NBA Günlükleri

Hall of Fame Seçilmesi Muhtemel Oyuncular Part-2

Bugünlerde NBA`de ki hemen her oyuncu elle tutulur bir başarı kazanmak ister. İşte bütün bu başarılar o oyuncunun kariyerini sonlandırdıktan sonra hangi konumda olacağının cevaplarını verir. Hall of Fame listesine girmek profesyonel basketbolcular için bir rüya. Çünkü Hall of Fame yönetimi her oyuncuyu bu müzeye almıyor. Bu müzeye girebilmek için çok ciddi başarılar göstermek, tüm zamanların en iyileri arasına girmeye hak kazanmak, oyuna büyük bir etki bırakmış olmak gerekli. Ayrıca şöhretler müzesine girmek biraz zaman da alabiliyor. Örnek vermek gerekirse Kobe Bryant, 2015-2016 sezonunda emekli oldu. Yani 4 yıl sonra, 2020 yılında Hall of Fame apoleti kazanabildi. Kısacası bu süreç biraz zaman alabiliyor.

Bugünkü yazımızda, serimizin devamı olan Hall of Fame seçilmesi muhtemel oyuculara yer vereceğiz. İlk yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

1-) Stephen Curry

Bebek yüzlü katil, eğer şu zamanlarda logolardan üçlük atan oyuncuları görebiliyorsak işte bunun yegâne sebebi Curry`dir. Oyunu bu denli değiştiren ender oyunculardan. Stephen`ın şutu NBA`in en büyük tekil tehditi konumunda. Şunu şöyle anlatıyım, pota altında boş bir oyuncu var bir de üçlük çizgisinde Curry var. Bu devirdeki hemen her oyuncu pota altını bırakıp Curry`nin şutunu kapatmaya gidiyor.

Chef, 25 yaşına gelmeden önce All-Star bile seçilememişti. Sonra ne olduysa öyle bir oyuncu konumuna geldi ki “tarihin en iyi oyun kurucusu olabilir mi” sorusunu bizlere sordurtmayı başardı. Step, Warriors hanedanlığı boyunca vazgeçilmez bir oyuncu oldu. 3 kere NBA şampiyonluğu kazandı, ancak hiçbir zaman finallerde en değerli oyuncu seçilemedi. 2 sene boyunca art arta MVP ödülleri kazandı.  2016 yılında maç başına attığı 30.1 sayı ortalamasıyla ligin sayı kralı oldu. 73-9`luk unutulmaz bir sezonları bulunmakta. 15-16 sezonunda ise 402 tane üçlük isabeti bulup kırılması güç bir rekora imza attı. Step Curry, kariyerini sonlandırdıktan sonra büyük olasılıkla en fazla üçlük atan oyuncu olacaktır. Günü geldiğinde de kesinlikle Hall of Fame seçilecektir.

 

2-) Dwight Howard

Howard`ın son yıllarda oynadığı oyun kimilerine göre ilk bakışta antipatik gelebilir. Takımına iyi katkı veremiyor gibi görünebilir veya eforsuzluğu yüzünden laf söyleyebilirsiniz. Ancak Lakers`a geldiğinden beri takımına verdiği enerji, atletizm ve savunma katkısı Howard`ı Lakers için eşsiz kılıyor. LeBron`da bu sezon onun için şunları söylemişti: “Ona inanıyoruz onun burada olduğu için çok heyecanlıyız ve başaracağımızı biliyoruz.”

Dwight Howard`ın bu sene Lakers ile kontrat imzalamasının en önemli sebebi daha önce Orlando Magic ile geçirdiği sezonlardır. Howard, 2009-2011 arası NBA`de ligin en iyi savunmacı seçilmiş ve 3 sezon üst üstte bu ödülü kazanmış tek oyuncu konumda bulunmakta. Bu yıllarda hem blok krallığı hem de ribaund krallığı yaşamıştı. Kariyerinde 8 defa All-star seçilmiş ve 2008 yılında Pekin Olimpiyatlarında altın madalyası kazanmıştır. Prime döneminde yaşadığı bu ödüllerle şöhretler müzesine katılmasına kesin gözüyle bakıyoruz.

 

 

3-) Chris Paul

Namı diğer CP3, oyun tarzı şuan ki dönemler için antika gibi gözükse de müthiş bir oyun kurucu. Draft edildiği zamandan bu yana ligin en gözde oyuncuların başında geliyor. Repertuarı çok geniş. Oyun sıkıştığı zaman hemen sazı eline alır ve şapkadan tavşanı çıkartı verir. 1.85 boyundaki bir oyuncudan beklemediğimiz derecede iyi savunma yapar. Takımını çokça ligin en iyi savunma takımı yapıp akabinde kendisini de 9 defa ligin en iyi savunma beşine seçilmesi bunu kanıtlar nitelikte.

Chris Paul`un takım başarısı anlamında ne yazık ki pek elle tutulur bir başarası bulunmamakta. 2018 Konferans finalinde eğer sakatlanmamış olsaydı her şey çok farklı olabilirdi. Rockets onun eksiliğini çok derinden hissetmişti ve finale çıkamamıştı. CP3 uzun zamandır ligin en iyi saha içi liderlerinden biri konumunda. Paul, kariyerinde 10 kez All-Star seçilmiş ve bu başarısının yanına da 2008`den 2016 yılına kadar her sezon NBA`in çeşitli beşlerine seçilme başarısı göstermiştir. Kazandığı 2 Olimpiyat altın madalyasını da unutmamak lazım. Henüz yüzük kazanan oyuncu kervanına katılamadı. Ancak hiç kuşku yok ki kazandığı sayısız başarıları ile Şöhretler Müzesine girecektir.

 

4-) Kevin Durant

Eğer laboratuvar ortamında oyuncu tasarlayın denseydi bir çoğumuz keskin bir şut, NBA boy ortalamasının üstünde bir boy, üst düzey atletizm ve 1`den 5`e kadar herkesi savunabilecek bir oyuncu tasarlardık. İşte Kevin Durant bütün bu bileşenleri tek çatı altında toplamış anormal bir oyuncu. İstediği zaman istediği şekilde skoru değiştirebiliyor. NBA tarihinin sayılı skorerleri arasında. Öyle ki Larry Bird mü? Kevin Durant mi? Tartışmaları gün geçtikçe alevlenerek devam ediyor.

Durant, lige girdiğinden bu yana o kadar yüksek skorlar üretti ki kariyerini sonlandırınca Jordan, Dirk ve Kobe`den daha fazla sayı atarak emekli olabilir. KD, Warriors`a katılmadan önce hemen hemen istediği bütün başarıları kazanmıştı. 3`ü üst üstte olmakla beraber 4 kez ligin sayı krallı oldu. 2014 yılında ligin en değerli oyuncusu seçildi. 2012-2016 yıllarında Olimpiyat altın madalyaları kazandı. Elde edemediği tek bir başarı için 2016 yılında Warriors`ın yolunu tutmuştu. 3 sezon formasını giydiği Warriors ile 2 şampiyonluk, 2 finallerin en değerli oyuncusu seçildi. Eğer son sezonunda aşil sakatlığını yaşamasaydı 3. Şampiyonluğu kazanmaları işten bile değildi. Bakalım Kevin Durant aşil sakatlığından eskisi gibi dönüp Nets forması ile başarılarına başarı katabilecek mi? Durant, Kariyerini devam ettiremese bile Şöhretler Müzesindeki yeri hazır.

Ayberk Ozan on InstagramAyberk Ozan on Twitter
Ayberk Ozan
ayberkozan0@gmail.com

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir