NBA Günlükleri

Şampiyonluk Belgeseli, Bucks

Şampiyonluk Belgeseli, Bucks

Başlangıç;

Bucks’ ın 2020-21 şampiyonluğunda hikayenin başlangıcını David Stern’ nun 2013 yılındaki draft açıklamalarından alınmasına artık herkes alıştı. Ancak ben sizi herşeyden öncesine götürerek bugüne gelmek istiyorum.

2002-2003 yılı ortasında Bucks artık George Karl yönetimdeki Sam Cassell – Ray Allen ve Glen Robinson triosundan vazgeçmeye karar vermişti. Bazı konferans başarıları yaşansa da takım son 7-8 sene de aynı çekirdek ile ileriye gidemiyordu. Bu sebepten yeni bir başlangıcın düğmesine basıldı. Önce eldeki yetenekleri, draftlar ve bazı kariyerinin sonuna yaklaşmış yıldızlar ile değiştirdiler. Bu furyada Toni Kukoc, Joe Smith ve bir sene için takıma Gary Payton dahil edildi. Bir sonraki yıl coach Karl ile devam etmeyerek yapılanmanın startı verildi. Ancak bu değişimin hemen ardından takımda önü açılan 2. Tur draftı Micheal Redd, J-Richardson yüzünden atletizmi 2. Planda kalmış Desmond Mason ve dönemi için erken bir yetenek olan çaylak TJ Ford’ a katılan tecrübeli pota altı ile bir anda yapılanmanın yerini geçmiş yıllardaki gibi play-off’ a giriş başarısı aldı. Bucks yeniden yapılanmanın yönünü değiştirerek bu gençlere güvenmeye ve farklı bir hedefe gitmeye karar verdi. Ancak hiç bir şey sonrasında istedikleri gibi gitmeyecek ve 6 yıl boyunca sadece 1 kez play-off yapacaklardı.

Duraklama;

Takım yetenekli gençleri kadrosunda bulunuyor, rekabetçi oluyor hatta yüksek sıralardan draft seçimleri bile yapılıyordu. Ama ağızlarda tat bırakan başarılar takım yönetimi üzerinde sabırsızlığın hakim olmasına izin veriyordu. Sürekli yapılanmada bir düzensizlik hissediliyordu. Desmond Mason karşısında takas edilen All Star olacak Jamal Magloire alındığı yıl guard yoğunluklu bir drafttan 1. Tur 1. sırada Bogut gibi bir uzun draft ediliyor. Bir sonraki senede takımın birinci guard’ I TJ Ford power forward Charlie Villaneuva için takas ediliyordu ve aynı sene takıma Ersan İlyasova geliyordu. 2 sene sonrada yüksek sıralardan Yi Jillian alınıyordu. Tabi bu zaman periyodunda TJ Ford yerine yatırım yapılan guard Mo Williams elde tutulamıyor ve Cleveland’ a Le Bron’ un yanına gidiyordu. Takımda sürekli 2 yılda bir koç değişimi ve eldeki oyuncuların aynı ayardaki farklı oyuncular ile değişimi devam ediyordu. Yapamadıkları tek şey ise son 10 yılda hiç bir zaman 45 galibiyeti aşamamış olmalarıydı. İstikrarsızlıktan beslenerek orta ve alt sınırlarda istikrarlı sonuçları olan Bucks’ a bir darbe de takımın son on yıldaki en iyi oyuncusu olan Michael Redd ten geliyordu. Sezonu erken kapatan Redd sadece 33 maçta oynayabiliyor ve sonrasında NBA kalan kariyerindeki 3 yılda sadece 79 maça çıkabiliyordu. Bucks kötü bir istatistiği sürekli olsada ilk kez dibi görmüştü.

Tekrar Yapılanma;

Başarısız geçen yıllarda Bucks sürekli iyi ve orta sıralardan takıma gençleri dahil etmiş ancak bu oyuncuların hepsi için ortak bir tavır takınarak, gelişimleri için herhangi bir fırsatı hiç yaratamamıştı. Bu oyuncular ya kontrat bitiminde takımdan ayrılıyor yada G-League te zaman kaybediyordu. Önlerinde de gelişimlerini engelleyecek sürekli bir veteran oyuncu oluyordu.

O  sezonların sonunda ilk iş olarak tartışılan GM Larry Harris’ in yerine John Hammond gelmişti. Hammond takip eden yılda Scoot Skills’ ı takımın başına getirmiş ve Hammond’ ın kurgusu ile Skills 2009-10 kulübün simge ismi olan Michael Redd dışında çok genç bir ekip ile takımın başında 2. yılına başlamıştı.

Beklentilerin çok az olduğu ancak yıllardır toksik olan kadro yapılanmasının olmadığı bir sezona Bucks start vermişti. Acele edilmeyeceği sezon içi hamlelerden de belliydi. Takımın gelişimine ve potansiyeline uygun draft ve genç oyuncu seçimleri yapılıyordu. Ama işler gene Bucks için hızlı değişti. Daha 7. maçına çıkmış olan çaylak Brandon Jennings bir oyuncu rekoruna imza atıyor ve Golden State Warriors karşısında 55 sayı atıyordu. Bir oyuncunun en hızlı +50 üzerine çıktığı maç olarak kayıtlara geçiyordu. Jennings bireysel başarılarının yanında sezon içindeki takım ve takımın önemli yıldızı Bogut ile  uyumu Bucks’ ın bir üst noktaya çıkması için olanak sağlıyordu. Diğer taraftan artık Bogut’ ta potansiyelini gösteriyordu. Bu şartlar altında Bucks yapılanmaya çalışırken gene Play-off un ilk turunda kendini buluyordu. 46 galibiyet ile bitirdiği bu sezon Hammond en iyi GM ödülünü kucaklıyor. Jennings ve Bogut’ a ek olarak Ersan, Mbah a Moute, Delfino ve Salmons gibi oyunculardan oluşan bir takım çekirdeğine kavuşuyordu.

Play-off’ a katılma başarısı ve Jenning’ in olgun oyunu ile Bucks yönetimi başarıyı sindirmek yerine rahat durmuyor sanki bir fırsat transferi gibi takıma tecrübeli kanat oyuncusu Corey Maggetteyi katıyordu. Üstüne Drew Gooden’ ı getiriyor ve listeyi tecrübeli 1-2 isimle de uzatıyordu. Sonuç bir sonraki yıl 35 galibiyetli yitik bir sezona sahip olmak. Sonraki sezonda alışkanlıklar devam ediyor bu sefer Maggette gönderilip yerine önce Stephen Jackson geliyor. Sonra o da yetmezmiş gibi Stephen Jackson artı Bogut’ u da denkleme katarak Monta Ellis takıma dahil ediliyordu. Yeniden yapılanma gene tepetaklak olmuştu. 1-2 yıl daha play off peşinde koşan Bucks 2013-14 sezonunda 2. kez dibe vurmuştu.

Hadi, tekrar başlıyoruz;

15 galibiyet 67 mağlubiyet,  2013-14 sezonu sonunda Larry Drew ile yola çıkan Bucks ligin en kötü takımı oluyordu. Sezon başında ilk kez en kötü takım olmayı istemişler ve bu sefer önlerine bir süpriz çıkmayarak bunu başarmışlardı. Eldeki tüm değerli parçaları pazara çıkarıp haraç mezat 1-2 drafta karşılığ takaslıyorlardı. Potansiyel yaratabilecek çıkış yakalamasını umut ettikleri oyuncuları kadroya dahil ediyorlardı. Takımın bugünkü 2 yıldızı da o günlerde takıma dahil olmuştu. Drafttan takıma katılan Giannis Antetokounmpo ve Jennings takasının küçük bir parçası olan Middleton o sezon Bucks forması ile ilk maçlarına çıkmıştı. Tabi diğer taraftan takım geçmişten kalan bir çok sorun ile uğraşıyordu. Monta Ellis ve Larry Sanders takımın kontratlı oyuncuları iken kontratları fesih edilmiş ve geride ciddi bir maaş yükü bırakmıştı

Jason Kidd ve takımın elindeki 2. Sıra draft hakkını Jabari Parker’ a dönüştürerek başladığı sezonda potansiyel vaat eden Bucks başarılı bir normal sezon takımına dönüşebileceğinin ilk sinyallerini veriyordu. Middleton, Giannis ve Parkerdan kurulu kanat rotasyonuna Henson ve Zaza gibi pota altı destek veriyor sıkıntılı guard rotasyonu içinde sıkıntılı guard Brandon Knighttan kurtularak yılın çaylağı seçilmiş Michael Carter Williams’ a takımın direksiyonu emanet ediliyordu. Gerçekçi sayılabilecek bir yeniden yapılmayı Bucks 2015yılında ancak başlatabilmişti.

Özgürlük – Budenholzerlı yıllar;

Kidd li geçen yıllarda standard bir başarı çıtası yakalansa da 20 yıl önceki seviyeden çok farklı değildi. Evet takım artık alt sıralarda kalmıyor ama Orta sıra bir rekabetçiliği de aşamadığı için playoff ilk turlarında elenecek bir standart sergiliyordu. Sürekli de takım gelişiminde Kidd’ in savunma denemeleri, Giannis’ in guard oynatma ısrarları Bucks için şüpheleri arttırıyordu.

John Hammond’ ın ayrılığıyla GM görevi de uzun yıllardır Bucks’ ın yönetim kadrosunda bulunan Jon Horst’ a devrediliyordu ve takip eden yılda Kidd’ in vedası gerçekleşiyordu. Takım için ilk tercih Hawkstaki başarılı sezonların ardından modern NBA takımları için aranılan isim Mike Budenholzer oluyordu.

GSW yılların etkisi ile dış şut katkısının ön plana çıktığı kısa beşler üzerinden akıcı hücum yapısının bir modeli üzerinde takım kurgusuna başlandı. Bu sırada fırsat transferi olarak görülebilecek Brook Lopezde takıma katıldı. Sezon boyunca müthiş dış şut ve pota altı koruyuculuğuna büyük katkıda bulunuyordu. Takım düzen olarak hücumda 4 dış oyuncu ve Giannis’ in pota altı yırtıcılığı, ve gene savunmada Giannis’ in mobil olarak takım savunması katkısı ile müthiş formülü çok hızlı bulunmuştu.

Brogdan en iyi çaylak yılı sonrasında olgunluğunu koruyor. Bazı şüpheleri hep olsada Bledsoe çift taraflı oyunuyla takıma dış oyuncu anlamında bir açı katıyordu. Bench katkısı da gerek Ersan gerek George Hill ile önemli boyutlara takımı taşınıyordu. Dolu dizgin giden sezonda liderliğe ulaşacak Bucks önemli bir takviye ile yeni bir boyutu Mirotic ile sezon sonunda kadrosuna eklemişti. Sezon sonu ödüller, konferans liderliği apoletler ile Bucks herşeyi var gibi play-offlara girdi. Ancak neyin eksik olduğunu Toronto ile konferans finalinde göreceklerdi.

Hüsran Vol 1 (2018-19);

Brad Stevens’ ın Horford merkezli savunmasının sonucunda kazanılan müthiş galibiyete sert bir cevap verdikten sonra Bucks tüm hızı ve ihtişamı ile Toronto karşısında 2-0 ı yakalamıştı. Tüm play-off istatiğinde 11 maçta sadece 1 mağlubiyet almıştı. Torontoya seriyi bitirmek maksadıyla gitmişlerdi. Dengeli bir maç geçiyordu.  Bucks sürekli temel doğruları üzerine gidiyor. Toronto’ da o senenin play-off larında alıştığı gibi Kahwi’ nin sırtına binmiş ekstra katkı gelirse maça ortak oluyor ve kazanıyordu. Final pozisyonlarda bitirme şansı olsada Bucks normal sürenin sonunda maçı eşitliğe taşımıştı. İşte o iki uzatmada ne oldu ise oldu maç sonunda 55 dakikaları bulacak Kahwi ve Siakam için ayakların gitmediği anlarda beklenti geniş rotasyon kullanan Bucks’ ın işi çözmesiydi. 2 uzatma sonunda Bucks’ ın alışılan beşinden toplamda sadece Brook Lopez’ den 4 sayı gelmiş ve takımın yıldızları 2 uzatmada işin çözülmesine engel olamamışlardı. Sahada ise basit bir mağlubiyetten çok bir akıl tutulması hakimdi ve bu maçtan sonra durum devam etmiş sonrasında oynanacak toplam 12 çeyrekten sadece 2 sinde Bucks rakibinden fazla sayı atabilecekti. Sonuç 2-0 dan kaybedilen bir seri, oyuncuların konuşulmaya başlayan defectleri ve Budenholzer’ ın Hawkstaki gibi tek bir planının olabileceğiydi.

Hüsran Vol 2 (Bubble);

Takım sahipliği ve GM noktasında müthiş bir hata yapılmıştı. Sezon içi parlak performanslar veren Bledsoe ile sezon sonunu beklemeden kontrat imzalanmış, Brook Lopez hakkı olan kontratı almış fakat takımın direksiyonunu elinde tutan Brogdan’ a verecek bir salary cap boşluğu kalmamıştı. Rekabetçi olmak ile cimrilik arasında bir tercih yapan takım sahipleri, cimri ve rekabetçi olacaklarına inanmıştı. Takımın kilitlendiği anlardaki birinci opsiyonunun Pacers’ a gitmesine seyirci kalırken elde kalan birinci opsiyon sorumluluğu da Giannis ve Middleton arasında bölüştürmeyi düşündüler. Sezon sonu bu durumun her iki oyuncu içinde çok erken olduğunu anlayacaklardı.

Geçen yıl ki kayıptan sonra çıkardıkları derslerin başında takımın genel tecrübe eksikliğini ilk sıraya koydular. Kyle Korver, Wesley Matthews ve Marvin Williams gibi oyuncuları takıma kattılar. Bu durum onlara uzayan ve genişleyen bir rotasyon sunacaktı Bu rotasyon genişlemesi şeker hastasına şeker vermek şeklinde sürekli olarak saha içindeki beşlerinde kalitenin ciddi olarak kaybedilmesine neden olacaktı. Kısa sezonda takım gene liderliği rahatça almış tek bir maç kaybı ile Bubble’ da Miami nin rakibi olmuştu.

Gerisini zaten herkes biliyor. Apaçık belirgin bir mağlubiyeti açıklamak zordur. Bu yüzden bunu tek bir oyuncunu istatistikleri ile Bucks’ ın nasıl sahadan silinerek özgüven kırıcı bir mağlubiyet ile sezonu tamamlayabildiğini anlatabiliriz. Tüm seri boyunca Giannis serbest atış çizgisinde %54 ile 21.8 sayı atmıştı. Diğer taraftan saha kenarında da saha içinden farklı bir durum yoktu. Tüm seri boyunca Giannis 29.7,  dakikalık ortalama süre ile serinin kaybedilmesine staffta seyirci kalmıştı. Bu kaotik final sonrasında Giannis’ in oyun aklı, Middleton’ ın özgüveni ve Budenholzer’ ın varlığı sorgulandı ve GM’in masasında kontratı biten Yunan Yıldızın belirsizliği bulunmaktaydı.

Son Dans (2020-21);

Sezon arası çok az olduğundan ve Giannis’ in yıldız reputasyonundan dolayı takımdaki 4 isim + Giannis’ in abisi dışında herkes gönderilmek için masaya konmuştu. Son 2 sezonda konferans lideri olan takıma bir şans daha verilerek. Middleton, Giannis, Brook Lopez ve Budenholzer’ lı dörtlüyü tekrar merkeze alarak ciddi revizyona Bucks çok erken başladı. Hatta o kadar erken başlamış ki tempering kuralları nedeniyle hem Bogdanovic’ in takıma dahili olmadığı gibi bir de ellerini ayakları erken bağlanmış oldular. 3. Bir yıldız oyuncu peşinde koşan Bucks aradığı isim olarak NOP’ ın yeniden yapılanmasının parçası olmayacak çift yönlü bir oyuncu olan Jrue Holidayi gözünü kestirdi ve elinde avcunda ne varsa masaya koydu. Farklı bir masadaki Bogdanovic takası da sona erince takımın elinde sadece 6 oyuncunun kaldığı play-off vari bir takıma sahip oldu. Rahattılar, sabırlıydılar ve sezon içindeki mental etkisi olabilecek eleştirilere de direnç gösterebildiler. Sezon içindede sezon başı gibi agresif olacakları beklentisi olsa da takım sadece hareket olarak Tucker’ ı kadroya kattı ve sezonun finalini konferansın 3. sü olarak vakur bir play-off gediklisi takım şeklinde bitirdiler.

Biz Şampiyonuz;

Her şampiyonluk ardında hikayeler bırakacaktır. Harden’ ın ilk nets maçındaki sakatlığı sonrasında seri devam ederken Kyrie’ nin sakatlığı, Durant’ in anormal ayak numaraları, Devin Booker’ in elinden topu alan Holiday’ in Giannis alley-opp’ u, Giannisin epik final performansları, Brook Lopez’ in bende buradayım dediği Hawks serileri.

Maç maç gidip uzun bir play-off sonrasında tekrara düşmeyeceğim. Sadece geriye bakınca Bucks doğruların ve mantığın sahaya yansımasının bir örneği gibi. Gelişime açık olduğunuzda şansta sizin yanınızda ise en iyi oyuncuların kazandığı bu ligte bir şampiyonluğunuz sizinde olabilir.

Tayfun Sayaca

Tayfun Sayaca
Late Basketball Writer

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir