan seçilen Randle’dan ise ben pek bir şey beklemiyorum. Ancak kendisine kulüp ve taraftar bu sezon son bir şans verecek gibi duruyor. Zira kontratı bitiyor ve takas için Lakers değeri düşmeden sezonun ilk haftalarında harekete geçebilir. Bekleneni gösterememiş bir oyuncuyu takas etmek çok zor bir iştir. Eğer oyuncunun beklenen performansı gösteremediği ve potansiyeline ulaşamadığı tüm NBA takımları tarafından anlaşılırsa oyuncuyu takaslamak ve elle tutulur değerler elde etmek zorlaşır. Bunun için Los Angeles Lakers’ın, Randle konusunda oldukça hızlı bir şekilde karar vermesi gerek.

Guard rotasyonu içerisinde Lonzo Ball, Tyler Ennis ve David Nwaba’yı bulunduran takımın FA’da Rajon Rondo gibi Lonzo Ball’a saha içerisinde liderlik edebilecek ve genç oyuncularla iyi anlaşan bir isimle 1 yıllık yüklü bir kontrat için görüştüğü biliniyor. Tyler Ennis’ten ne alınacağını bilmesemde, Nwaba geçtiğimiz sezon sonu savunması ve enerjisiyle gayet ön plana çıkmıştı.

Kısacası potansiyelli bir kadro ve doğru oyun/teknik ekip ile potansiyeline ulaşması beklenebilecek bir takım. Bu yıl gösterilecek performans ve gelişim gelecek yıllar açısından çok belirleyici olacak. ‘’Un iyi olursa, ekmek de iyi olur’’ Lakers için ürünleri görme ve işleme zamanı geldi çattı bile.



Onur Can Özyurt on EmailOnur Can Özyurt on Twitter
Onur Can Özyurt
Mustafa Kemal Anatolian High School'18 & Mamba Mentality

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir