NBA Günlükleri

EuroBasket 2017’de Türkiye’nin Akıbeti Ne Olur?

Son yılların en zayıf kadrosuyla parkedeyiz. Altın jenerasyonumuzu bir önceki turnuvada ve arkamızda bıraktık. Artık yeni yıldızlar ortaya çıkarmanın tam sırası. Ersan İlyasova’nın da turnuvaya katılamayışı bir lider boşluğu yarattı. Avrupanın en büyük kupasını kaldıran takım Fenerbahçe olmuştu ama sonuca kayda değer bir katkı sağlayan türk oyuncu yok gibiydi. Belki bir tek Melih Mahmutoğlu. O da kısıtlı sürelerde, rol oyuncusu ve ceza şutörü olarak. Guard sorunumuz çok açık bir şekilde ortada.

Türk Sporunun en büyük başarısı?

yazımda belirtmiştim, uzun yetiştirmeye odaklı bir altyapı sistemi nice yetenekli yiğit guardları basketboldan uzaklaştırdı. Bireysel olarak da şahit olduğum, bu süreçten geçmiş çoğu insanın da başından geçtiği üzere basketbol altyapı seçmelerinde boyun, yeteneğin önünde tutulması, yalnızca uzunlara yatırım yapılması kısa oyuncuların yetişmesine ket vurdu. Basketbolu kısaların yönlendirdiğini artık kabul etmek gerekiyor. Tempo ve alan paylaşımı basketbol anlayışına yeni nesil guard’ları adapte etmemiz lazım. Bobby Dixon iyi bir oyuncu ama bizim yaramızın merhemi değil demiştim. Turnuva öncesi sakatlığı sebebiyle oynayamayacağı belirtildi. Zaten Bobby sistem dışı bir skorer. Yaramıza merhem olacak bir oyuncu profili değildi. Topu yönlendirecek, yaratıcılığı ve delici özelliği olan guardlar yetiştirmek mecburiyetindeyiz. Turnuvanın ilk maçını Rusya ile oynadık. Gitgelli mücadelenin sonunda 76-73 mağlup olduk. Turnuvanın geneline yansıyacak olumsuz bir intiba dikkat çekmese de delici eksikliği göze çarptı. Potaya doğrudan gidebilen tek oyuncumuzun Cedi olduğu netti. Cedi Osman NBA’e adapte olabilmek adına özgüvenini yükseltmiş görünüyor. Efes’te denemediği şutları turnuva öncesi hazırlıklarda ve Rusya karşısında denediğini gördük. Furkan ve Cedi takımın atletizmini ciddi oranda yükseltiyor, bu takımımız adına bir artı. Şu an bir kulüpte forma giymeyen Semih Erden milli takımdaki ana uzun rolünde ve gayet hazır görünüyor. Burada gösterdiği performansla talipleri olacaktır.
Gereksiz müdahaleler neticesinde 5 faulle oyundan çıktı ancak takımın en iyi 2. oyuncusuydu
Rusya maçında. Rusya maçının sonucunu da fauller belirledi. Rakibimizi 21 top kaybına zorlamamıza karşın 40 kez serbest atış çizgisine gönderdik. Rusya da bu ikramı geri çevirmedi ve 32 isabet buldu. Bench’ten gelip çok olumlu katkı veren Erkan Veyseloğluna bir parantez açmalıyız. 18 dakika sahada kaldı ve müthiş bir enerji getirdi. 11 sayı buldu.

Rusya karşısında Cedi OSMAN 28 sayı 7 ribaund 4 asist ve 6 top çalmayla oynadı.
İlk maç itibariyle Cedi’nin bu milli takımın alfası olacağı görülüyor. Türk Milli Takımı bu geçiş sürecinde zaman zaman zorlanabilir ama Cedi Osman ve Furkan Korkmaz gibi genç yeteneklerin omuzlarında yoluna devam edecek…

Alihan Olcar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir