NBA Günlükleri

Cumhur Yakar, NBA’in ilk üç haftasını değerlendirdi

NBA’deki üç haftayı geride bırakmaya birkaç gün kala ‘Sporun Kanalı’ sportstv’nin sosyal medya sorumlusu, editörü ve sunucusu değerli Cumhur Yakar ile röportaj yaptık.

Olası bir Boston Celtics-LA Lakers çekişmesine, temsilcilerimiz Furkan Korkmaz ve Cedi Osman’a, Luka Doncic’in muhteşem performansına ve çok daha fazlasına içtenlikle cevap veren Cumhur Yakar’a çok teşekkür ediyor, sizleri röportajla baş başa bırakıyoruz.

Keyifli okumalar.

Kaan Meriç: NBA’in en çok şampiyon olan iki takımı Boston Celtics ve LA Lakers, sezona yenilgiyle başlayıp üst üste 7 galibiyet aldılar ve ligin zirvesini paylaşıyorlar. Sizce, en son 2008-2010 yılları arasında yaşadığımız hırçın rekabeti bu sezon görme şansımız var mı?

Cumhur Yakar: Bence yok. Bu sezon işin sonunda yine bir Lakers – Celtics finali görebiliriz, bunun kimseyi şaşırtacağını da düşünmüyorum ama bu kesinlikle 2008-2010 “hırçınlığından” uzak olur, olursa. O dönemi hatırlarsak NBA organizasyonu da bu finali net olarak istiyordu ve sezon başından itibaren tüm senaryolar bu iki takım üzerinden kurgulanıyordu. Normal sezon içerisinde oynadıkları maçlar dahi bir final provası havasındaydı. Başrol onlardı kısaca.

Ama bu sezon işler farklı. Lakers başrol mü? Warriors’ın bu sezonki çöküşüyle beraber yarı yarıya öyle. Fakat Clippers da en az Lakers kadar başrol şu an. Hatta bence Paul George’un dönüşüyle beraber bir adım da öne geçecekler. Sonra, Denver var. Şu ana kadar çok kritik edilseler de bir tarafta da Harden ve Westbrook var. Bunlar sizin başrollüğünüzden rol çalıyor.

Doğu’da ise Celtics’e gelinceye kadar sayacağımız net iki takım var. Bucks ve Sixers. Hatta belki birazcık da Raptors. Kevin Durant sezon içinde dönecek olsaydı Nets de bu listede olurdu. Üstelik çok iyi başladığı sezonda Gordon Hayward da sakatlandı şimdi. Kısaca, Doğu’da iki tane net büyük başrol var. Başrol değilseniz o “hırçınlıktan” bahsetmek mümkün değil. Birazdan başlayacak Liverpool – Manchester City maçı hırçın olacak mesela. Çünkü başrol onlar.

Kaan Meriç: Yönetim, teknik ve oyuncu kadrosuyla yıllardır dağınık görüntü çizen Phoenix Suns, bu sezon beklenin üstüne çıkan takımların başında geliyor. 3 yenilgi alsalar da kazanabilecek maçları ellerinden kaçırdılar. Rekabetin en üst seviyede olduğu Batı Konferansı’nda Suns’ın bu çıkışını geçici bir performans olarak gösterebilir miyiz?

Cumhur Yakar: Üstelik takımın en önemli 2. parçası DeAndre Ayton olmadan başardılar bunu ve bir süre de böyle devam edecekler. Burada asıl dikkat çeken konu Rubio’nun varlığıyla Devin Booker’ın daha akıllı oynamaya başlaması. Devin Booker saf bir skorer ama hedefsiz Suns’ta kafasına göre takılan bir adamdı. Koç Monty Williams bu sene takıma bir hedef belirlemiş ve oyuncuları da bu hedefe inandırmış görünüyor şimdilik. Sezona en sürpriz girişi yapan takımlardan biri oldukları çok açık ama ben onların geçtiğimiz sezonun Kings’i olacaklarını düşünüyorum bu sezon. Normal sezonun sonunda keşke Doğu’da olsaydık demeleri büyük ihtimal.

Kaan Meriç: GS Warriors, şu anda bambaşka bir kadroyla D’Angelo Russell’ın önderliğinde mücadelesine devam ediyor. Curry’nin sakatlanmasının ardından Russell’ın sezon ortasında takaslanacağı söylentileri çıksa da Warriors’ın böyle bir planı yok gibi. Bir sezonluk yeniden yapılandırma sonucunda GSW eski gücüne geri dönebilir mi?

Cumhur Yakar: Kesinlikle dönebilir ama bunun tek bir şartı var. Sağlıklı bir Curry, sağlıklı bir Klay ve her açıdan (zihinsel ve fiziksel) sağlıklı bir Draymond Green. Bu çekirdeği korudukları takdirde Warriors birkaç yıl daha ligin doğal favorilerinden biri olmaya devam eder. Tabii, geçtiğimiz yıllarda Shaun Livingston, Iguodala gibi lider özelliklere sahip yan parçalara sahip olmaları Warriors’ın başarısındaki en önemli unsurlardan biriydi. Bu sezon takımdaki yeni isimlerin gelişimini izleyecekler ve önümüzdeki sezon için bu isimlerden o yan parçaları çıkarmaya çalışacaklar. D’Angelo Russell’ın da takımda kalacağını varsayarsak, bu üçlünün yanında onun alması gereken rolün “Lou Williams” rolü olduğunu düşünüyorum. Russell’ın ikinci 5’in lideri, ligin en değerli 6. adamı olma konusu beni heyecanlandırıyor ama onu heyecanlandırır mı bilemem. Kağıt üzerinde bu senaryo çok iyi duruyor ama gerçekte kurgulanması sancılı olabilir.

Kaan Meriç: Ligin henüz başında olmamıza rağmen 76ers’lı taraftarların Twitter üzerinden Furkan Korkmaz’a yüklendiklerini gördük ancak temsilcimiz bu eleştirilere bir maç kazandıran üçlük ve 20 sayılık performansla cevap verdi. Son haftada istikrarlı işler yapan Furkan Korkmaz hakkında neler düşünüyorsunuz?

Cumhur Yakar: Furkan Korkmaz’ı çıplak gözle ilk kez 2014’te düzenlenen U18 Avrupa Şampiyonası’nda izlemiştim. Beni Türk basketbolunda Furkan kadar heyecanlandıran başka hiçbir isim olmadı. İbrahim Kutluay, Harun Erdenay inanılmaz şutör ve skorerlerdi. Hidayet Türkoğlu her şeyi yapabilen bir oyuncuydu. Mehmet Okur dış şutunu geliştirerek inanılmaz yerlere geldi. Örnekler çoğaltılabilir. Ama bence saf yetenek ve vadettiği potansiyel anlamında Furkan Korkmaz başka bir yerde(ydi).

Üç sayı çizgisinin içinden ve gerisinden bu kadar net şut atabilip de aynı zamanda bu kadar atlet olan bir oyuncumuz hiç olmadı bizim. Şutunu biraz daha geri planda tutarsak belki kariyerinin başlarında Ersan Ilyasova. Ona da Ülker zamanlarında alley-oop seti çizilirdi.

Fakat Furkan Korkmaz’ın bu sezona kadarki gelişimi bende bir hayal kırıklığıydı. Ben biliyorum ki Furkan idmanlarda falan acayip şut sokuyor. Başta Brett Brown olmak üzere Sixers şu an Furkan üzerinde ısrarını sürdürüyorsa bence bu sebeple. Ondaki potansiyeli biliyorlar ama sahada bunu göremiyorlardı. Maç kazandıran üçlük ve ardından gelen kariyer rekoru bu anlamda çok önemli. Hem Furkan’ın özgüveni için hem de NBA’deki geleceği için. Çünkü NBA kendi içinde böyle akılda kalıcı anlara oldukça değer veriyor.

Bununla beraber Furkan çok iyi bir şutör dedim ama geçen sezon şöyle bir istatistik vardı: Furkan, savunmanın kendisine 6 adım uzak olduğu, yani boş şut olarak değerlendirilen pozisyonlarda yanlış hatırlamıyorsam %35 gibi bir üçlük yüzdesiyle oynadı. Furkan’a takımda biçilen rolü ele aldığımızda bu çok kötü bir yüzde. Furkan inanılmaz bir şutör, inanılmaz bir bileği var. Fakat Sixers’ta var olabilmesi için bu yüzdeyi bu sezon geliştirmek zorunda ki şu ana kadar seviye atlamış görünüyor. 8 maç sonunda üç sayı yüzdesi %47. Geçen sezon %32’ydi. Bu inanılmaz gelişim bu sezon hem aldığı dakikaya hem de sayı ortalamasına yansımış durumda zaten. Furkan için bundan sonraki anahtar kelime “istikrar”. Ve tabii ki daha çok özgüven.

Kaan Meriç: Dallas Mavericks’in göz bebeği Luka Doncic, 20 yaşında NBA’i sallamaya devam ediyor. Harika bir sezon başlangıcı yaptı ve her maç NBA tarihine geçen rekorlara imza atıyor. Luka Doncic’i ve Dallas Mavericks’i geride kalan üç haftalık süreçte nasıl buldunuz?

Cumhur Yakar:

Lige heyecan kattıkları çok açık. Bu heyecan konusunda Dallas’ın sanki böyle gizli bir görevi varmış gibi geliyor bana. Mark Cuban’dan kaynaklanıyor herhalde. Onların işin içinde olmadığı bir Batı benim için biraz yavan bir Batı her zaman. Takımın sempatikliğinde elbette liderliği Doncic’in yapması var ama bununla beraber Porzingis’in, Kleber’in, Marjanovic’in önemli rollerde bulunması ve NBA’de oynayan bir Euroleague takımı havası yaratmaları da sempatikliklerinin ve ilgi çekmelerinin bence bir diğer önemli sebebi. NBA’de iki büyük yıldızı da Avrupalı olan kaç takım var? Benim aklıma gelmedi. Orlando Magic diyen çıkmaz herhalde.

Doncic’e gelirsek, hepimiz onun nasıl bir oyuncu olduğunu biliyorduk zaten. Çünkü tecrübeyle sabit. Hem milli takımlar düzeyinde hem de kulüpler düzeyinde çok üzdü bizi. Ama kabul edelim en iyi bilenimizin bile NBA’de ne yapacağı konusunda bir şüphesi vardı. Ama günümüz basketbolunda şöyle bir gerçek var. Ribaundu alıp sahayı kat edebiliyorsan fark yaratıyorsun zaten. Buna Doncic’in saha görüşünü de ekle. Bununla beraber Doncic’in yarı sahada yerleşik savunmaya karşı çok hızlı bir ilk adımı var. Hantal görüntüsünün aksine ilk dribbling’i inanılmaz. Sonrasında yavaşlıyor görünse de vücudunu muazzam kullanıyor ve sahanın her noktasına hakim. Kim nerede, ne yapıyor? Her şeyi görüyor. Pasın temeli oluşturduğu takım oyunlarında benim iyi oyuncu tarifim; doğru zamanda, doğru yere, doğru hızda pası veren oyuncudur. Luka Doncic bu tarifin net karşılığı.

Bu sezon parkede geçtiğimiz sezona göre 2.5 dakika kadar daha fazla kalıyor ama hem sayı, hem ribaund hem de asist istatistikleri sahada kaldığı süreye oranla çok çok daha artmış durumda. Porzingis’le oynamasının da etkisi var tabi. Neredeyse triple double ortalamasıyla oynuyor. Serbest atış yüzdesi de inanılmaz yükselmiş durumda. Onu özel kılan yaptığı şeylerden ziyade bunları yaptığı yaş. 19-20 yaşında olup da basketbolu böylesi bilen, böylesi sorumluluk alıp, böylesi soğukkanlı kalabilen bir oyuncu görmedim ben. Yanlış yapsa bile onu da bir ahenk içinde yapıyor. Yaptığı yanlışların dahi çoğu zaman bir anlamı var.

Dallas’ın bu sezon 5-8 arası bir yerde play-off yapacağını düşünüyorum.

Kaan Meriç: Cedi Osman, Cleveland Cavaliers’ın hücum opsiyonları arasında tercih edilen ilk isimlerden değil. Çok top kullanan bir guardla oyun oynayan Cedi Osman, çoğu zaman üç sayı çizgisinde beklemek zorunda kalıyor. Cavs ile yeni bir kontrat yapmasına rağmen sizce Cavs, Cedi Osman için doğru bir yer olmaya devam ediyor mu?

Cumhur Yakar: Cedi’nin basketbol tarzından kaynaklı takımla bir uyuşmazlığı var. Cedi’nin basketbolu, basketbolu bilenlerle oynandığı zaman yükseliyor. Cedi basketbolu biliyor ama Kevin Love dışında Cavs bu konuda felaket bir kadroya sahip. Collin Sexton geçtiğimiz sezonun sonlarına doğru saha içi yüzdelerini ciddi anlamda yükseltmişti. Belli ki organizasyon onun üzerinden bir şeyler inşaa etmeye çalışıyor ama… Şayet Collin Sexton değilseniz bir oyuncunun en son isteyeceği şey Collin Sexton gibi bir guardla oynamak olur. Cedi de NBA standartlarında bire biri, şutu ve bitiriciliği limitli bir oyuncu olduğu için şu an biraz pasif görünüyor. Şu durumdaki Cavs kesinlikle Cedi için doğru yer değil. Evet, süre alıyor ama bu Cedi’ye ne katıyor? Aldığı süre Cedi için ne kadar verimli? Cedi çarkları işleyen ve hedefi olan bir takımda çarkın dişlilerinden biri olacak tipte bir oyuncu. Cavs’ın oynadığı basketbol, Cedi’nin basketboluyla inanılmaz tezat.

Kaan Meriç: 3 haftalık süreçte ligin MVP’si sizce kim?

Cumhur Yakar: James Harden sayı krallığında şu an büyük farkla önde ama bu üçlük yüzdesiyle 40 atsa da mümkün değil. MVP seçerken takımın belirli bir başarı yüzdesi tutturmuş olması lazım. Bununla beraber MVP’nin takımda olduğu ve olmadığı zamanlarda takım performansındaki fark asıl belirleyici faktör bence. Giannis, LeBron ve Doncic bu sebeple biraz öndeler. Henüz 8-9 maç oynandı ve Mavericks ile Bucks’ın %66.7, Lakers’ın ise %87.5 galibiyet yüzdesi mevcut. Lebron bu 3 haftalık süreçte küçük bir farkla benim MVP’im.

Kaan Meriç
Chief Editor | Bleeding Green

kaaanmeric@gmail.com

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir