NBA Günlükleri

Cedi Osman’ın Boşlukta Yakaladığı Büyük Şans

Cleveland Cavaliers’ın süratli düşüşü artık açıklanamayacak bir durum değil. İlk olarak King Lebron’un Los Angelas’a gitmesi kamuoyunda Cavaliers açısından bir yıkım olarak nitelendirildi. Günün sonunda bu acı durumun gerçekleri yansıttığı ortaya çıktı. Kevin Love artık imtiyazlı bir Superstar değil. Lue ise artık dönüştürücü bir koç olmaktan çok uzak. Tecrübeli ellerden olan George Hill, Tristan Thompson ve J.R mahvolmuş durumdalar. Bunun yanında Collin Sexton çok çaylak durmakta ve Sam Dekker daha maçlara yeni çıkmaya başladı. Takımın dokuz mağlubiyet ve bir galibiyetlik karnesinin yanında Kevin Love’ın sakatlanması Cavs’ın geleceğini hiç parlak göstermiyor.

Cavs’in aldığı sonuçlar donukluk ve memnuniyetsizliğin habercisi gibi görünmekte. Genel anlamda teknik yetersiz kadroyla, aynı zamanda takımdaki basketbol zekası yüksek olan iyi oyuncuları da kaybetme yoluna girmekte. Bu kaybediş, oyuncuları takımın dışına itmekte. Cavs için çok acı verici bir durum. Roy Robinson’un da belirttiği gibi takım Orlando maçından sonra tam anlamıyla nefesleri tükenmiş bir şekilde geceyi bitirdi. Takım suçluyu aramaya koyula dursun bu yorgunluğun gerçek sebebi yavaş yavaş önemini yitirmeye başladı. Sonuç olarak LeBronsuz Cavs kaybetmeye mahkum gibi görünüyor. Kaldı ki ; Ohio dışında yaşayıp yaşamamanız artık Cavs’in gelecek sezon yapacağı draftlar hakkında fikir sahibi olmanız için önemli değil. Hatta Kevin Love’un draft dedikoduları da ortada gezerken bile.

Bu sezon kötü giden her şeyi bir kenara toplamışken, kadroda geçen sezon çok şey yapmış ve daha çok bilinmesi gereken bir oyuncuyu da unutmamak gerek. Evet, bu isim düşündüğünüz gibi Cedi Osman. Cedi, geçen sezonki Playoff mücadelesinde LeBron’la birlikte en ileride savaşan isimlerden birisiydi. Ama bu durum biraz ilginç şekilde kendini gösterdi. Çünkü normal sezondan daha farklı bir performans grafiği çizen Cedi, taraftarlar için ufakta olsa bir “Bench” katılımcısı olup hareket katarak taraftarın dikkatini çekmeyi başardı. Cedi tam olarak büyük oyunların yarattığı gerginliği gidermeye Rodney Hood’dan daha fazla yardımcı oldu. Bunun yanında Cedi, Jordan Clarkson’a kıyasla daha az kendine zarar veren bir oyuncu olduğunu göstermiş oldu. Fakat Cavs, genel olarak Warriors’un Final hırsını kesmek tam olarak varlık gösteremedi. Bu durum Cedi’nin aleyhine bir durumu önümüze getirmiş oldu. Koç Lue bu karmaşanın içinden çıkmaya çalışırken, Cedi’nin diğer teknik anlamda noksan olan oyuncularından daha yetenekli olduğunu göremedi.

İyi ya da kötü Cedi son zamanlarda daha fazla şans buluyor. Hatta 33 dakika oyunda kalıp Cavs’in merkezi hücum kanadını oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bunun gibi bir şey söylemek yalan olmaz, çünkü Cavs son günlerde hücuma yönelik bir planı yokmuş gibi gözükmekte. Ligdeki diğer takımlar gibi topu ileride tutup pas yapma niyetinde olsalar da LebRon’lu yayılmacı pick and roll sistemini değiştirme konusunda büyük sıkıntılar yaşamaktalar. Çünkü artık perdeleme yapacakları bir LeBronları bulunmuyor. Bundan dolayı takımın çabası bir kaç cılız içeri penetre ve sayı bulmak için sistemsiz girişimden ibaret kalıyor. Beceriden uzak top çevirmeler sonucu sadece topun ellerde dönmesini ve 24 saniyeyi doldurup, sayısız defansa geri çekilmeleri de bu takımın kaderiymiş gibi kendini tekrar etmekte. Bunlarla da kalmayarak takım kadro oluşturmada bile sorun yaşamakta. Bu tam olarak Warriors’un ne yapmamaya çalıştığına örnek teşkil etmekte. Eğer sizler de Cavs’in maçlarını izliyorsanız ne demek istediğimi net olarak anlamışsınızdır. Zira şuan Cleveland en iyi hücum yapan takımlar sıralamasında 20. Sıraya kadar gerilemiş durumda. (NBA Power Ranking sırlaması ise 30 olarak gözükmekte.) Bu durumda açık yüreklilikle söyleyebilirim ki Cavs kendini bitiriyor ve biz bunu canlı canlı izliyoruz.

Takımın bu kötü gidişi bir yana, Cedi 37.4% – 12.3% gibi bir şut oranıyla oynamakta. Bu durum diğerler takım arkadaşlarına kıyasla fena gözükmüyor. Asist-Top kaybı %1 oranının altında. Fakat gene de gidiş hat Cedi için pek parlak değil. Neden derseniz, Cedi genel olarak Point Forward olarak oynamakta, bu numarası Türk Milli takımında çok iyi seviyelerde olsa bile, bu gücünü NBA seviyesine yansıtamamakta… Bu değerlendirme Cedi’nin yeteneğini aşağılamak değil, daha spesifik bir eleştiri olarak değerlendirilmesi gerek. Kısacası şuanda Cavs’te diğer oyunculardan sıyrılıyor olsa da, The First Cedi bundan çok daha fazlasını yapabilir. 2,04’lük bu adam boyuna rağmen oyunculuğu gayet akıcı. Ayrıca üçlük yayının arkasından çok estetik sayılar bulabiliyor. Defansif olarak çok çalışıyor bu çok açık. Topu kısa bir süre elinde tuttuktan sonra boşluğu yakalayıp ya asist yapıyor ya da perdeyi kullanıp üçlüğü buluyor. Cedi 23 yaşında ve bu NBA’deki “sadece” ikinci senesi. Bu taraftan değerlendirirsek Cedi için her şey çok yeni başlıyor diyebiliriz. Burada hemen belirtmeliyim gerek yaşı gerekte deneyiminden dolayı takım için çok kullanışlı bir oyuncu.

Doğru bir tamamlama yapmak gerekirse, şuan durumu biraz karışık. Bu durum biraz daha bu şekilde gidecekmiş gibi gözüküyor. Neden derseniz kendisi tam olarak çok “kötü” bir takımda. Çok farklı mecralarda diğer genç oyuncular hakkında bolca röportaj, izlenim ve çeviri paylaşıldı, olağanüstü performanslar çıkaran genç oyuncular çokça takibe alındı . Bu oyunculardan kendisini muazzam geliştirenler oldu. Zamanla Cedi için de taşlar yerine oturacaktır, takvimler değiştikçe Cedi de kendini daha geliştirecektir. Fakat bu oyunda tecrübe çoğu şeyi belirlemekte. Bu yüzden, Cedi kafasında kendi hedefini net bir şekilde oluşturması gerekiyor. Eğer daha konforlu ve kesin bitirişler yapmak istiyorsa zayıf elini geliştirmesi ve daha güçlü pick&roll oyunu ve defansif yönüne ağırlık vermesi gerekiyor. Tabii bunları maçta aldığı süre dahilinde yapması gerek. Her şey ilk seferinde mükemmel olamıyor maalesef. İyi yönünden bakarsak; Cedi Osman bu açıkları kapatmak için çok çalışıyor bu da bir gerçek.

Cavs, hücumunun büyük bölümünü LeBron üzerinden gerçekleştiriyordu, gerçekten bunu bazı maçlarda çok net görmeniz mümkün. Şimdilerse Cedi, Kral’ın yokluğundaki bu boşluğu doldurmaya ve kendine büyük bir pay almanın derdinde. Cedi bunun için limitleri dahilinde resmen gerçekleştirmek için can atıyor. Fakat tahmin ettiğiniz gibi öyle olmuyor. Bunu söylemek çok zor ama öğrenmiyor da. Çoğu zaman şut kaçırıyor ve topu elinde tutamıyor.

Bu gerçekten kötü bir durum. Aslına bakarsanız Cedi, bütün sempatiyi üzerine çekebilen bir oyuncu. Geçen sezonun tamamında LeBron’u gibi takip eden Cedi, her zaman Bench’ten sahaya kahraman takım arkadaşı LeBron’a beşlik çakmak için fırlayan isim oldu. Zaman bulduğunda durumu sahada iyi idare etti. Bu iyi oyununun Oklohomada’da ki Üçlük&Defans oyun stili ya da Milwaukee nin Mike Budenholzer’ın üzerinden vızır vızır top çevirip tempoyu yakalaması kadar güzel olduğunu söyleyebiliriz.

Cleveland her akşam bizlere rol model oyuncusuna (LeBron) fazlaca yüklenmenin ne anlama geldiğini gösterdi. Bu durum oldukça ihtiyaç duyulan fakat aynı zamanda gereksizleşen bir hal aldı. En acı olanı da ligin en kötü takımlarında bir kişinin bütün takım için oynamak zorunda kalmasıdır. Mesela bir Dwight Howard’a sahip olmanın her şeyi çözeceğini düşünmek gibi… Belki Cedi Osman köşeden sağlam bir dönüş yapacak, belki de çamurun içine batacak. Ama her halükarda, NBA yorumcuları için küçük bir çıkarım olacak ve Cavaliers’ı hakkaniyetiyle gündem dışında tutacaktır. Osman bu kötü durumdan en iyi şekilde çıkmayı başarmak zorunda, sonuç onu bitirecek olsa bile.

Kaynak: COLIN MCGOWAN / REAL GM

Emre Reis

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir