NBA Günlükleri

Allen “The Answer” Iverson’ın Hayat Hikayesi

Hikayenin videosuna linke tıklayarak veya YouTube’a “Keeeri” yazarak ulaşabilirsiniz.

 

Basketbolun asi çocuğu. Bir çok gencin idolü. Allen IVERSON!

Daha 12 yaşında evin babası, evin direği haline geldi. Doğuştan hasta bir kız kardeşi vardı. Tıpkı LeBron James’in hikayesi gibi, sırtını dayayabileceği tek kişi, annesiydi.

The Practice, The Answer,  AI

Bir zamanlar NBA’in ikonuydu, bir çok jenerasyonun çocukluk kahramanıydı, bir çok olayın öncüsüydü.

Allen Iverson yoksul bir çocukluk geçirdi. O doğduğunda annesi daha 15 yaşındaydı. Babası, erken yaşta evi terketmişti. Kimi zaman evde kalmadığı, sokaklarda yattığı, eve gelmediği bile oluyordu. Genellikle evinde elektirkler kesikti. Evinin tesisatı hep sıkıntılıydı…

Basketbolun yürekli çocuğunun spor hayatı, Amerikan Futbolu ile başladı. Atletikti, hızlıydı ve quarterback (oyun kurucusu) oynuyordu. O zamanlar basketbola hiç ilgisi yoktu. Futbol ve beyzbol ile ilgileniyordu. Annesinin erkek arkadaşı, 18 yaşında, Mike Freeman adında bir adamdı. Iverson bu sporları daha çok sevse de, Freeman ona gelip; “Senin kurtuluş yolun basketbol.” Dedi.

O, o zamanlar da basketbolda iyiydi. Hakkında, “10 yaşındayken, 16-17 yaşındaki bir çocuğun seviyesinde oynuyor.” deniliyordu. Lisede hem basketbol takımında, hem de Amerikan Futbolu takımında oynuyordu. İkisinde de şampiyonluk yaşadı ve iki dalda da yılın oyuncusu seçildi.

Amerikan futbolundaki şampiyonluğu sonrasında onunla yapılan bir röportajda;

Muhabir: Neler diyeceksin? Bir 3.sınıf olarak eyalet şampiyonluğu kazandın. Bu oldukça güzel olmalı.

Allen Iverson: Gidip bir tane de basketbolda kazanacağım. Hepsi bu.

Birkaç ay sonra, Iverson gerçekten bunu başardı.

Hayatı değişmek üzereydi. Her şey güzel gidiyordu…ta ki Şubat 1993’e kadar.

Şubat 1993

Ghetto yaşamını özetleyen bir olay yaşadı. Bir bowling salonunda, siyahlar ve beyazlar arasında kavga çıktı. Kavgayı başlatma ve beyaz bir kızın kafasına sandalye geçirme suçlamalarından 5 yıl hüküm yedi. Suçlamaları hiçbir şekilde kabul etmedi. Bir kıza vuracak kadar aciz olmadığını ifade etti. Hatta bazı iddialara göre, bu suçları yapan kişinin “Allen Iverson’a benzeyen birinin” olduğu söyleniyordu.

Asi bir kişilikti. Bilmeyenler için söylemekte fayda var “The Answer” “Cevap” demek. Iverson’a bu lakap, hayatında ve mahkemede verdiği keskin cevaplardan dolayı takılmıştır.

Döneminin ünlü spikerlerinden biri olan Tom Brokaw, bu bowling olayını habere taşıyor ve Iverson’ın tekrar duruşmaya çıkmasını sağlıyor. Bu sayede AI, 5 yıl yerine 4 ay yatıyor ve evine dönebiliyor.

Her ne kadar bu hapis olayı NCAA takımlarının AI üstündeki ilgisini azaltsa da, spor onun hayatındaki beyaz ışıktı ve o, bu beyaz ışığı takip etmek zorundaydı.

Annesi, Georgetown’ın efsane koçu olan John Thompson ile konuştu ve Allen Iverson için bir üniversite bursu talep etti. Bu bursu almayı başardı.

Iverson üniversitede de çok iyiydi. Bir hedefi vardı, NBA’e gitmek. İki sene oynadıktan sonra NBA’e gitmeyi planlıyordu. İlk sene üçlüğü sıkıntılıydı, çünkü buna pek ihtiyacı yoktu. İkinci senede üçlüğünü geliştirdi ve artık NBA için hazırdı.

John Thompson normalde 4 sene oynatmadan bırakmayan bir koçtu. Fakat, Iverson’ın ailesini geçindirmek, kardeşine bakmak ve 18 aylık kızına bakmak gibi sorunları vardı. Allen Iverson’ın yoğun ısrarlarından sonra koç, ikna oldu. AI, draftlar için hazırdı.

1996 NBA Draftları

Philadelphia, Iverson’ın aranan kan olduğuna inandı ve onu ilk sıradan seçti. Hatırlatmakta fayda var, bu sene Kobe Bryant ve Ray Allen gibi efsane isimler de draft edilmişti.

O her zaman umut vaat ediyordu. Korkusuzdu, geri adım atmazdı. Jordan’a attığı efsane “Triple-Crossover’ını” da çaylak senesinde atmıştı. Bireysel oynayan guardların öncüsüydü. Onun ardında, John Stockton, Magic Johnson gibi guardlar vardı ve bu adamlar top paylaşımını seven adamlardı. Iverson ise takım oyunu oynamak yerine, “takım” olmayı, takımın ta kendisi olmayı istiyordu.

2000 – 2001 Sezonu

2000 – 2001 Sezonu onun belki de en efsane sezonuydu. Lig MVP’si oldu, takımını finale taşıdı. O sene takımın en skorer ismi Iverson’dı. En skorer ikinci ismi ise 12.4 sayı ortalamasıyla, Theo Ratliff’ti. Iverson bu sene o kadar iyiydi ki, Theo Ratliff sakatlığından dolayı playofflarda oynayamamasına rağmen, Sixers’ı finale taşıdı. Finalde de, en iyi dönemindeki Shaq ve genç Kobe vardı. Lakers finallere namağlup gelmişti. Herkes, Lakers 4-0 süpürür ve şampiyon olur diye düşünüyordu.

Ama o, süpürülmeye karşı koydu…

İlk maçında 48 sayı atan AI, öyle bir kadroya rağmen takımına 1 maç aldırabildi. Tyronn Lue’nun üstünden geçtiği o meşhur hareketi de bu maçta oldu. Fakat sonrası mâlum, Lakers seriyi 4-1 tamamladı ve şampiyon oldu.

2005’te “40 Bars” adında bir şarkı çıkardı.

2006’da Denver Nuggets’a takas oldu. Melo ile güzel bir ikili olacakları düşünüldü, fakat aksine, hiç uyuşamadılar.

2008’de Detroit’e takas oldu ve kariyeri düşüşe geçti.

2009’da serbest kaldı ve Memphis onu aldı, fakat bir şartı vardı. Yedeklerden gelicekti. AI gibi asi bir adam da, bunu hoş karşılamayacaktı tabii ki. Memphis’te 3 maç oynadı, sonra takımı bıraktı.

2010’da o efsane olay gerçekleşti ve, Beşiktaş’a transfer oldu. Toplamda 11 maç oynadıktan sonra, Beşiktaş’tan da ayrıldı.

O, basketbolun Ronaldinho’suydu. O bir ikondu. Dirseğindeki eklem ağrısından dolayı beyaz kolluk taktı, moda oldu. Cornrow saçları, dövmeler, zincirleri, bol giyinmesi…O bir çok gence idol oldu, fakat hak ettiği gibi bir kariyere sahip olamadı.

 

“Şanslıydık ki, o 1.95 değildi”

KOBE BRYANT

Furkan Kara on TwitterFurkan Kara on Youtube
Furkan Kara
Yazar,Çevirmen,Youtuber.
Twitter: @furkankaraa24
Youtube.com/Keeeri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir