NBA Günlükleri

GOAT Manager: The Logo, Mr. Clutch, Mr. Outside…

Basketbol, futbol veya hangi takım branşı olursa olsun, belki de bir kulüp için başarı yolunda en kritik adımları atan isimler; genel menajerler. Bir takım ne zaman bir transferden olumlu anlamda verim alsa övgülerimizi kazanan ilk aktörler genelde koç/teknik direktör, yönetim ekibi olur. Bunların yanı sıra belki de en fazla övgüyü alanlar da menajerler oluyor. Elbette yapılan transfer ne kadar kötü olursa eleştiri oklarımızı da hemen bu kişilere doğrultuyoruz ve bunu yaparken de söz konusu takımın genel menajeri olduğunda yayı biraz daha hiddetle geriyor, daha hınç dolu biçimde hedef alıyoruz.  

Şüphesiz sporun her dalı için saha dışındaki etmenlerin saha içini nasıl etkilediği her zaman yazılır çizilir ve tartışılır. Bu saha dışı etmenlerden belki de en önemlisi olan genel menajerler, takım ve kulüp arasındaki ilişkiden tutun, takım içi kimlikten tamamıyla bağımsız, o takımın dış dünyadaki repütasyonuna varana kadar birçok şeyi derinden etkileyebiliyorlar. Spor tarihinden çok önemli genel menajerler gelip geçmiş, çok önemli başarılara imza atmış ve dillere pelesenk olmuş isimler tarihin sayfalarında kendilerine yer etmişlerdir. Bugün ise bunların arasında belki de hakkında olumsuz tek bir şey yazılamayacak yegane ismi işleyeceğiz. Kazandığı başarılar, görev aldığı takımları ayaklandırıp kalkındırması ve başarıya sürüklemesi, neredeyse hiç başarısız bir hamlesinin olmaması… Basketbol tarihinin en iyisi Michael Jordan olarak bilinir belki ancak, yöneticilik kariyerinde kurduğu takımlar ve bu takımların geliştirdiği oyun felsefeleriyle basketbola yön vermesi açısından belki de bu spora en büyük etkiyi gösterenlerin başında gelen isim: Jerry West. 

ESPN’in ”30 for 30” isimli belgesel serisini duymuşsunuzdur, yalnızca basketbol değil birçok spor dalındaki efsaneleri ve efsanevi spor olaylarını konu alan serinin belki de ilerleyen yıllardaki konuğu sadece ve sadece menajer ve danışman sıfatlarıyla yaptıklarından ötürü Jerry West efsanesi olabilir. Öyle ki kendisinin oyunculuk yılları hakkında belgeseller, bilgi verici birçok video ve döküman mevcut fakat menajerlik yılları için apayrı bir film hatta belki de film serisi gerekiyor desek abartmış olmayız diye düşünüyorum. Oyunculuk demişken, yöneticilik kısmına geçmeden West’in parke üstünde geçirdiği 14 seneye ufak bir bakış atalım. 


28 Mayıs 1938 tarihinde Chelyan, West Virgiana’da dünyaya gelen West üniversiteyi de West Virginia Koleji’nde geçirdikten sonra, Minneapolis Lakers tarafından 1960 NBA draftında ikinci sıradan seçildi ve lige adımını attı. Aynı sene Los Angeles’a taşınan takımda daha sonra tavana astıracağı 44 numaralı Lakers formasını sırtına geçiren ve hiç çıkarmayan West 14 sene boyunca hem takımının hem de NBA’in efsanelerinden biri haline geldi.  

Halihazırda kullanılan NBA logosuna hayat veren West’in basketbolculuk dönemindeki başarıları saymakla bitmez fakat ufak bir özet geçmek gerekirse; 14 kez All-Star, bir kez All-Star maçı MVP’liği, 10 kez NBA en iyi beş, 2 kez NBA en iyi ikinci beşine seçilme, 4 kez birinci ve 1 kez de ikinci en iyi savunma beşine seçilme, bir kere sayı krallığı (1970), bir kere asist krallığı (1972) ünvanları dışında West’in bir NBA şampiyonluğu (1972) ve bir de finaller MVP’si bulunmakta (1969). Dikkatinizi çekmiştir, West takımıyla beraber şampiyonluk yaşadığı tek senede değil, şampiyonluğu Celtics’e kaybettikleri 1969 senesinde finaller MVP’si seçilmiştir. Hala tarihte finali kaybeden takımdan seçilen tek MVP olma ünvanını elinde bulunduran West o sene o kadar olağanüstü bir final serisi oynamıştır ki (dönemin açık ara en iyi savunma takımı Celtics’e karşı 7 maçta toplam 269 sayı) dönemin NBA yönetimi böyle bir karara varmış ve ona bu onuru bahşetmiştir. Ne kadar etkileyici bir performans sergilediğine ufak bir örnek vermek gerekirse; ilk iki maçta 51 ve 43 sayılık performanslarla takımını galibiyete taşıyan West’e Bill Russell’la ikili sıkıştırma yaparak çözüm üretebilen Celtics bu yöntemle kalan 5 maçtan dördünü kazanarak şampiyonluğa uzanmıştır. 

Basketbol kariyerinin muazzam Celtics yıllarına denk gelmesi bahtsızlığı ile beraber kaybettiği 8 final olan West hasretle beklediği şampiyonluğa 1972 senesinde yine efsane oyuncular olan Wilt Chamberlain ve Gail Goodrich’le beraber Knicks’i saf dışı bırakarak ulaşmıştır. Maçların son anlarında yaptıklarıyla Mr. Clutch lakabını taşıyan West aynı zamanda dönemin oyuncularının aksine o kadar uzun mesafeli şutları sayıya çevirme becerisine sahiptir ki bu da kendisine Mr. Outside lakabını kazandırmıştır. Uzun menzilli şutlarını açıklamak için şunu söylesek yanlış olmaz diye düşünüyorum; kariyeri boyunca 25.192 sayı atan West o tarihlerde üç sayı çizgisi olsa belki de kariyerini otuz bin sayı barajının üstüne çıkarak tamamlayacaktı, bundan da öte ve bundan da önemlisi belki de kaybettiği sekiz NBA finalinin kim bilir birkaç tanesinden hüsran değil mutlu sonla ayrılacaktı. Çok basit bir örnekle son tezimi desteklemek istiyorum; 1970 NBA final serisi üçüncü maçında Lakers Knicks’e karşı maçın son 2 saniyesine 2 sayı geride girmişken West orta sahanın biraz gerisinden basketi bularak maçı eşitlemiş ve uzatmaya götürmüş ancak Mr. Clutch’ın bu mucizevi sayısına rağmen Knicks uzatmada Lakers’ı mağlup etmişti. Knicks 1-1 eşit olan seride 2. galibiyeti alan taraf olup avantajlı konuma geçmişti. 3 sayı kuralı olsaydı ve Lakers o maçı o son saniye basketiyle kazansaydı serinin gidişatındaki değişimin ne türde bir değişim olacağını varın siz düşünün.  

Oyunculuk kariyerinde ne kadar iyi bir şutör, mental olarak ne kadar diri ve sağlam olduğuna değinmişken kendisinin işin savunma tarafında da ne kadar olağanüstü bir oyuncu olduğuna vurgu yapmadan bu kısmı geçmek olmaz. 1973-74 sezonuna kadar NBA’de top çalma ve blok istatistikleri tutulmuyordu, bu yüzden de Wilt Chamberlain gibi, Bill Russell gibi efsanelerin aslında var olanın haricinde daha nice olağanüstü istatistiklere sahip olduklarını bilemedik. West için bu noktada değinmek istediğim şey istatistiklerin ötesinde, fakat yalnızca düşüncemi desteklemesi için söylüyorum, West emeklilik sezonu olan 1973-74 sezonunda yalnızca 31 maçta oynamasına karşın tam 2.6 (81) top çalma ortalamasıyla oynamıştır. Sağlıklı olmadığı ve kariyerine son verdiği bu emeklilik sezonunda dahi bu performansı verebilmiş olması onun ne kadar iyi bir savunmacı olduğuna dair bir kanıt, bir belge niteliğinde adeta. 

Salary Cap’in olmadığı, tüm yıldızların 2 3 takımda toplanabildiği zamanlarda, birçok yıldızı bünyesinde barındıran ve tarihin en iyi koçlarından biri Red Auerbach önderliğinde mücadele eden Celtics gibi bir bölüm sonu canavarına denk gelmemiş olsa veya az önce de belirttiğim gibi 3 sayı çizgisi kuralı NBA’e o senelerde gelmiş olsa belki de çok daha fazla şampiyonluğu, finaller MVP’liği ve daha nice başarısı olabilirdi. Fakat ne olursa olsun halihazırda inanılmaz bir efsane, oyuna yön veren, şöhretler müzesinin en özel üyelerinden, sahadaki ve saha dışındaki centilmen tavırlarıyla takdirlerin ve beğenilerin -taraflı tarafsız- hedefindeki isim, NBA’in logosuna hayat veren, The Logo, Mr. Clutch, Mr. Outside, #44 Jerry West.  

Kutluhan Kocadağ
Purp & Gold

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir