NBA Günlükleri

Geleceğin Yıldızları

NBA’de yeni sezonun başlamasına sayılı günler kaldı. Hatta birkaç gün içerisinde sezon öncesi maçları başlayacak. Elbette ligin süperstarları her zaman olduğu gibi ilgi görüyor. Ancak gelecek senelerde bu ilginin odak noktası kimler olabilir? Yakın gelecekte adından çok daha sık bahsedebileceğimiz isimler hangileri? İşte geleceğin süperstar adayları;

 

  • Devin (Armani) Booker

 

Genç oyuncu lige katıldığından beri içindeki Klay Thompson / Gordon Hayward karışımı karakteri dışarıya ne zaman vuracak diye bekliyordum. Nitekim geçen sene bir maçta 70 sayı atarak ve sezonu da 22.1 sayı ortalaması ile kapatarak ufaktan ufaktan içindeki canavarın zincirlerini çözmeye başladı.

 

Şutör gard pozisyonunda oynayan Booker, pozisyonuna göre 6-6 (198 cm) boyu ile hiç fena olmasa da kol genişliği pek uzun sayılamaz. Ek olarak gençliğinin de etkisi ile vücudu henüz kas kütlesi veya güç olarak yeterli değil. Yine de sadece 20 yaşında olduğu düşünülürse bu gayet normal.

 

NBA’den önce Kentucky Wildcats forması giyen oyuncu lig için yeterli tecrübeyi burada kazandı. Ki takip eden varsa zaten bilecektir, o sene Kentucky NCAA’de en güçlü takımlardan biriydi. Karl Anthony Towns – Willie Cauley Stein – Trey Lyles – Devin Booker gibi oyunculardan oluşan takım 38-1 derecesi ile Final Four’a kadar maç kaybetmeyerek etkileyici bir performans ortaya koymuştu(Yanılıyorsam NCAA tarihinde yaklaşık 30 senedir yapılamayan bir şeyi de başararak aynı takımdan aynı sene içerisinde 6 oyuncuyu NBA’e gönderdiler.). Ki bu tecrübe ona aynı zamanda oyun zekası yönünden de çok şey kattı. Elbette lige 18 yaşında adım atarak 2 senedir ekstra tecrübe edindiğini de unutmamak gerekir.

 

 

Oyuncuların ilk senelerini geçirdikleri takımlar aslında onlar için büyük bir handikap oluşturmakta. Çok iyi takımlarda başlayanlar çok tecrübeli ve yetenekli oyuncularla birlikte çalışabilme imkanı bulurlarken, daha iddiasız takımlar ile başlayanlar ise liderlik konumuna daha erken geçerek karar merkezi olmayı ve insiyatif almayı daha iyi öğreniyorlar. Devin Booker da ikinci kademede bildiğiniz gibi, henüz 20 yaşında takımının lideri olmaya başladı. Ne yazık ki Suns geçtiğimiz senelerde hızla güç kaybetti ve en sonunda dibe vurdu. Bu da tarihte eşine çok az rastlanan o 70 sayılık performansın bir nebze gölgede kalmasına sebep oldu. Her ne kadar Suns Batı Konferansı sonuncusu olsa da ve her ne kadar o maçta karşılarındaki takım Doğu Konferansı birincisi Boston Celtics olsa da, Phoenix ekibinin durumu o denli yetersiz ki oyuncularından biri çıkıp 70 sayı attığında bile maçı kazanmayı başaramadılar. Eh, takdir edersiniz ki takımınızda Durant, LeBron, Westbrook, Harden gibi oyuncular varken 70 sayı atmak ile kimse yok iken 70 sayı atmak arasında da net bir fark bulunmakta. Niyetim asla yapılan işi küçümsemek değil ancak kendimizi de kandırmanın gereği yok diye düşünüyorum. Ancak iyi tarafından bakılırsa Booker bu performansını daha da yükseltip takımını daha ilgi çekici bir yer haline getirebilir ve süper yıldızları takımına çağırabilir veya da zaten bu oyunculardan en az birine ve daha iyi yan parçalara sahip bir takım ile anlaşarak kariyerini daha farklı şekilde şekillendirebilir. Bir de koç faktörü var, atlamayalım. Suns birkaç senedir güvenilir ve iyi bir koç ile çalışamadı bir türlü. Booker bu veya başka bir takımda daha tecrübeli, daha kaliteli koçlar ile çalışabilir ise oyununu çok daha geliştirebilir.

Ancak oyuncu eğer ki kendisine daha büyük bir sıfat istiyorsa, biraz daha komple oyuncu görünümüne bürünmek zorunda. Şu anda iyi bir üç sayı isabeti oranı ile oynuyor ve bu oran günden güne daha da iyileşiyor. Lakin üç sayı çizgisinin içerisinden yüzdesi düşen bir grafik sergiliyor. Bu onun daha keskin bir üç sayı şutörü olmaya çalıştığını ima edebilir, kötü bir şey de diyemeyiz ancak tam manası ile bir süperstar sayılmak bundan fazlasını gerektiriyor.
 

 

İki sene arasında elbette oyuncunun rolünün artması ile oyuncunun maç içerisinde topla buluşma oranları artışı gözleniyor. Ancak oyuncunun asist oranları aynı kaldı. Bir süperstar için topu dağıtmayı bilmek birçok yönden önemli; diğerlerini oyuna katmak, oynanacak setleri belirlemek gibi… Burayı bir eksi olarak yazmak zorundayım.

Aynı iddiayı destekleyen bir diğer şey top kayıpları. Önceki seneye göre hatalı yürüme, yanlış perdeleme ve benzeri noktalarda çok dikkat çekici bir artış yok. Ama hatalı pas atarak yaptığı top kayıpları 2 katına çıktı (ilk sene 68, ikinci sene 125).

İyi noktalardan biri ise daha da cesurlaşması. Şut anında aldığı fauller 86’dan 178’e, basket fauller ise 18’den 52’ye çıktı. Bu, oyuncunun şut anlarında daha kararlı ve daha keskin olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde geçtiğimiz sene 4’ü asistli olmak üzere 9 smaçta kalan Booker bu sene 9’u asistli olmak kaydı ile 28 smaç vurdu. Bu da oyuncunun oransal olarak daha az yardım almasına rağmen, potaya tüm gücüyle yüklenebilme potansiyelinin bir miktar arttığını gösteriyor.

 

 

Tüm bunlar ışığında oyuncu ofansif manada takımı için hemen her çaylak gibi minik bir eksi olmaktan, minik bir artı olmaya başladı ve şahsen gelecekte daha büyük artılar haline geleceğine inanıyorum. Lakin sıkıntılı olduğu bir nokta daha var; oyuncu şu anda defansif olarak çok geride. Ve beni üzen kısım, daha da geriye gitmiş olması. Bu boy, pozisyon ve roldeki oyuncudan yılın savunmacısı çıkması gerekmez, bunun farkındayım. Ancak ne yazık ki defansı artı olmayı bırakın, hatta sıfır olmayı da bırakın, doğrudan bir eksi. Eğer Westbrook, Harden veya Irving iseniz bu bir noktaya kadar gayet tolere edilebilir. Lakin henüz bu seviyede savunmadan bu denli uzak kalmış olması beni Booker adına en fazla korkutan detay. Ki, ileri istatistik ile hazırlanan raporlarda şöyle bir ayrıntı dikkatimi çekiyor; “alternatife göre değer” istatistiğinde oldukça problematik bir noktada kendisi(Yani “onun yerine ortalama bir oyuncu oynasa” değeri). Bu değerde -2.0’ı gören oyuncu kesinlikle değiştirilmeli demektir. Devin için bu sayı geçtiğimiz sene -0.6 iken bu sene de -0.2’de kaldı. İlerleme kaydetmesi güzel olsa da süperstar dediğimiz oyuncular için bu değer genelde en az +4.5 veya +5.0 dolaylarında.

Temel olarak Booker’dan beklenti oldukça arttı ve bunu kesinlikle hak ediyor. Eğer defansını en azından ortalamaya çekerse (ki bence en büyük eksiği bu) ve hücumda paylaşımı ile çeşitliliğini artırırsa onu çok daha büyük yerlerde görürüz. Çok genç oluşunu ve henüz çok tecrübeli takım arkadaşları ve koçlarla çalışamadığını düşününce Booker doğru yolda ilerlemeye devam ettiği takdirde draftta 13. sıradan seçildiği için bazı takımlara ve taraftarlara pişmanlıktan saç baş yoldurabilir.

Listemize devam edeceğiz. Bu süre içerisinde ekleme yapmak istediğiniz konular veya oyuncular olursa incelemesini yapmak üzere fikirlerinize de açığız elbette. Basketbollu günler…

Furkan Sarıca

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir