NBA Günlükleri

Özel Röportaj: Kaan Kural!

Türkiye’de basketbolun duayen isimlerinden Kaan Kural ile geride bıraktığımız Konferans Finallerini ve bizleri bekleyen Cleveland Cavaliers-Golden State Warriors serisini konuştuk.

Keyifli okumalar…

H. S.: Hakan SEZGİN

K. K.: Kaan KURAL

 

H. S.: Houston, Golden State Warriors ile kafa kafaya bir seri oynasa da başarılı olamadı. Golden State Warriors’ı bir kenarı bırakacak olursak, Houston Rockets’ın kaybetmesinin kendi içerisindeki sebepleri nelerdi?

K. K.: Maça iyi başlayan taraf olmak isterken, kullandıkları dar kadrolar sonucu enerjilerini iyi kullanamayıp, ikinci yarılarda oyunlardan düşmeleri, Chris Paul’un yaşadığı sakatlık ve James Harden’ın beklentilerin altında kalan performansı diyebiliriz.

H. S.: Mike D’Antoni’nin, Phoenix Suns’dan beri finallerde yetersiz kaldığı yönündeki iddaalar hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

K. K.: Bu büyük bir haksızlık. Orada da hep San Antonio Spurs’e denk geliyordu. Oyuncularını fazla yorduğu ve onların enerjilerini çok saklayamadığı söylenebilir ama Mike D’Antoni gayet iyi bir iş çıkardı. Phoenix yıllarında o yenilmez San Antonio Spurs’ü de şans yanında olmamasına rağmen çok zorladı. Şimdi de Golden State’i zorladı. Mike D’Antoni, suçlu veya sorumlu değil bu konuda.

H. S.: Houston Rockets’ın bundan sonra geleceğini nasıl görüyorsunuz?

K. K.: NBA birincisi oldular ve Golden State’i elemeye çok yaklaştılar. Sonuçta iki üçlük fazla atsalar eliyorlardı. Geleceği içinse şampiyon olmak için vergi vermekten kaçınmayacaklar biliyoruz. Seneye de tekrar Golden State’in en büyük rakibi olacaklardır.

H. S.: Cleveland Cavaliers’ın gözünden bakacak olursak, Golden State’in bu kadar zorlandıkları bir seriden final öncesi nasıl bir ders çıkarabilirler. Golden State Warriors, neleri eksik yaptı veya Houston Rockets, Golden State’in ne gibi zaaflarını ortaya çıkardı?

K. K.: Bu seride, adam değiştiren savunmaların Golden State’in topsuz oyununun etkisini azalttığını veya çok düşürdüğünü gördük. Çok adam değiştirerek bir savunma yapabilirler, her şeyden önce bu. Ayrıca Golden State maça çok yavaş başladığı için maça çok daha hızlı başlamak gibi bir seçenek de var.

H. S.: Boston Celtics için öngörünüz nedir? Geçtiğimiz gün onların 2 sene içerisinde Golden State’in ulaşılmaz denen çekirdeklerini tehdit etme potansiyeline sahip olduğunu söylediniz. Bunu biraz açar mısınız?

K. K.: Aynen öyle. Çünkü basketbol öyle bir evrim geçiriyor ki artık oyun tamamen oyunu iki taraflı oynayabilen ve top yönlendirebilen dış oyunculara kalmış durumda ve öylesini bulmakta hiç kolay değil. NBA’in en değerli oyuncu tipi; birkaç pozisyon oynayabilen ve top yönlendiren kanat oyuncusu. Gerek Jaylen Brown, gerek Jayson Tatum gerekse Gordon Hayward, NBA’de bunun en iyi temsilcilerinden. Evet daha kaliteli ve hatta özel oyuncular bulabilirsin ama, bu kadar modern basketbola uygun, modern yıldız profilinde oyuncu gerçekten çok zor. Dediğim gibi Brown, Tatum ve Hayward üçlüsünün NBA’de karşılığı yok. Bu saydığım özelliklerden dolayı olabilecek, sahip olunabilecek en iyi çekirdek.

H. S.: Cleveland Cavaliers’ın geçirdiği sezonu nasıl değerlendirirsiniz?

K. K : Üç aşağı beş yukarı olması gerektiği gibi. Kyrie Irving ayrıldıktan sonra, LeBron etrafında takım olmayı bu sezon hiç başaramadılar o açıdan teknik anlamda biraz hayal kırıklığı olabilir. Sezon ortasında çok ciddi değişiklikler yaptılar ama, ne beklenirdi ki? LeBron olduğu sürece Doğu’nun en iddialı takımı olmaları gayet doğal ve yine şampiyon oldular. Beklentilerin altında bir performans ama beklentilerin üzerinde bir sonuç. Yine NBA Finalleri’ne çıktılar.

H. S.: 4. kez üst üste Golden State Warriors-Cleveland Cavaliers finali izleyeceğiz. Finali kafanızda oynayacak olursanız nasıl bir final bekliyorsunuz?

K. K.: Golden State Warriors, geçen seneden çok uzak ama Cleveland fersah fersah uzak. Cleveland için her şey çok iyi gitse bile mesela; J.R. Smith çok iyi şut atsa, savunmada iyi duruş sergilese veya Tristan Thompson, ribaund konusunda ağırlık koysa, LeBron coşsa bile Golden State’e yetişmesi imkansız bu Cleveland’ın. Golden State çok kötü bir gününde olur ve çok kötü atarsa belki seriyi değil de 1 maç kazanabilir ama bakıyorum iki takımı tartıya koyuyorum; birincisi, Golden State’i pek yavaşlatamıyor Cleveland savunması. İkincisi her şey iyi gitse bile Cleveland hücüm anlamında Golden State’in potansiyeline yetişemez.

H. S.: LeBron’un performasının kesintisiz en üst seviyede olduğu bir final serisi için konuşacak olsak yine de şampiyonluk gelemez diyebilir miyiz?

K. K.: Yok, imkansız. O dünyanın en iyi oyununu oynasa bile yetmez bu. Bunun yanında takım arkadaşlarının da bir şeyler yapması ve Golden State’in teklemesi lazım. Tek başına şampiyonluğu kazanamazsın. Böyle bir şey mümkün olsa LeBron her sene şampiyon olurdu.

H. S.: Peki, kaybedilen bir Final sonrası siz LeBron James’in geleceğini nasıl öngörüyorsunuz?

K. K.: Kalıp gideceği konusunda hiç belli olmaz. Şu ana kadar ne Miami Heat’e giderken ne Cleveland’a dönerken kimse tahmin edemedi ne yapacağını. Ama ben gideceğini düşünüyorum. Ama hiç bilemiyoruz tabi LeBron’un kafasından içinden geçenleri.

H. S.: 4 sene üst üste aynı takımların finalde karşılaşmasını “Kabak tadı verdi”, “Keyif kaçırıyor” gibi karşılayan kesimler var. Sizin bu 4 sene üst üste aynı finali izlemek üzerine düşünceniz nedir?

K. K.: Sonuçta insanlar tabii ki yeni takımların yükselişini görmek istiyor. İnsanoğlu böyledir “Aç gözlülük” mü dersin, yani çok çabuk yenilik görmek ister. Fakat öncelikle hak eden final oynasın ve bu sene bu iki takım hak etti, birincisi bu. İkincisi hiç bir takımın zirvesi sonsuza dek sürmüyor. 5 sene sürsün, 10 sene sürsün bitiyor bir süre sonra. Biraz sabırlı olmak lazım. LeBron’un en iyi dönemi ve Golden State, tarihin gelmiş geçmiş en iyi takımlarından biri ve bunların kendi doğal süreçlerini takip etmekten keyif almak lazım. “Ben bunu seyrettim, yenisini istiyorum.” anlayışı insanı bir düşünce ama biraz şımarıkça. Dediğim gibi takımların zirvesi sonuna kadar sürsün, hak ettikleri sürece orada kalsınlar, başkası hak ediyorsa geçsin. Bu sene Houston’ın daha iyi oynadığı kesin. Daha çok hak etti, gelemedi. Onlar da seneye eksiklerini ortadan kaldırıp gelebilirler belki de.

H. S.: Golden State’in bu egemenliğinin daha ne kadar devam edeceğini düşünüyorsunuz? Boston Cetics’in potansiyeli, Houston’ın gelişimi, LeBron James’in geleceği onları ne kadar tehdit ediyor?

K. K.: Kadro yapısına bakınca en az 4-5 sene kadar sürer. Tabii ki diğer takımlar tehdit edebilir ve geçebilirler, dediğim gibi, bu sene Houston geçebilirdi ve hatta geçmişlerdi son maç bambaşka bitebilirdi. Ama Golden State kendi içinde bir problem yaşamadığı sürece, 4-5 sene daha 1 numaralı en güçlü favori olacak.

H. S.: Son dönemlerde özellikle ülkemizdeki takipçiler için konuşacak olursak, Golden State için sevgi ve desteğin yanında nefret boyutuna ulaşan tepkilerde görüyoruz. Siz de geçtiğimiz gün bu konuda sosyal medyada tepkinizi dile getirdiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

K. K.: Eğer bir takımı veya ligi nefret ederek seyrediyorsanız hiç seyretmeyin. Bir takımı negatif duygular taşıyarak nefret ederek izlemeyin yani zorunda değilsiniz basketbol veya başka bir spor izlemeye. Hakikaten çok tuhaf bir durum bu, kendi kendine zarar veren bir durum bu. Her zaman söylüyorum, bir oyuncu veya takım her neyse nefret gözüyle izleyerek. Bu hayat negatif duygular yaşamak için yeterince uzun değil. Git başka bir şey yap; müzik dinle, bilgisayar oyunları oyna, başka bir spor seyret. “Golden State’den nefret ediyorum!” niye nefret ediyorsun abi? 20 bin kilometre ötemizde tamamen para kazanmak ve eğlenmek için kurulmuş bir organizasyon. Hani bir tiyatrodan farklı değil ki bu. Atıyorum Broodway’deki bir müzikalden nefret ediyor musun? Neden nefret edeceksin ki? Hiç gerek yok buna. Tabii ki başka bir takım destekleyebilirsin veya Golden State’in başarısız olmasını istemeyebilirsin. Ama nefret seviyesi çok gereksiz. Bu kadar negatiflik, zaten dünyada bir sürü olumsuz şey var, bu olumsuzluğa katkıya hiç gerek yok, Golden State veya başkası fark etmez yani.

Hakan Sezgin
https://twitter.com/szgnhakan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir