NBA Günlükleri

Avrupa’nın Altın Çocuğu 1. Sıradan Draft Edilebilir mi?

Geçtiğimiz günlerde internette sörf yaparken ESPN kaynaklı bir haberde 2018 NBA Draftları için Avrupa’nın kimilerine göre ‘’altın çocuk’’ kimilerine göre başka sıfatlar yüklenen çocuğu Luka Doncic’in listenin tepesinde kendine yer bulduğunu gördüm. Aslına bakarsanız şaşırdığımı söyleyemeyeceğim. (http://www.espn.com/nba/draft/bestavailable)

ESPN güncel draft sıralaması

Geçtiğimiz yıl daha 18’ini doldurmadan, ehliyeti yokken, marketten tek başına sigara ya da alkol almaya yaşı elvermiyorken Euroleague’de yaptıklarıyla hepimizi büyülemişti genç yıldız adayı. Kariyerine Union Olimpija’nın genç takımlarında başlayan Doncic, altyapıda çıktığı ilk maçta sahada sadece 16 dakika kalabiliyor. 16 dakikanın sonunda ise Luka Doncic oyundan çıkarılıyor. Sebebi ise sürpriz değil; kendi yaş grubunda çok ağır basması! Onu daha önceden takip edenler, Union Olimpia’da forma giyerken Roma’daki bir U-13 turnuvasının MVP’si olduğunu hatta Lazio karşısında finalde 54 sayı 11 ribaund ve 10 asist ile triple-double yaptığını bilirler. Ben takip ettim diyeceğimi sanıyorsanız, sanmayın. Nereden bileyim canım o yaştaki bir çocuğu (!) Ama bilenler varmış ki Real Madrid, daha 13 yaşındaki bir genç için bonservis ödeyerek 5 yıllık sözleşme imzalamış ve onu sürekli oynaması için bazı takımlara kiralama yoluna gitmiş. Birkaç yıl da Real Madrid alt yapı takımlarında oynadıktan sonra 17 yaşına geldiğinde takımın önemli parçalarından biri haline gelen Doncic’i Euroleague gibi sertliğin hat safhada olduğu bir platformda takımın ana rotasyonuna dahil ettiler. İşin alt yapı kısmı daha sonra uzun uzun konuşulmalı aslında, neden bizim takımlarımız da böyle oyuncuları bulup, kendi liderlerini ortaya çıkarmıyorlar? Burayı anlamış değilim. Neyse.

Geçtiğimiz yıl bize gelecekte yapabileceklerine dair ışık tutan Luka Doncic, bu yıl o ışığı gözümüze gözümüze soktu. Sezonun başında EuroBasket2017’de Miami Heat forması giyen Goran Dragic’in ardından Slovenya milli takımının namağlup şampiyonluğundaki en önemli ikinci rol 18 yaşına yeni basmış olan Luka Doncic’indi. EuroBasket’te oynadığı 9 maçta 14,3 sayı 8,3 ribaund ve 3,6 asist ortalamalarıyla Euroleague’deki sevenlerine bekleyin geliyorum dedi adeta.

Real Madrid’de Sergio Llull’un sezon başındaki şanssız sakatlığı sonrası koç Pablo Laso bu pozisyona direkt olarak bir transfer yapmak istemedi ve Luka Doncic’i lider vasfıyla sahaya sürdü. Birçoklarına göre bu yapılan ”deli saçmalığı”, ”ne yaptığını bilmemek” olarak nitelendirilse de Sloven gence güvenenlerin sayısı da hiç azımsanmayacak seviyelerdeydi.  Nitekim genç Luka, koçu Laso’yu haklı çıkardı. 25. hafta itibariyle 24 maça çıkan Luka Doncic, maç başına 17 sayı 5 ribaund, 4,5 asist, 1,2 top çalma istatistikleriyle harikalar yaratırken, maç başına 23,1 verimlilik puanı ile Euroleague’nin bu alanda zirvesinde bulunuyor.

Euroleague maçları istatistikleri

            Şimdi hepimizin aklında şöyle bir soru var: Luka Doncic, 2018 NBA Draftlarında 1. sıradan seçilebilir mi?

1. sıradan mı?

Bunu tabiki zaman gösterecek. ESPN’nin haberinde Doncic’in en büyük rakipleri Michael Porter Jr. ve Deandre Ayton olarak gösterilmiş ancak Bleacher Report’a konuşan bir NBA gözlemci yöneticisi, genç yıldız Luka Doncic hakkında; “Michael Porter Jr. veya Marvin Bagley, Doncic’in yaptığını yapıp bir FIBA maçında 40 dakika boyunca böyle bir performans gösteremezdi. Kesinlikle ilk sıradan gidebilir. Oyunu herkesin çok önünde. Her maçta parlamaya ve etkilemeye devam ediyor.” şeklinde bir açıklamada bulunmuş ve bu açıklamada %100 haklısın adamım. Ben her izlediğimde daha da mest oluyorum.

Yine NBA’in en iyi Avrupalı oyuncularından Pau Gasol, Eurobasket’ten sonra: ”Luka Doncic, NBA için önemli bir oyuncu olacak.” dedi. Gasol ağabey, bunu bunu ben söylesem gündem olmaz da sen söyleyince iş değişiyor.

Bu yazıda Doncic’in NBA draftlarında kaçıncı sıradan seçilebileceğine dair bir kendi fikrimi yazmak istemiyorum. Çünkü yok. NCAA ve NBA draftları hakkında bilgim hiç yoktan birazcık fazla diyebilirim. Ayrıca ilk sıralardaki takımların ne tür bir oyuncuya ihtiyacı olacağını da zaman gösterecek. Ben sadece şunu söyleyebilirim, bu genç adam Euroleague’de yaptıklarından daha fazlasını NBA’de de yapabilir.

              Doncic, NBA’de ne yapabilir?

Doncic için şöyle süslü bir cümle hazırladım. O’nu ve oyununu özetlediğini düşünüyorum.

”Onun için en sıradışı olan şey sadece 19 yaşında bir oyuncunun oyununun olgunluğu ve oyunun üzerine yaptığı cilalama ile parlatmayı andıran gösterişsiz ama büyüleyici etki. ”

Kardeş bu neydi şimdi diyenler için kısaca ”Abi bu adam daha 19 yaşında yaa!” 

Şimdi, bazılarına Allah verince veriyor. 2,01 boyundaki Doncic, Avrupa basketbolu için muazzam seviyedeki fiziğiyle birlikte ligin en iyi oyuncularından birine dönüşüyor. NBA draftları için bir sürü scout siteleri var, isimlerini vermeye gerek yok. Bu adamlar bu işi akıl almaz derecede profesyonel yapan abilerimiz. Onların dediklerine göre Doncic, kas yapısı açısından oldukça gelişmiş alt ve üst vücudu orantılı bir oyuncuymuş. Yine bu scout raporuna göre Doncic için Real Madrid gibi bir takımda bu yaşta bu oyunu göstermesine en basit tabiriyle inanılmaz demişler. Olağanüstü profesyonel tavrı ve bu fiziğine rağmen şaşırtıcı top kontrolünü de onun için çok çok önemli sıfatıyla rapora eklemişler. Bunları zaten biliyoruz diyenler için bu devirde herkes her şeyi biliyor zaten diyorum.

Tüm bunlardan önce onu Doncic yapan primer faktör: Saha görüşü ! Gerek pick and roll sonrası doğru zamanlama ile verdiği paslar, gerekse birebir oynadığında gelen yardımı doğru okuması ve böylece takım arkadaşlarına yarattığı alana doğru attığı tek pasla yaptığı asistler.

Doncic’in değerlendirmesinde onun oyununun artık oturduğunu ve oyundaki efektif parçanın Doncic’in hücum yetenekleri olduğunu söyleyen scoutlar, orta mesafe şutlar, penetre üzerinden bulduğu sayılar, 3 sayılık atışları ve clutch oynayabilme özelliğinin Doncic’in oyununda en büyük artı olduğunu söylüyorlar. Bu yıl bunlara ek olarak pick and roll oyunlarındaki başarısını da gözden kaçırmamak gerekiyor. Nitekim Euroleague’de bu sezon %61 ile iki sayılık %32 ile üç sayılık isabet buluyor Sloven yıldız.

Buradan çıkarılması gereken şey şudur. NBA’de 1-2 numara pozisyonunda eksiği olan takımlar uzun vadeli olarak Doncic’i kadrolarına katabilir ve onun etrafına kurulacak bir takımla iyi işler yapabilir. Bunu ben dedim, scoutlar değil. Doncic’in etrafına bir takım oluşturma fikri ilk başta biraz fazla abartılı gelebilir ancak Real Madrid ile bu sezon oynadığı basketbol ve üstlendiği liderlik vasfı beni bu konuda ikna etti.

Yok canım NBA kardeşim orası, lider falan olamaz orada diyenler için bir diğer önerim de şu: Doncic’i saha içi lider olarak oynatmak yerine tamamlayıcı bir oyuncu olarak da kullanabilirsiniz. İnanmayan açsın EuroBasket2017’yi baştan sona izlesin. Goran Dragic ile olan uyumuna bir baksın.

                 Ne övdün be kardeşim. Bu adamın hiç mi kötü özelliği yok diyenler buraya.

Var tabi.

Al güllerin bile dikeni varsa,
Hatasız, günahsız bir kul olur mu?

Olmaz. Kötü denebilecek birinci özellik pozisyonuna göre fiziğinin yan etkisi. Savunmada kendiyle benzer size’daki oyunculara karşı kalbur üstü bir savunmacı olan Doncic, daha patlayıcı rakiplere karşı bire bir savunmada biraz yavaş kalabiliyor.  Bunu ayaklarını konumlandırmayı doğru yapmayı öğrendiği taktirde aşmaması için bir neden yok. İkinci kötü özelliği de savunmada sertliği tam olarak yansıtamaması ve rakibini savunmasıyla yıpratamaması, pick and roll savunmalarında potaya giden oyuncuyu yakalamak konusunda sıkıntılar yaşayan Doncic, pick and roll açısından kötü bir savunmacı. 

Durun bu bölümde de övmeden geçmeyeceğim. Bu kötü denilen özelliklerin sebebi belli. Doncic, tüm alt takımlar kariyeri boyunca müthiş bir skorermiş. Yani adamın işi atmak ve attırmak. Savunmada böyle dezavantajlarının olması çok ama çok normal.

Bu oyununun üzerine savunmayı da eklerse tahmin edilenin üzerinde inanılmaz bir oyuncu olmaması için hiçbir nedeni kalmayacak.

Hücumundaki en zayıf yönlerden biri de hareketli şut atma olsa gerek. Genç oyuncunun bu konunun üzerine biraz daha fazla titremesi gerekiyor.

Bana göre üçüncü geliştirmesi gereken özellik ise: Üç sayı yüzdesi.

NBA’deki kısaların atletizm seviyesi Sloven oyuncuda yok. Oyun zekası olarak Amerikalı oyunculardan aşağı kalır bir yanı yok ancak bu atletizme bir şekilde cevap vermeli, bu nedenle de bir şekilde üç sayı yüzdesini yukarılara çekmesi gerekiyor.

Son olarak birçoğumuzun sevmediği bir özellikten bahsetmek istiyorum. Real Madrid’de oynuyorsunuz, etrafınız hakemleri manipule eden yıldızlarla dolu. Luka, onlardan biraz ders al be kardeşim. Rudy, Llull, Reyes abilerin bu işi çok iyi yapıyorlar, yap ki sen de kolayca faul al.

 

Luka, kardeşim kaçıncı sıradan seçilirsen seçil Avrupa’nın en önemli oyuncularından biri olarak Avrupa basketbolunu NBA’de temsil edeceğin kesin. Avrupa basketbolu seni böyle askere gönderir gibi gönderecektir NBA arenasına. Hadi gazan mübarek olsun 🙂

Mert Batuhan Ekiz on EmailMert Batuhan Ekiz on FacebookMert Batuhan Ekiz on InstagramMert Batuhan Ekiz on Twitter
Mert Batuhan Ekiz
-20 yaşında
-Ünye\ Ordu 'lu
-İstanbul'da ikamet eden
-Bahçeşehir Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon 3: sınıf öğrencisi
-Basketbol aşığı bir birey.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir