NBA Günlükleri

Phoenix’te Gelecek Karanlık

124-76, 132-130, 130-88. İlk üç maçta bu skorlarla gelen mağlubiyetler çok daha önce verilmesi gerekilen bir kararın alınması sağladı ve Earl Watson’ın görevine son verildi. Karardan önce Eric Bledsoe’nun da artık yüksek sesle takımdan ayrılmak istediğini belirtmesi Phoenix’te havanın epey bulutlu olduğunu gösteriyordu.

2015-16 sezonunda koç Jeff Hornacek’in yardımcısı olarak Phoenix Suns kariyerine başlayan Watson, aynı sezon Hornacek’in görevinden alınmasıyla birlikte sezon sonuna kadar geçici koçluk görevini üstlenmişti. Phoenix Suns o sezonu 23-59 ile kapatarak Batı Konferansında 14. olmuştu. Ertesi sezon genel menajer Ryan McDonough, Earl Watson ile yola devam etme kararı aldı ve böylelikle 37 yaşındaki Earl Watson, Luke Walton’dan sonra NBA’deki en genç ikinci koç konumuna gelmiş oldu.

Çoğu kişiye göre sürpriz olarak nitelendirilen bu kararın ardından koç Watson, oyunculuk döneminde Utah Jazz’den eski takım arkadaşı Mehmet Okur’u da oyuncu gelişiminden sorumlu asistan koç olarak yardımcıları arasına aldı. Bu durum biraz da olsa bizleri Phoenix Suns’a farklı bir heyecanla bakmaya yöneltmişti fakat ne yazık ki bu sezon alınan mağlubiyetler sonrası asistan koç Nate Bjorkgren ve diğer oyuncu gelişiminden sorumlu koç Jason Fraser ile birlikte Mehmet Okur’un da görevine son verildiği açıklandı.

2011-12 sezonundan sonra özelikle de efsanesi Steve Nash’in takımdan ayrılmasıyla birlikte yeniden yapılanma sürecine giren Phoenix Suns’ın 2016-17 sezonu için playoff beklentisi elbette yoktu. Fakat NBA’deki en kötü kadro olmadığı da bir gerçekti. Eric Bledsoe ve geleceğin en önemli skorerlerinden biri olma potansiyeline sahip Devin Booker gibi önemli oyunculara sahip olan Earl Watson, kötü bir koç performansı göstermişti ve hayal kırıklığına sebep olmuştu. Phoenix Suns geçtiğimiz sezonu 24-58 ile bitirerek Batı’da sonuncu, Lig’de ise Brooklyn Nets’in önünde 29. sırada bitirebilmişti. Elbette burada sezonun bir noktasından sonra gelecek draft için ‘tanklama’ söz konusu fakat bu kadar az galibiyet alınması Earl Watson’ın tartışılmasına neden olmuştu.

Nitekim bu sezona facia bir başlangıç yapıldıktan sonra organizasyon sahibi Robert Sarver ve genel menajer Ryan McDonough bir araya gelerek Earl Watson’ın görevine son verilmesi kararını aldılar. Yapılan toplantıdan sonra geçtiğimiz sezondan bu yana takımın içinde olan Jay Triano’nun geçici koç olarak sezon sonuna kadar takımın başında olacağı da açıklandı.

Peki Phoenix Suns’ın geleceği parlak mı?

Earl Watson’ın kovulması kararını alan kişilerden biri olsa da Ryan McDonough’ın da yerinin sağlam olmadığını net bir şekilde söyleyebiliriz. Genel menajer olarak 5. sezonuna başlayan McDonough, bu süreçte verdiği kararlarla olumlu bir performans gösteremedi. 2013-14 sezonunda göreve gelerek takımın başına Jeff Hornacek’i getiren McDonough, Goran Dragic’in de müthiş performansıyla Batı Konferansı’nı beklenmedik bir şekilde 9. sırada bitirmişti. Her ne kadar playoff barajının altında kalınsa da bir önceki sezondan 23 galibiyet daha fazla alınmıştı.
Görece başarılı geçen bu sezon genç genel menajere yılın en iyi yöneticisi ödülünü kazandırmıştı. Sonrası ise sürekli kötüye giden bir çizgiyle devam etti.

Önce 2013-14 sezonunda En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü’nü kazanan Goran Dragic yönetimsel sorunlar nedeniyle takımda tutulamadı. Aynı sezon takıma alınan Isaiah Thomas başarılı bir performans gösterirken sezon ortasında karşılığında değerli bir şey alınamayarak Boston Celtics’e takas edildi ve Thomas o sezon Boston Celtics’in playoff yapmasında büyük rol oynayarak En İyi Altıncı Adam Ödülü’nde ikinci sırada yer aldı. Tyson Chandler transferi ve bu sezona kadar gelen süreçte draftlardan takıma kazandırılan genç oyuncuların da beklenen yükselişleri yapamaması Ryan McDonough’ın hanesine eksi olarak yazılabilir. Tüm bu eksiler McDonough’ın koltuğunun da bir hayli sallanmasına sebep olmalı fakat Phoenix Suns yönetiminin geçtiğimiz yaz McDonough’ın sözleşmesini 2019-20 sezonuna kadar uzattığını da belirtelim.

Steve Nash’in liderliğinde üst üste 3 sezon çok iyi performanslar gösteren Suns, bir türlü NBA Finalleri’ne çıkamamış ve Konferans Finalleri’nde iki kez, bir kez de Yarı Finaller’de elenmişti. Bu sezon 50. yılını kutlayan Phoenix Suns, tarihi boyunca bir kez NBA Finali oynadı. 1992-93 sezonunda Charles Barkley’li kadrosuyla Michael Jordan’lı Chicago Bulls’a boyun eğmek zorunda kalan Phoenix Suns şimdilerde bu başarılı yıllarından oldukça uzak. Gelecek ise şimdilik hiç parlak görünmüyor.

Onur Özdemir
Marmara Üniversitesi Ekonometri. Phoenix Suns tutkunu.
umutonurozdemir@gmail.com
Instagram:@onuurozdemirr
Facebook: onur.ozdemir.73

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir