NBA Günlükleri

Chicago Bulls’ta Neler Oluyor?

Aslında başlığı Bulls’ta neler olmuyor şeklinde yazsam da olurdu.

Fakat henüz galibiyet alamamış bir takım olan Bulls için bir kaç olumlu şeyden bahsetmek istiyorum.

Chicago Bulls, 90’lı yıllara damga vurmuş bir hanedan. Jordan’ın basketbolu bıraktığı yılları saymazsak her yıl şampiyon olmuş bir takım. Tabiki şu anda o dönemlerden bahsetmek pek doğru değil. Fakat eğer bir hanedan taraftarıysanız bu tip çöküşlere de verdiğiniz tepkiler de farklı oluyor.

O dönem kapandıktan sonra drafttan Derrick Rose gibi bir cevher bulan Bulls’un bu sefer de şansızlıklar peşini bırakmadı. Derrick Rose NBA tarihinin en genç MVP’si olduktan sonra yaşadığı sakatlıklar kariyerini bitme noktasına getirdi. Sizin de bildiğiniz gibi Rose, önce New York sonra da Cleveland’ın yolunu tuttu. Arzu ettiği şampiyonluğu Cleveland’ta LeBron James ile beraber kovalıyor.

Son olarak Bulls kadrosundan Jimmy Butler ve Wade’in ayrılmasından sonra takımın bu sezon yapacakları merak konusuydu.

Peki bu sezon Bulls için herhangi bir olumlu gelişme yok mu? Birkaç maddede sıralamaya çalışalım.

1)Toplam Attığı ve Yediği Sayı

Şu anda kadroya baktığınızda etkili bir skorer yok. Normal olarak Bulls’un attığı sayı da oldukça az. 3 maçta toplam 289 sayı atabilen Bulls’un en etkili skoreri 18 sayı ile Justin Holiday. Onu 16.3 sayı ile çaylak Lauri Markkanen takip ediyor. (Bu oyuncu ile bilgileri bir sonraki maddede vereceğim). Aslında benim dikkatimi çeken yedikleri toplam 323 sayı. Maç başı 107 sayı yiyen Bulls’u şu anda doğu 2.si olan Orlando ile kıyasladığınızda şu ortaya çıkıyor. Orlando, 4 maçta 449 sayı yedi. Bu da maç başı 112 sayı anlamına geliyor. Fakat aynı Orlando yine 4 maçta toplam 476 sayı buldu. Yani kısacası Bulls savunmadan ziyade takım içi bir skorer yaratmak zorunda. En son Cleveland maçında buldukları 112 sayı fena değil ama bunu her maça yaymaları zor görünüyor. Ayrıca Bulls’un bu 3 maçı sırasıyla Toronto, San Antonio ve Cleveland ile oynadığını da hatırlatmak isterim.

2)Parlayan Yıldız Adayı Lauri Markkanen

EuroBasket 2017’de iyi sinyaller veren Markkanen, Bulls’ta da kumaşının kaliteli olduğunun mesajını verdi. Şut yüzdesi çok iyi olmasa da 3 sayı çizgisinden çok da fena atmıyor. 3 maçta yakaladığı 9.3 ribaund ortalaması da umut vaadediyor. İlerleyen dönemde NBA’e alıştıkça daha net yorumlar yapabileceğimizi düşünüyorum. Fakat şu dönemde Markkanen’i Bulls için olumlu kısma yazmayı doğru buldum.

3)Beklenen Oyuncu Zach LaVine

Jimmy Butler takası ile Bulls’a gelen LaVine sakatlandıktan sonra bu sezon henüz forma giyemedi. Geçtiğimiz sezonu 18.9 sayı 3.4 ribaund ve 3 asist ortalama ile bitiren LaVine, ilk maddede bahsettiğim hücum sıkıntısına çare olabilir. Tabi ki bir Butler değil, ama yine de hücumda sıkıntı yaşayan Bulls’a bir ivme kazandıracaktır.

4)Pes Etmeyen Bir Kadro?

Kimse bu kadronun çok yetenekli olduğunu söylemiyor tabi ama bazı durumlarda takım olarak direnç göstermek yeteneğin önüne geçebiliyor. Bunu bir örnek ile açıklamak istiyorum. Spurs maçının bitimine 3:44 varken Bulls 19 sayı gerideydi. Takım vazgeçmek yerine savaşmaya devam etti ve maçı 10 sayı farkla 77-87 kaybetti. Bunda ne var diyebilirsiniz. Fakat yeni yapılanan bir takımın, makina gibi işleyen bir rakip karşısında direnç göstermesi ilerisi için iyi bir ışık olabilir.

Bulls taraftarları için bazı olumlu şeylerden bahsetmek istedim. Tabi ki henüz maç kazanamayan ve kadrosunda süper yıldız bulundurmayan bir takım için çok fazla şey söylemek zor. Fakat Bulls bir karakter ortaya koyarak yoluna devam ederse sezonun iyi takımlarından biri olabilir. Olamazsa da gelecek draftlarda elde edilecek oyuncularla daha da güçlenecektir.

Volkan Parlayan on EmailVolkan Parlayan on FacebookVolkan Parlayan on Twitter
Volkan Parlayan
Haber Yazarı at NBA Günlükleri
Fast Break ve Fanatik Basket Jenerasyonundan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir