NBA Günlükleri

5. Günün Şafağında Doğuya Bakın

Golden State Warriors son 4 sezonda olduğu gibi şampiyonluğun en büyük favorisi. Fakat bu sezon geçen 4 sezonda finalde karşılaştıkları Cleveland olmayacak ve doğuda çok daha ciddi bir rekabet söz konusu. 8 yıldır doğuda finallere ambargo koyan LeBron James rotasını Kaliforniya sahillerine çevirdi ama şimdilik onun da Lakers’ın da beklentisinin altında bir sezon geçiriyorlar. Kral 2016’da Warriors karşısında yarattığı geri dönüş gibi bir mantalite değişimine gitmediği sürece Playoff yapamayacak gibi görünüyorlar. LeBron’un Miami ve Cleveland’la kurduğu hanedanlık dağıldı ve son 8 yılda görmediğimiz bir doğu konferansı rekabeti var. Gönül isterdi ki LeBron doğudayken böyle bir rekabet ortamı olsaydı. Doğu konferansındaki takımların yöneticileri nihayet doğru hamleler yaptılar ve Warriors’ın sarsılması güç görünen tahtına göz diktiler. Batıda da ciddi rakipler var ama Warriors karşısında 4 maç kazanabilecek bir rakip yok gibi şu anki görüntü itibarıyla. Şunu da belirtmem gerekiyor ki bu sezon geçtiğimiz yıllardaki kadro derinliğine sahip değil Warriors. Ne kadar 5 yıldız ve Iguodala’ya sahip olsalar da kenardan gelecek diğer isimler şampiyon oldukları dönemlerdeki bench katkısını aratabilir.

 

Doğudaki güçlü finalist adaylarına bir bakalım.

Raptors

. Kariyerini burada devam ettirmek istediğini belirten DeMar DeRozan’ı bu yaz serbest oyuncu olacak Kawhi Leonard karşısında takasladılar. Toronto çok etkileyici normal sezonlar geçirip Playoff’ta fena halde bozguna uğrayan, psikolojik anlamda kırılgan bir takımdı. Kawhi Leonard da kariyerine yeni bir sayfa açmaya kararlıydı, muhtemelen Raptors ilk tercih edeceği yer değildi ancak Spurs için de Raptors içinde kazançlı bir takas oldu. Spurs Kawhi’ı batıdaki rakiplerinden birine vermeyek ve ligin en iyi şutör guardlarından birini alarak kazançlı çıktı. Raptors da ligin en iyi çift yönlü oyuncusunu elde etti. Bunun yanında Danny Green gibi harika bir 3&D (Üçlükçü ve savunmacı) kazandı. Nick Nurse’ün baş antrenör olması da takımın kimlik kazanmasında çok etkili oldu. Özellikle Pascal Siakam’ın gelişiminde onun katkısı çok büyük. En çok gelişme kaydeden oyuncu ödülünün güçlü adaylarından biri olacak. Zaten doğunun en iyi 2. derecesine sahipken radikal bir kararla Jonas Valanciunas’ı takasladılar ve karşılığında yeniden Playoff arenasında kendini göstermek isteyen veteran yıldız Marc Gasol’u takıma kattılar. Memphis’te bir değişim yaşanacaktı ve bir sezondur ya Conley ya Gasol takaslanacaktı. Raptors gerçekten ciddi bir hamleyi takasın son günlerinde yapmayı başardı. Bu arada Memphis ligin en zayıf kadrolarından biri olmasına rağmen sürpriz galibiyetler almaya devam ediyor ve Valanciunas da iyi katkı veriyor. Marc Gasol 2013’de yılın savunmacısı seçilmiş ve aynı sezon Memphis ile konferans finaline kadar yükselmişti. O noktadan beri takım geriye gitti ve iddiasını kaybetti. Gasol da NBA’de geçirdiği 10 yılda sahip olduğu bazı özelliklerinde gerilese bile ligin en önemli pivotlarından biri. Yaşını da düşünürsek ayakları iyiden iyiye yavaşladı fakat Playoff’ta topu posttan yönlendirecek deneyimli bir uzun çok kıymetli olacaktır. Kenardan gelecek diğer oyunculara bakarsak bir de Jeremy Lin hamlesi geldi. Sayı üretmekte zorlanırsa Raptors’a yaratıcılık ve hareket getirecek bir isim. Kyle Lowry’nin ilk yedeği Lin mi VanVleet mi olacak onu göreceğiz ancak şu an için iyi hamle olduğunu söyleyebiliriz. Jodie Meeks hamlesi de iyi görünüyor, çok fazla süre almayacaktır ama hamle oyuncusu olabilir. Serge Ibaka OKC günlerinden bu yana ilk kez konsantrasyon anlamında bu kadar iyi durumda. Onu pivot pozisyonunda oynatarak hareketli ve değişmeli bir savunma imkanı kazandı Raptors. Geçen yılları unutmaya ve unutturmaya ihtiyacı var. OG Anunoby, Norman Powell ve Patrick McCaw katkı verebilecek genç oyuncular. Farkı yaratacak iki isim tabi ki Leonard ve Lowry. Kawhi Leonard’ın neler yapabileceğini biliyoruz, Lowry ise playoff’ta sabıkalı bir isim. Sezonda bile dalgalı bir grafik sergiledi ve Raptors’ın kazandığı ve kaybettiği maçlarda onun oyunu, şut performansı çok belirleyiciydi. Başrol Leonard ama Lowry’nin oyunu belirleyici olacaktır. Orlando Magic Playoff’a 1 gün kala kapak attı ama karşısında dişli bir rakip var. Magic’in Raptors’tan 1 maç koparması sürpriz olur. Ben yine de garanti davranayım 4-1 Raptors!

Bucks

Geçen sezon Kidd yönetimindeki takımla bu sezon Budenholzer yönetimindeki takım arasındaki farkı söylemeye gerek bile yok. Antetokounmpo’nun değişimiyse olağanüstü. Şu an Harden ve Paul George ile birlikte MVP’nin en güçlü adayı. Sıralamaları göz önüne alırsak MVP’yi kazanma ihtimali en yüksek aday. Bu sezon herkesten en büyük farkları oynama açlıkları. Bucks Houston’ın arkasından en çok üçlük deneyen ve en çok isabet bulan 2. takım. Boyalı alanı da bir o kadar etkili kullanıyorlar. Giannis şimdiye dek hep bir dış oyuncu görünümündeyi bu sezon ise adeta Shaquille O’Neal gibi boyalı alanı domine ediyor. Giannis’in baskınlığını en net ortaya koyan istatistik smaç sayısı. Maç başına 3.90 smaç oranıyla smaç bir istatistik olarak kayıt altına alındığından beri en yüksek oran. Shaq 2001 yılında 3.90 smaç oranıyla 67 maçta 252 smaç yapmıştı. Giannis şu anda 72 maçta 279 smaç yaptı. Bir sezonda en çok smaç 82 maçta 269 smaç ile Dwight Howard’a aitti fakat o da yine bu sezon Rudy Gobert tarafından kırıldı. Gobert 81 maçta 306 smaç yaparak inanılması güç bir rekor yaptı! Giannis fiziksel olarak daha önce denenmemiş ve yapılamaz gibi görünen eşikleri bir bir yıkıyor ve bazı pozisyonlarda kendi bile şaşırıyor. Oyunun gelişimine en iyi adapte olan isimse Brook Lopez, 2.13 boyunda 122 kiloluk bir dev step back yaparak üçlük deniyor ve buna alabileceğiniz herhangi bir önlem şu an için yok. Lopez Nets’teki son sezonundan beri (16/17) üç sayı konusunda kendini geliştiriyor ve şu anda bu alanda en iyi isim! Şut atamayan oyunculara yer olmadığı gerçeğini kabul edenler, özellikle uzunlar bu yönlerini geliştirmeye mecburlar. Bucks özellikle üç sayı kullanan uzunları takımında toplayarak şut tehdidi en yüksek takım olmayı başardı. Geçtiğimiz günlerde Spurs’ün serbest bıraktığı Pau Gasol’u da takıma katarak veteran kontenjanını da eklemeyi başardı. Raptors ve Bucks şu an NBA’deki en iyi bench’lere sahipler. Doğu Konferans Finalinde Gasol biraderlerin savaşını görebiliriz. Yine dış şutuyla fark yaratan bir isim Mirotic’i de kadrolarına kattılar. Kritik bir takviye! Kenarda en güvenilir isimse gururlar belirtebilirim ki Ersan İlyasova. Son yıllarda çok fazla takım gezdi, bir takımda uzun soluklu kalmadı ama gittiği her takımda katkı verdi. Geçen sezon 76ers’ın yükselişinde çok önemli bir roldeydi ve genç takıma playoff atmosferinde abilik yaptı. Bu sezon Phila onun eksikliğini yaşadı. Savunma ve toplam ribaundda zirvede yer alan Bucks Warriors’ın ardından şampiyonluğun 2. favorisi gibi görünüyor. Giannis de Harden da tarihi bir sezonu geride bıraktılar ve MVP tartışmasında insanlar ikiye bölünmüş durumda. Harden bireysel anlamda tarihi bir hücum performansı gösterdi. Giannis ise Shaquille O’neal’dan bu yana görmediğimiz bir boyalı alan üstünlüğü kurdu. Detroit pota altı rotasyonu anlamında iyi oyunculara sahip. İki uzunla oynayan nadir takımlardan biri. Ancak guard rotasyonu ve kenar katkısı kısıtlı. Bu nedenle 4-0 Bucks diyorum. 

Celtics

Geçen yıl Kyrie olmadan bile konferans finali 7. maçı oynadılar. Bu sezon doğu konferansını domine etmeleri öngörülüyordu. Sezon öncesi tahminlerinde doğunun en iyisi olmaları bekleniyordu. Ancak çok dağınık bir görüntü sergilediler. Brad Stevens ne kadar iyi bir çok olursa olsun bu sezon iyi bir sınav vermedi. Birçok varyasyon denedi sezon içinde ancak takım istenen verimliliği gösteremedi. Kyrie Irving aslında kariyerinin iyi sezonlarından birini geçirdi. Fakat ”Kyrie’siz Boston daha mı iyi? ” tartışmalarına sebep olacak bir görüntü sergilediler. Kyrie’nin dinlendirildiği maçlarda top paylaşımı çok daha iyiydi. Tabi bu demek değil ki Kyrie olmadan daha iyiler. Yakın geçen bir mücadelenin sonucunu belirlemede Kyrie Irving Kevin Durant ile beraber dünyadaki en iyileri. Gordon Hayward vasat bir sezon geçirdi, sezon sonunda biraz olsun toparladı ama yine de onu All Star yapan performansına dönmesi zor görünüyor. Jaylen Brown yine geçen sezonun altında kalan performansıyla hayal kırıklığı yarattı. Jayson Tatum geçen sezona göre çok büyük fark olmasa da herkes onu geçen yılki Playoff performansıyla hatırlıyor ve tekrar öyle oynadığını görmek istiyor.

Bakalım o formuna kavuşacak mı? Al Horford ise sağlıklı olduğu sürece iyi katkı vermeyi sürdürdü, playoffta da devam edecektir. Marcus Morris, Rozier, Aaron Baynes de belirleyici olacaktır. Her şeye rağmen konferans finali görme ihtimali olan bir takım Celtics. Pacers’ın Oladipo olsaydı da favori olmazdı fakat onlar geçen sezon da ne kadar disiplinli ve yenilmesi zor bir takım olduklarını göstermişlerdi. 4-2 Celtics diyorum.

76ERS

Warriors ile beraber NBA’in en iyi ilk 5’ine sahip takımı. İlk 5’i sayarken birçok takım karşısında maça önde başlayacaklarını düşünüyor insan. Fakat Embiid’e rağmen bile bu takımın kusurları var. Başta top yönlendiricisinin şut tehdidinin olmaması. Ben Simmons NBA’in en iyi 20 oyuncusundan biri oldu. All Star seçildi. Çok iyi bir fiziği var. Kuvvetli, hızlı, top hakimiyeti iyi, boyalı alan bitirişi iyi, saha görüşü çok iyi. Fakat hiç şut tehdidi yok. Sosyal medyada ‘meme’lere konu oluyor onun şut atmaması. Atmaması diyorum çünkü şut stili itibarıyla şut atamayacak bir isim değil. Markelle Fultz gibi fiziksel bir rahatsızlıktan muzdarip de değil. İş kafada bitiyor. Bir gün denemeye başlayacak diye umuyorum. Çünkü ne kadar özel bir oyuncu olursa olsun onun şut atamaması sahada barınmasını zorlaştırıyor ve takımına zarar veriyor. Harden ve Giannis çok ayrı bir seviyede olmasalar Embiid ve Paul George hala MVP tartışmasında yer alırdı. Çünkü çok iyi bir sezon geçirdiler. Embiid ‘NBA’in en durdurulmaz oyuncusuyum’ demiş ve o gün Giannis’ten 2 tane şamar yemişti. Fakat bu onun savunulmasının ne kadar zor bir oyuncu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Embiid 27.5 sayı 13.6 ribaund 3.7 asist 2 blok ortalamalarıyla oynadı. Tim Duncan-Kevin Garnett-Shaquille O’Neal’ın MVP oldukları sezon ortalamalarını andırıyor. Üstüne bir de yılın savunmacısı adayı. Ve Rudy Gobert gibi yalnızca boyalı alanda da değil. Ters eşleşme olduğunda kısaların da karşısında kalabiliyor ve her türlü pozisyonu savunabiliyor. Jimmy Butler ilginç bir karakter. Ters tepebilecek bir takastı ama olumlu göründü sezon içinde. Üstelik rolünü de yadırgamadı. Tobias Harris takasıyla birlikte şut sayısı iyice azaldı ama sorun etmedi. Üstelik müthiş bir clutch oyuncusuna dönüştü. Bu sezon son topları ona emanet ettiğinde genelde güldü 76ers. Playoff’ta da güvenilir bir oyuncu olacaktır. Ancak sezon sonu bakalım takımda kalacak mı? Tobias Harris Clippers’taki performansıyla All Star’ı çok hak etmişti. Ancak olamadı. All Star seçimlerinde artık konferans sistemi kalkmalı ki seçimler daha adil olsun. Clippersta harika bir sezon geçirirken bir anda kendini Phila’da buldu ama hiç yadırgamadı ve gelir gelmez katkı vermeye başladı. Takımın skor dağılımı kusursuz denebilecek bir noktada. Bazen bazı oyuncular unutulsa da maç içinde ritimlerini buluyorlar ve o gün kim iyiyse ondan faydalanıyorlar. JJ Redick müthiş bir şutör, kadronda yer almasını umacağın türden bir keskin nişancı. Fakat savunmada getirdiği eksiler onu sahada barındırması zor bir oyuncu yapıyor. 76ers nasıl bir rotasyon uygulayacak göreceğiz. Brett Brown iyi bir malzemeye sahip ama kullanımı epey zor. ‘Süreç’ bitti ama sonuç bakalım nasıl olacak. Nets karşısında 76ers 4-1 kazanır diyorum.

Alihan Olcar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir