NBA Günlükleri

OneByOne2: Moses Malone

Hepinize merhaba NBA Günlükleri okurları, bugün “OneByOne”ın 3. Bölümüyle karşınızdayız. Bu bölümde 2 numaralı forma denince akla gelen “Ribaund Canavarı” Moses Malone’ın hayatından, basketbolundan ve NBA kariyerinden bahsedeceğiz. Lafı uzatmadan serinin üçüncü bölümüne başlayalım…

Geleceğin Efsanesi Doğuyor

Moses Malone 23 Mart 1955 tarihinde Petersburg, Virginia’da yoksul bir ailede dünyaya gelmiştir. Evin tek geçim kaynağı Moses’ın annesi Mary’dir çünkü Mary’nin eşi aşırı derecede alkol tükettiğinden 15 ay boyunca iş bulamamıştır.

Moses iki yaşına bastığında annesi Mary, eşi Malone Sr.’ı evden kovuyor. Kocasının bitmek bilmeyen alkol merakı ve evi geçindirecek bir gelire sahip olamamasına dayanamayan Mary, evde oğlu ile tek başına kalmaya başlamıştı.

Moses’ın “Pencereler kırık, kapılar kapanmıyordu. Kış aylarında evimiz hep buz gibi olurdu.” diyerek anlattığı evlerinde anne ve oğlunun geçen 8 yıllık zor zamanlarının ardından 1965’te Mary Malone’un yüksek maaşlı bir iş bulmasıyla Petersburg şehir merkezine taşındılar.

Aylık geliri 700-750 dolara çıkan Malone ailesinde Moses, basketbolla Petersburg Lisesi’nde tanıştı. Oldukça uzun boyunun yanı sıra adım genişliği, fit vücudu ve çalışma disiplini ile koçların dikkatini çekmeyi ilk günden başarmıştı.

Basketbol adına başarılı bir lise hayatı geçiren Moses, ikinci yılında takımını eyalet şampiyonluğuna taşırken sezonu 36 sayı, 26 ribaund ve 12 blok gibi olağanüstü ortalamalarla tamamlamıştı. Bu etkileyici başarıların yanı sıra lise kariyeri boyunca boyunun 12 santimetre uzaması, sayı atma işini çok basit göstermesi ve ribaundlardaki üstünlüğüyle “Liseli George Mikan” lakabını aldı.

O dönemde henüz NBA olmadığından Amerikan Basketbol Birliği’nde (ABA) draftlara katılan Moses, dönemin nispeten güçlü sayılabilecek takımı Utah Stars tarafından 3. sıradan draft edildi.

Draft gecesinin ardından ülkenin saygın gazetelerinden New York Times, Moses hakkında şu başlığı atıyor: “Modern dönem basketbolda liseden NBA’e giden ilk oyuncu.” Bu başarı daha sonrasında Kobe Bryant tarafından tekrardan kazanılıyor.

Draft sonrasında Utah Stars’la beş yıl bir milyon dolarlık kontrat imzalayan Moses, profesyonel kariyerine kısa forvet olarak başladı. Fakat sezonun sonlarına doğru önce uzun forvet ardından pivot pozisyonlarında oynadı. Zira boyu, draft gecesinden sonra beş santimetre daha uzamış ve boyalı alandaki üstünlüğü katlanarak artmıştı.

NBA Kariyeri

1976-77 sezonunda ABA ile NBA tek çatı altında birleşmişti ve Moses Malone Buffalo Braves’e takaslanmıştı. Bu takımda yalnızca 2 maça çıktıktan sonra, iki ay içerisinde Houston Rockets’a takaslandı.

Moses Malone, Rockets formasıyla geçirdiği altı sezonda 464 normal sezon maçına çıkıp 24,1 sayı ve 15,0 ribaund ortalamalarını yakalamış, beş kez de play-offlara kalma başarısı göstermişti.

1978-79 sezonunda tam 587 hücum ribaundu alarak tarihe geçmiş ve günümüzde hala yaklaşılamayan kırılması zor bir rekora imza atmıştır. Aynı yıl MVP ödülünü de alarak kariyerinin parlak dönemlerinden birini yaşamıştır.

1982 yazında Moses’ın önemli bir karar vermesi gerekti. Yıllardır oynadığı Houston’da sadakatini sürdürüp şampiyonluk için mi savaşmalıydı yoksa yeni bir maceraya mı atılmalıydı?

Bu sorunun cevabını bulmakta zorlansa da Moses, önce Houston’da kalacağını açıklamış fakat daha sonrasında Julius Erving, Bobby Jones, Maurice Cheeks, ve Andrew Toney’li Philadelphia 76ers’tan gelen teklifi duyduğunda Teksas ekibinden ayrılmak için izin istemişti. Tüm bunlara rağmeneski takımını zor durumda bırakmamak için 76ers yetkililerine “Önce Rockets’la imzalayacağım. Sonra siz, o kontrata denk oyuncular vereceksiniz.” şartını kabul ettirmişti.

76ers’daki ilk yılında kariyerinin ilk ve tek şampiyonluğunu yaşayan Moses, finaller serisini 25,8 sayı, 18,0 ribaund ve 1,5 blok ortalamalarıyla tamamlamıştı. Play-off dönemindeki performansı sırasında birçok gazetede, “Zeki canavar” lakaplarıyla anıldı.

O dönem takımın başantrenörü Billy Cunningham, Moses Malone’u en iyi tanımlayan cümlelerden birini kurmuştu;

“Buna inanmak zor ama inanmamak daha zor. Çünkü Moses’ı tanıyorsanız çalışmaya olan takıntısının başarıya olan takıntısından daha fazla olduğunu biliyorsunuzdur. Play-off öncesinde en fazla iki maç kaybetme hakkımızın olduğunu söyleyip takımdaki herkesin daha çok çalışmasını istiyordu. Ve bildiğiniz gibi yalnızca bir maç kaybettik. 12 maçta bir maç… Ben dâhil hepimizi daha disiplinli ve çalışkan yapıyor.”

1995 yazına gelindiğinde Moses, sakatlıklarından ve hızlanan oyun yapısından dolayı emeklilik zamanı geldiğini düşünmüştü. Beş ribaund şampiyonluğu, 21 yıl parkelerde boy gösterme, 13 kez All-Star seçilme, üç MVP ödülü, bir NBA yüzüğü, NBA tarihinde en çok serbest atış isabeti bulan oyuncu olma unvanı, NBA tarihinde en fazla ribaund alan oyuncularda üçüncülük, NBA tarihinde en fazla skor üreten oyuncularda dokuzunculuk… kısacası rekor kırma kelimesinin vücut bulmuş hallerinden biri.

208 santimetrelik ve 120 kilogramlık Malone, “Ribaundların Başkanı” lakabını alırken döneminin en iyi oyuncuları arasında yer alıyordu. Wilt Chamberlain veya Bill Russell kadar NBA yüzüğü yoktu. Ayrıca Shaq O’Neal  gibi net bir oyun değiştirici oyunvular arasına yazabileceğimiz biri değildi. Ama Moses Malone; rekorlarını disiplinle elde eden, NBA tarihinin en iyi pivotları arasında ilk sıralarda yer alan ve kötü günlerden iyi günlere yükselirken çevresindekileri daima düşünen, tevazuyu elden bırakmayan bir basketbol oyuncusuydu.

Tarihte eşine az rastlanan ribaund çekme yeteneğine sahip, her takımın hayali olan bir oyun tarzı ile oynayan Moses Malone’ın hayatından ve basketbolundan kısaca söz ettik ve OneByOne’da üçüncü bölümün sonuna geldik. Umarım okurken eğlendiğiniz, yeni şeyler öğrendiğiniz ve içinizdeki basketbol tutkusunu bir nebze de olsa artıran bir bölüm olmuştur. Bir sonraki sayıda görüşmek üzere, basketbolla kalın…

Ahmet Ağaoğlu on EmailAhmet Ağaoğlu on FacebookAhmet Ağaoğlu on InstagramAhmet Ağaoğlu on LinkedinAhmet Ağaoğlu on TwitterAhmet Ağaoğlu on Youtube
Ahmet Ağaoğlu
Basketbolcu, yazar ve ezelden beri Golden State taraftarı, ek olarak sitenin en yetenekli yazarı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir