NBA Günlükleri

New York Knicks değerlendirmesi

Bir basketbolsever için belki de bu hayattaki en zor şeylerden biri New York Knicks taraftarı olmak: senelerdir yapılan hatalar, bir türlü gelmeyen başarı ve 1973’ten beri çekilen şampiyonluk hasreti.. Yakın zamanda bitmesi pek mümkün görünmeyen bu hasret can acıtmaya devam ediyor. Geçmişten beri şehrin piyasası dolayısıyla NBA’in en değerli organizasyonu olmayı başaran Knicks, saha içindeki ve dışındaki basiretsizlikleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. NBA severler 2010 yazında yaşananları hatırlayacaklardır. LeBron James’in serbest kaldığı yaz döneminde açılan birçok bahiste New York’un ismi en muhtemel takım olarak geçiyordu. Eninde sonunda LeBron, güney sahillerinin yolunu tutarken Knicks, Amar’e Stoudemire’a 5 yıl için 100 milyon vermekle yetinmişti. Bu yaza da birinci sıra draft hakkı, Kevin Durant ve Kyrie Irving hayaliyle giren Knicks, büyük hayal kırıklıkları yaşadı. Durant ve Irving aynı şehrin takımı Nets’in yolunu tutarken, 1 numaralı seçim hakkı ve dolayısıyla Zion Williamson da New Orleans Pelicans’a gitti.

 

Gidenler

Mario Hezonja – Portland Trail Blazers

DeAndre Jordan – Brooklyn Nets

Enes Kanter – Boston Celtics

Luke Cornet – Chicago Bulls

Courney Lee – Dallas Mavericks

Wesley Matthews – Milwaukee Bucks

Noah Vonleh – Minnesota Timberwolves

 

Gelenler

Julius Randle – New Orleans Pelicans

Taj Gibson – Minnesota Timberwolves

Bobby Portis – Washington Wizards

Wayne Ellington – Detroit Pistons

Marcus Morris – Boston Celtics

Elfrid Payton – New Orleans Pelicans

Reggie Bullock – Los Angeles Lakers

Ignas Brezaikis – Draft

RJ Barrett – Draft

 

Yaz Döneminde Yaptıkları En İyi Hamle

 

Büyük hayal kırıklıklarıyla dolu, sezon içerisinde belirlenmiş hedeflerin tam anlamıyla gerçekleşemediği bir yaz. Pozitif bir şey yazmaya çalışırken dahi olumsuzlukları hatırlatan bir off-season dönemi. Ancak en azından yeni gelen oyunculara verilen kontratların çoğunun iki seneyle sınırlı kalmış olması olumlu. Öte yandan, draftten yaptıkları seçim bu kez kimseyi şaşırtmadı (Porzingis olayı hatırlanacaktır) ve R.J. Barrett’a yöneldiler. 2000 doğumlu bu genç oyuncu Duke’un popülerlik olarak Zion Williamson’ın arkasında kalan skoreri. All-star seviyesine çıkar mı, bunu belki de fiziksel gelişimi ve savunmadaki oyun konsantrasyonu belirleyecek. Hücum potansiyeli üst seviyede olan oyuncu her ne kadar yaz liginde iyi bir görüntü vermemiş olsa da New York’un önümüzdeki iki sene için en çok gelişim beklediği oyuncu.

 

Yaz Döneminde Yaptıkları En Kötü Hamle

 

Bu noktada New York’un yaptıklarından çok yapamadıklarıyla eleştirilmesi daha doğru. Zion Williamson kısmına kura şanssızlığı diyebiliriz fakat Durant ve Irving’i ikna edemeyip, şehrin diğer takımına kaptırmaları tartışmasız biçimde tam bir fiyasko. Şehrin tercih edilmeyen takımına dönüşmeleri bir yana, bu yaz yaptıkları bazı hamleler de kafa karışıklığına yol açmıyor değil. Bunların en başında da saha içinde oldukça dağınık ve bir düzenin parçası olmaktan oldukça uzak görünen iki oyuncuyu birden aynı anda kadroya katmaları geliyor. Bu isimler; Julius Randle ve Bobby Portis. Randle her ne kadar istatistiksel anlamda göz doldursa da, pozisyonu için fiziksel dezavantajları var ve savunmadaki konsantrasyonu her zaman tartışmalı. Portis ise iki sezon önce Mirotic’le ettiği kavgadan bu yana sabıkalı, sorunlu oyuncular listesine adını yazdırmış durumda. Oyun karakterinden ötürü, rolü ve görev tanımı tam olarak yapılamadıktan sonra düzen dışına çıkması da çok muhtemel.

 

Geçtiğimiz Sezonki Durumu

Knicks geçtiğimiz sezon Kristaps Porzingis’in sakatlığının da etkisiyle pek bir şey beklemiyordu. Ellerindeki oyuncuların gelişimi ve salary cap’teki fazlalıklardan kurtulup bütçede boşluk yaratmayı hedeflediler. Nitekim bu uğurda sezon ortasında Porzingisi dahi takasladılar. 17-63 ile NBA’in en kötü derecesine sahip takımı olarak sezonu tamamladılar.

 

Bu sezon ne yapar?

New York’un 21. yüzyılda yüzü asla gülmeyen temsilcisi için yine beklenti yüksek görünmüyor. Knicks; Taj Gibson ve Wayne Ellington gibi veteranların mentorlüğünde gençlerin gelişiminin maksimum seviyede olmasını bekleyecek ve hedefleyecektir. Oyuncuların karakterlerinin de etkisiyle maç içinde dahi iniş çıkış yaşayacağını düşündüğüm takım sezonun bir noktasından sonra draft hakkı toplama stratejisine gidebilir. David Fizdale olağanüstü bir koçluk performansı göstermeyip bu düzensiz ve istikrarsız oyuncu grubunu bir denkleme oturtamadığı sürece değil play-off, 25-30 galibiyet bandı dahi yüksek kalacaktır. Son yıllardaki gidişatın değişmeyeceğini öngördüğüm Knicks için, görkemli Madison Square Garden’ı dolduran taraftarına güzel günler yaşatmasını beklemek güç.

 

Yazı Sahibi: Kutluhan Kocadağ

NBA Gunlukleri
Genel Yazı Hesabı at NBA Günlükleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir